Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, özel okul öğretmeninin baskı altında iş sözleşmesini yenilemediği iddiasının kanıtlanamaması üzerine kıdem, izin ve fazla çalışma ücreti taleplerinin reddi gerekirken kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Davacı özel okul öğretmeninin baskı sonucu işten ayrıldığına ve belirli süreli iş sözleşmesini yenilememe iradesinin fesada uğratıldığına dair kanıt sunamaması, yıllık izinlerini yaz ve yarıyıl tatillerinde kullandığının kabulü gerekliliği ve fazla çalışma ücreti talebini ders programı gibi somut delillerle ispatlayamaması nedeniyle, yerel mahkemenin kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarına yönelik kabul kararının hatalı olduğuna hükmedilerek bozulmuştur.
9. Hukuk Dairesi         2010/20091 E.  ,  2012/37570 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
    DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ... öğretim tazminatı alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.11.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Davacı işçi davalıya ait işyerinde öğretmen olarak çalışmış, açmış olduğu bu davada baskı sonucu işten çıkmaya zorlandığını ileri sürerek kıdem tazminatı talep etmiştir.
    Davalı işveren, davacının bir sonraki ... yılı için iş sözleşmesini yenilemek istemediğini bildirdiğini bu durumda kıdem tazminatına hak kazanamayacağını savunmuştur.
    Mahkemece davacının yenilememe yönündeki iradesinin baskı sonucu alındığı gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
    Davacı işçi edebiyat öğretmeni olup, işten çıkmaya zorlandığı yönünde dava dilekçesindeki açıklamalara rağmen davacının bu yönde iddiasını ispata elverişli delili bulunmamaktadır. Davalı işveren 16.06.2008 tarihli yazı ile davacı işçiye iş sözleşmesinin gelecek dönem için yenileme niyetinin olup olmadığını sormuş ve yapılan bildirimde gelecek hizmet yılında da başarılı şekilde hizmet vereceğine inandıkları bildirilmiştir. Davacı 18.06.2008 tarihli el yazılı dilekçesinde sözleşme bitimi tarihine kadar çalışacağı ancak gelecek dönemle ilgili çalışmak istemediğini açıklamıştır. Gerçekten de davacı iş sözleşmesi gereği sözleşme bitim tarihi olan 04.09.2008 tarihine kadar çalışmasını sürdürmüştür.
    Davacı tanıkları davacıdan daha önce işyerinden ayrılmış kişiler olup feshe dair bilgilerinin olmadığını açıklamışlardır. Davalı tanıkları ise başka bir okulla anlaştığı için davacının iş sözleşmesinin yenilenmesini istemediğini bildirmişlerdir.
    Somut olayda davacının yenilememe yönündeki, iradesinin fesada uğratıldığı kanıtlanabilmiş değildir. 5580 sayılı Kanun gereği belirli süreli olarak yapılması gereken iş sözleşmesinin yenilenmeyeceğini bildiren davacı işçi olmakla kıdem tazminatı koşulları oluşmamıştır. Mahkemece kıdem tazminatı talebinin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
    3- Davacı işçi özel okulda öğretmen olarak çalışmış olup, idarecilik görevini yerine getirdiği yönünde bir iddia da olmamıştır. Yıllık izinlerini yaz tatili ile yarıyıl tatilinde kullandığı kabul edilmelidir. Tarafların sıfatına ve çalışma şekline göre davacının yıllık izin ücretine hak kazanması mümkün değildir. İsteğin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
    4- Davacı işçi fazla çalışma ücreti isteğinde bulunmuş, davalı işveren ek ders ücreti ödendiğini savunmuştur. Mahkemece isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde 15 saat ücretli ve aylık 15 saat de ek ders ücretli çalışılacağı belirtilmiştir. Aylık ücret bordrolarında davacıya ek ders ücreti ödendiği de anlaşılmaktadır. Davacının ders programı vs gibi delillerle kanıtlanamayan fazla çalışma ücreti isteğinin reddine karar verilmelidir.
    Kabule göre ise hesaplamaya esas alınan davacı tanığı, bir öğretmene 3 haftada bir gün etüt sırası geldiğini beyan etmesine ve her gün başka bir öğretmenin etüt görevini üstlendiğini açıklamasına rağmen haftada bir gün yerine dört gün için fazla çalışma hesabı yapılması da hatalıdır.
    Sonuç:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
    .