Yargıtay, işverenin belirli süreli iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın yenilememesi halinde kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünü vurguladı.
Özet: Yüksek Mahkeme, belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan davacının işveren tarafından sözleşmenin yenilenmemesi üzerine açtığı davada, ihbar önellerinin belirsiz süreli sözleşmelere özgü olduğunu belirterek ihbar tazminatının reddini doğru bulmuştur. Ancak, 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesi gereğince kıdem tazminatına hak kazanma koşulunun sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olmasından bağımsız olduğunu vurgulamıştır. İşverenin haklı bir neden olmaksızın belirli süreli sözleşmeyi yenilememe iradesini ortaya koyması halinde, bir yıllık kıdem koşulunu sağlayan işçiye kıdem tazminatı ödenmesi gerektiği ilkesini benimseyerek, davalı işverenin zımnen yenilememe iradesi nedeniyle davacının kıdem tazminatı talebinin kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiş ve yerel mahkemenin bu konudaki ret kararını bozmuştur.
9. Hukuk Dairesi         2010/23109 E.  ,  2012/37467 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    DAVA :Davacı, kıdem tazminatı gecikme bedelinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davacının davalıya ait özel öğretim kurumunda 01.09.2005 – 31.08.2008 tarihleri arasında, birer yıllık sözleşme ile beden eğitimi öğretmeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 31.08.2008 tarihinde işveren tarafından iş sözleşmesinin yenilendiğinin milli ... müdürlüğüne bildirilmeyerek fiili olarak feshedildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı ile gecikme bedellerinin ücretinin davalı işverenden tahsilini talep etmiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının kendisinin iş yerinden ayrıldığını, sözleşmeye aykırı olarak başka bir yerde çalışmaya başladığını, davacının hiçbir alacağı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda, gecikme bedeli alacağının kabulüne, kıdem ve ihbar tazminat isteklerinin reddine karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Karar, davacı vekili tarafından, fesih iradesinin davalı işveren tarafından ortaya konulduğunu, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatının reddinin hatalı olduğu gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
    E) Gerekçe:
    1. 4857 sayılı İş Kanununun 17. Maddesinde düzenlenen ihbar önelleri belirsiz süreli iş sözleşmeleri için öngörüldüğünden ve davacı dava konusu edilen dönemde 625 sayılı Yasa kapsamında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından, mahkemece belirli süreli iş sözleşmesi nitelendirilmesi ile ihbar tazminatının reddine karar verilmesi isabetlidir. Bu nedenle davacının ihbar tazminatına yönelik temyiz istemi yerinde değildir.
    2. Davacının kıdem tazminatına yönelik temyizine gelince:
    Halen yürürlükte olan ve kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı İş Kanununun 14. Maddesinde “Bu kanununa tabi işçilerin hizmet akitlerinin… “ cümlesi ile iş sözleşmesinin belirli ya da belirsiz süreli olmasının kıdem tazminatına hak kazanma açısında önemli olmadığı belirtilmiştir. Burada önemli olan fesih iradesinin kim tarafından ortaya konulduğu ve kıdem tazminatına hak kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Örneğin belirli süreli iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunun 24. Maddesi uyarınca haklı nedenle fesheden işçi bir yıllık kıdem koşulu gerçekleştiği takdirde kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Elbette kural olarak belirli süreli iş sözleşmesi kararlaştırılmış ve süre sonunda taraflardan herhangi biri fesih iradesini ortaya koymamış ise iş sözleşmesinin kendiliğinden sona ereceği açıktır. Ancak belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesinden önce taraflardan biri yenilememe iradesini ortaya koymuş ise burada yenilemeyen tarafın iradesine göre kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılamayacağı araştırılmalıdır. İşveren yenilememe iradesini göstermiş ve haklı nedene dayanmıyor ise bir yıllık kıdem koşulu gerçekleştiği takdirde kıdem tazminatı ödenmelidir.
    Somut uyuşmazlıkta davacının davalı nezdinde belirli süreli hizmet sözleşmesi ile 01.09.2005 – 31.08.2008 tarihleri arasında çalıştığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
    Davalı işveren zımni olarak iş sözleşmesini yenilemeyeceğini ortaya koymuştur. İş sözleşmesinin işveren tarafından yenilenmemesi nedeni ile bir yıllık kıdem koşulunu taşıyan davacıya kıdem tazminatının ödenmesi gerekir. Kıdem tazminatı isteğinin kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    F) Sonuç:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.