İş mahkemesinden gelen işçi alacakları davasında Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, fazla mesai ücretinde hakkaniyet indirimi yapılmaması nedeniyle kararı bozarken, bu indirimden kaynaklı ret için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine karar verdi.
Özet: Bir işçinin kıdem, fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ve ulusal bayram alacakları davasında yerel mahkemenin kabul kararını temyiz eden işveren aleyhine, Yüksek Mahkeme, uzun süreli ve tanık beyanlarına dayalı fazla mesai alacakları hesaplanırken hakkaniyet indirimi uygulanması gerektiğini vurgulamıştır. Önceki içtihadından dönerek, bu hakkaniyet indirimi nedeniyle reddedilen fazla mesai miktarı için davalı işveren lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin adaletsizliğe yol açacağı gerekçesiyle vekalet ücreti kararı verilemeyeceğine hükmeden Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin somut olayda tanık anlatımlarına dayalı fazla mesai tespitinde hakkaniyet indirimi uygulamamasının hatalı olduğuna karar vererek hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:Davacı, davalı nezdinde 2002 – 2007 yılları arasında aşçı olarak çalıştığını, iş akdinin emeklilik nedeni ile kendisi tarafından feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, yılık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.B) Davalı Cevabının Özeti:Davalı, davacı işçinin akdi kendisinin feshettiğini, taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddedilmesini talep etmiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının alacak taleplerinde haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz:Davalı; davacının işe gelmemiş olmasının mahkemece değerlendirilmediğini, fazla mesai ve izin hakkının davacı tarafından ispat edilemediğinden verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.E) Gerekçe:1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.2. Mahkemece davacı işçinin fazla çalışma ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir. Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.20 10... /17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.20 08... /25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Dairemizin önceki kararlarında; fazla çalışma ücretlerinden yapılan indirim, kabul edilen fazla çalışma süresinden indirim olmakla, davalı tarafın kendisini avukatla temsil ettirmesi durumunda reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9.HD. 11.02.20 10... /17722 E, 2010/3192 K.). Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenemeyeceğinden, Dairemizce 2011 yılı itibarıyla maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır. Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yine daha önceki kararlarımızda, yukarıda değinildiği üzere fazla çalışma alacağından yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmekle birlikte, Borçlar Kanununun 161/son, 325/son, 43... üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, Dairemizce eski görüşümüzden dönülmüş ve fazla çalışma alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir. Somut olayda davacının fazla mesaisine ilişkin tespit taktiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına dayanılarak yapıldığından yukarıdaki ilke kararında açıklandığı üzere mahkemece hakkaniyet indirimi uygulanmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.