Şirket yöneticisinin kötü yönetimi ve murakıbın denetim görevini ihmal etmesi nedeniyle şirketin uğradığı zararların tazmini için açılan alacak davasında istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin hissedarı olan davacının, şirketin önceki temsilcisinin vefatı ve kurumsal organsızlık döneminin ardından, bir eski yöneticiyi ve bir murakıbı şirketi zarara uğratmakla suçlamasına dair alacak davasını özetlemektedir; davacı, yöneticinin usulsüz işlemler, kişisel harcamalar ve haksız rekabet, murakıbın ise denetim görevini ihmal etmesi nedeniyle şirkete zarar verdiğini iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak her iki davalıyı da sorumlu bularak, şirkete ödenmek üzere toplam 476.554,73 TL alacağın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar vermiş, davalılar ise kararı, harcamaların şirketin devamlılığı için yapıldığı ve zamanaşımı itirazlarıyla istinaf etmiştir.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : ...NUMARASI : ... Esas, ... KararDAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1 - : ... -VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : AlacakKARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : ... ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... Esas, ... sayılı kararının istinaf incelemesinde; TALEP :Davacı, dava dışı ... A.Ş.'ye hissedar olduğunu, şirketin gelen kurulunun 3 yılda bir yapılması gerektiğini, en son 10/05/2006 tarihinde yapılan genel kuruldan sonra 3 yıllık süresinin dolması nedeniyle şirketin organsız kaldığını, şirketi tek başına temsil eden ...'nun yetkilerinin sona erdiğini ve 22/11/2009 tarihinde de vefat ettiğini, bunun üzerine ... ....ATM 2010/266 sayılı dosya ile organsız kalan şirkete kayyım atanmasının talep edildiğini ve mahkemenin SMM ...'yi şirkete kayyum olarak atadığını, 29/06/2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davacı ...'nun yönetim kurulu başkanı seçildiğini, diğer davalı ...'ın da murakıp seçildiğini, daha sonra bu genel kurulun iptali için dava açtıklarını, genel kurulda red edilen hususların görüşülmesi için genel kurul çağrısı yapılması için murakıba yapılan ihtarnameye cevap verilmediğini, davalı ...'nun kendi adına firma kurduğunu, şirket işlerini bu firmaya aktardığını, davalının ...'nun vefatını bankalara bildirmeyerek şirket hesaplarından şahsi işlemler yaptığını, şahsi harcamalarını şirket hesabından karşıladığını, oluşan bu zararlardan dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ....000,00 TL, davalıların haksız rekabet ve kötü idare ve eylemleri şirketteki kar kaybı için de şimdilik ....000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalılardan tahsil edilerek ... A.Ş.'ye ödenmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava dışı şirkette şirketin hissedarı olup fiilende 20 yılı aşkın süredir şirkette çalıştığını, kendi aleyhine ... C.Başsavcılığının ... Hazırlık no ile yapılan şikayetle ilgili takipsizlik kararı verildiğini, 29/06/2010 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı ile şirketin yönetim kurulu başkanlığına seçildiğini, şirkete tek başına temsil yetkisi olduğunu, kurucu üye babası ...'nun vefatı üzerine şirketin devamlılığının sağlanması için gereken tüm prosedürü yerine getirdiğini, yönetimi ele aldığını, şirketin banka hesapları üzerinde gerek internet, gerekse ATM'den işlemler yaptığını, şirketin kötü yönetiminin, şirket hesaplarının kendi adına kullanılmasının, kendi adına şahıs şirketi kurarak haksız rekabet oluşturmasının, şirkete ait makinanın satılarak bedelinin şahsının hesabına geçirilmesinin söz konusu olmadığını, dolayısıyla davacının iddialarının reddi gerektiğini, ayrıca TTK'nun 335.maddesinde düzenlenen rekabet yasağının ihlal edildiğine ilişkin açılan davalarda dava açma yetkisinin şirket ortağına değil, şirketin kendisine ait olduğunu, davacının bu hususta taraf ehliyetinin bulunmadığını, dava açmak için genel kurul kararının bulunmadığını, ayrıca davanın zamanaşımından da reddi gerektiğini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; aldırılan bilirkişi raporunun usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun olduğu, bu nedenle bilirkişi raporuna itibar edildiği, davalı ...'nun yönetici seçilmeden önce ve yönetici seçildikten sonra bir takım usulsüz işlem ve harcamalarla dava dışı ... A.Ş.'yi zarara uğrattığı bu nedenle zarardan sorumlu olduğu, ayrıca şirket murakıbı olan davalı ...'ın ise davacının iki defa noter ihtarnamesi göndermesine rağmen 6762 sayılı TTK'nın 356 maddesi uyarınca gerekli tahkikatı yapmadığından ve denetim görevini yerine getirmediğinden TTK 359 maddesi uyarınca şirketin uğradığı zarardan sorumlu olduğu belirtilerek davacının ıslah talepli davasının kabulüne 476.554,73 TL alacağın 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, kalanın ise ıslah tarihi olan 01/11/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak ... San. ve A.Ş.'ye ödenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararında müvekkilin şahsi harcamaları olarak belirtilen harcamaların çoğunun müvekkilin babası şirket ortağı ... ve ...'nun vefat öncesindeki hastane masraflarına ilişkin olduğu, ...'nun vefatı sonrasında da şirketin genel kurulu yapılıncaya kadar şirketin yaşaması için gerekli olan tüm harcamaların müvekkil tarafından takfiye edilmek suretiyle yapıldığını, bu nedenle davanın esastan reddi gerektiğini, ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ SEBEPLER : Dava, davalı şirket yöneticinin usulsüz harcama, kötü yönetim ve haksız rekabet nedeniyle uğranılan zararın dava dışı şirkete tazmini talebine ilişkindir. Dava konusu eylemlerin gerçekleştiği iddia olunan tarihler ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Mülga 6762 sayılı TTK'nın 341.maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulda dava açılması yönünde karar alınması gerekir. Ancak bu husus sonradan da tamamlanması mümkün usulü bir eksiklik niteliğinde olup davanın reddini gerektiren bir durum değildir. Yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK hükümleri arasında Mülga TTK'nın 341.maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 408/1 ve 479/3.a maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir. Fakat anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu doğurmamalıdır. Somut olayda davacı yönetici aleyhine tazminat davası açılması yönünde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece anılan eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa HMK 54.maddesi uyarınca uygun süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilerek hüküm verilmesinin doğru olmadığı eksikliği tamamlamak ve sonucuna göre karar vermek üzere ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak dosyanın HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 1-... ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... sayılı kararının KALDIRILMASINA, ...-Dava dosyasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek esas kararda dikkate alınmasına, ...-Kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.25/05/2018 ... Başkan ... e-imzalıdır... Üye ... e-imzalıdır ... Üye ... e-imzalıdır... Katip ... e-imzalıdır