İşçinin sendikal nedenle feshedilen iş sözleşmesinin geçersizliği ve işe iadesi talebinde işverenin haklı fesih nedenini ispat yükümlülüğünün yargıtayca değerlendirilmesi.
Özet: Davacının sendikal faaliyetler nedeniyle ve geçerli bir sebep olmaksızın iş akdinin feshedildiği iddiasıyla işe iadesi talebiyle açtığı davada, işveren toplu iş sözleşmesi görüşmelerini etkilemek amacıyla yasa dışı iş yavaşlatma eylemi nedeniyle haklı fesih savunmasında bulunmuş; yerel mahkeme ise bilirkişi raporuyla iş yavaşlatma eyleminin gerçekleşmediğini, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığını ve işverenin geçerli fesih nedenini kanıtlayamadığını belirterek, feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş ve bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2012/33598 E.  ,  2012/37425 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    DAVA :Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31. Maddesi uyarınca işe başlatmama tazminatının belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışmakta iken gönderilen ihtarname ile iş akdine son verildiğinin bildirildiğini, işveren tarafından yapılan feshin geçerli bir nedene dayanmadığını, işyerinde ... İş Sendikası'nın yetki aldığını ve TİS imzalandığını, işverenin sendikanın yetki almasından rahatsız olduğunu ve sendikanın işyerinde örgütlenmesini istemediğini, yeni dönem TİS görüşmelerinin başladığını, bu rahatsızlıkların açıkça dile getirildiğini, sözleşme görüşmelerini sekteye uğratmak ve sendikanın itibarını azaltmak için gayrete girişildiğini, çalışanlar üzerinde baskı oluşturulduğunu, işçilerin sendikadan istifaya zorlandığını, bu arada da bazı istifaların olduğunu, amacın işyerinde sendikanın mevcut yetkisini etkisizleştirmek olduğunu, işyerinde bazı işçilerin iş akitlerinin feshedileceği söylentisi çıktığını ve davacı dahil 7 işçinin işten çıkarıldığını, işverenin fesih nedeninin sendikal olduğunu, işçilerden savunma alınmadığını, yasa dışı grevin söz konusu olmadığını, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. Maddesi uyarınca işe başlatmama tazminatının belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı işveren vekili, davacının iş akdinin haklı olarak feshedildiğini, toplu taşıma ve kamu hizmeti veren müvekkili işletmede tramvay sürücüsü olan davacının iş sözleşmesinin 01/06/2011-02/06/2011 tarihlerinde toplu iş sözleşmesi görüşmelerine tesir etmek ve aşırı zam taleplerini kabul ettirebilmek amacı ile iş yavaşlatma, 2822 sayılı TİSGLK madde 25'e göre "Yasa Dışı Grev" eylemini gerçekleştirmesi nedeni ile haklı olarak feshedildiğini, yürürlükte bulunan TİS'de kanunsuz grev eyleminin disiplin ceza cetvelinde yer almadığı gibi, derhal müdahaleyi gerektiren yasa dışı ... sebebi ile davacı ve arkadaşlarının iş sözleşmesinin, disiplin kurulundan geçirilmeden derhal feshedilmesinin emsal içtihatlara uygun olduğunu, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda, keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, belirtilen tarihte taşınan yolcu sayısının maksimum değer ile minimum değer aralığında olduğu, gecikmelerin normal olduğu ve tespit edilen verilerin ışığında işi yavaşlatma eyleminde bulunulmadığı, aynı tarih itibari ile yaklaşık 50 kişi çalışan işyerinde davacıların niçin seçildiği de davalı işveren tarafından açıklanmadığı, davalı işverenin geçerli feshi kanıtlayamadığı, davalı işverenin işe iade davalarındaki temek kriterler olan " feshin son çare olması, sosyal seçim kriteri, ölçülük ilkesi," gibi ilkelere de uymadığı, davacının fesihten önce savunmasının alınmadığı, feshin geçersiz olduğu, davacının işten çıkarılmadan önce sendikaya üye olduğu, davalı işveren ve Demiryolu İş Sendikası arasında TİS görüşmelerinin yapıldığı, TİS görüşmelerinin Hakem Heyetine gitmek ile sonuçlandığı, feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Karar davalılar vekili tarafından cevap nedenleri ile temyiz edilmiştir.
    E) Gerekçe:
    4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız).
    İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gös­terilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiğinde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür(m. 20/f.2). İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlamaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz. (Dairemizin 01.12.2008 gün ve 2008/6294 Esas, 2008/32601 Karar sayılı ilamı). Bir başka anlatımla işçinin iddiasını ispat edememesi, işverenin feshini geçerli ya da haklı hale getirmez. İşveren işçinin iddiasından bağımsız olarak feshin haklı veya geçerli nedene dayandığını ispat etmelidir.
    Anayasa’nın 51/I maddesi uyarınca “Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme hakkına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz”. 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31/6 maddesine göre “Sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı hizmet akdinin feshi halinde ise, İş Kanununun 18, 19, 20... inci madde hükümleri uygulanır. Ancak, İş Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücreti tutarından az olamaz”.
    Sendika özgürlüğü olarak belirtilen sendikaya üye olma ve sendikal faaliyette bulunma hakkı, normatif dayanağını anılan hükümlerden almaktadır. Sendika özgürlüğü kavramı geniş bir kavram olup, işçinin sendika kurma özgürlüğünü kapsadığı gibi, sendikaya üye olma, üye olmama, üyelikten çekilme ve yasal sınırlar içinde sendikal faaliyetlere katılma özgürlüğünü de içerir. İşverenin fesih hakkını işçinin sendikal hak ve özgürlüklerinden yararlanmasını engellemek amacı ile kullanması fesih hakkının kötüye kullanılmasının en önemli örneğidir. İşçinin Anayasa ve yasadan kaynaklanan bu hakkını kullanması nedeni ile iş sözleşmesinin feshedilmesi, sendikal nedenle fesih olarak tanımlanmaktadır.
    4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (08.04.2008 gün ve 2007/27773 Esas, 2008/7819 Karar sayılı ilamımız). Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
    Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesi davalı işveren tarafından 2822 sayılı TİSGLK madde 25'e göre "Yasa Dışı Grev" eylemini gerçekleştirmesi nedeni ile feshedildiğinin savunulduğu, ancak haklı ve geçerli feshin kanıtlanamadığı anlaşıldığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir.
    Ancak işe başlatmama tazminatı yönünden belirleyici olan sendikal nedenin kabul edilmesi dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Zira salt sendika üyeliği, sendikal neden için yeterli olmadığı gibi aynı tarihte aynı nedenle iş sözleşmesi feshedilen 3 işçinin iş sözleşmesinin feshinde sendikal nedenle fesih kabul edilmemiştir. Toplu İş Sözleşme görüşmelerinin yapılması ve anlaşmazlıkla sonuçlanması da tek başına bir neden değildir. Davacının iş sözleşmesinin somut olarak sendikal faaliyette bulunması nedeni ile feshedildiği kanıtlanmamıştır. Bu nedenle işe başlatmama tazminatının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21/3 maddesi uyarınca belirlenmesi gerekir.
    4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
    HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile
    1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
    3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21/3 maddesi uyarınca davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
    4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
    5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
    6.Davacının yaptığı 604.00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
    7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
    8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
    Kesin olarak 12.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.