İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonucu oluşan araç mahrumiyet bedelinin tahsili amacıyla açılmış maddi tazminat davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının 16.12.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu aracında oluşan hasarlar ve onarım süreci boyunca maruz kaldığı araç mahrumiyeti nedeniyle tazminat talebini içeren davayı konu almaktadır; davalı ticari taksi sürücüsünün önündeki aracı güvenli mesafeden takip etmeyerek asli kusurlu bulunduğu kazada, davacı, bilirkişi raporuyla 12 gün olarak tespit edilen araç mahrumiyet bedeli olan KDV dahil 8.496,00 TLnin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ederken, davalılar davaya herhangi bir cevap sunmamıştır.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2024/774 Esas
KARAR NO :2026/630
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/12/2024
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı ....marka aracın 16.12.2022 tarihinde...Caddesi üzerinde seyir halindeyken, davalı ...'nun maliki olduğu ve davalı...'ın sevk ve idaresindeki... plakal... marka ticari taksinin arkadan çarpması neticesinde hasarlandığını, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün önündeki aracı güvenli mesafeden takip etmeyerek Karayolları Trafik Kanunu'nun 56 ve 84. maddelerini ihlal ettiğini ve kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında oluşan hasarın ...A. Ş. tarafından düzenlenen 25.01.2023 ve 26.01.2023 tarihli faturalar ile giderildiğini, aracın onarım süreci nedeniyle 16.12.2022 ile 17.01.2023 tarihleri arasında toplam 31 gün süreyle araçtan mahrum kalındığını, bu mahrumiyet bedelinin ... genel şartları kapsamında sigorta şirketince karşılanmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 49,50,51 ve 61. maddeleri ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 88. maddeleri uyarınca davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ...E. ve ... K. sayılı kararı uyarınca araç mahrumiyet bedelinin ikame araç kiralanmasa dahi talep edilebileceğini, HMK'nın 16. maddesi uyarınca davanın yetkili mahkemede açıldığını, ...başvuru ve ....arabuluculuk numarası ile yürütülen görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 31 günlük araç mahrumiyeti için şimdilik 100 TL'nin kaza tarihi olan 16.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalıların davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, SBGM'ne, ... Otomotive yazılan müzekkere cevabının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak üzere Makine Mühendisine tevdi edildiği ve düzenlenen 12/04/2026 tarihli raporda özetle;...plaka numaralı ticari taksi sürücüsü davalı ...'ın yüzde yüz oranında asli kusurlu bulunduğu... plakalı hususi otomobil sürücüsü ...'na atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde başkaca kusurlu kişi veya kurumun yer almadığı, kaza tarihinde davacı ...A. Ş. 'ye ait ... plakalı ve ... şasi numaralı aracın 12 gün boyunca mahrumiyet yaşadığı, eşdeğer araç kiralanması durumunda günlük 600,00 TL üzerinden toplam KDV hariç 7.200,00 TL ve KDV dahil 8.496,00 TL tutarında zarar doğacağı, davacının kasko poliçesindeki ikame araç klozundan yararlanıp yararlanmadığının bilinmediği, yararlanılmış ise bu sürenin zarar miktarından mahsubu gerektiği, tüm bu hususların 12.04.2026 tarihinde değerlendirildiği kanaatine varmıştır.
Davacı vekilinin 13/04/2026 tarihli dava değer artırım dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporunda araç mahrumiyet süresinin 12 gün olarak tespit edildiğini, dosyanın başka bir bilirkişiye sevk edilmesinin ek masraf ve zaman kaybına yol açacağını düşündüklerini, bu nedenle 12.04.2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmediklerini, dava değerini artırarak taleplerini belirli hale getirdiklerini, 100,00-TL olan başlangıçtaki taleplerine 8.396,00-TL ekleyerek toplam tutarı 8.496,00-TL seviyesine çıkardıklarını, ıslah harcının mahkeme dosyasına yatırıldığını, dilekçe suretinin davalı tarafa tebliğ edilmesini istediklerini, 8.496,00-TL tutarındaki araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 16.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın haksız fiil nedeni ile araç mahrumiyetinden kaynaklı tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 16.12.2022-Cuma günü saat 13:20 sıralarında davalı sürücü... (...) sevk ve idaresindeki, davalı ... adına tescilli, ... Sigorta A.Ş. tarafından 27.12.2021-27.12.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 43.000,00 TL iken 01.07.2022 tarihinden itibaren 100.000,00 TL'ye yükseltilmiş limitli ... numaralı ... (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış,... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2019 model, sarı renkli ticari taksi ile ... ili, ... ilçesi, ... semtinde orta refüj ile bölünmüş, iki şeritli Irmak Caddesi yolunu takiben Kasımpaşa istikametinden ... istikametine düz seyir halinde iken olay mahalli olan 28 nolu taşınmazın hizasına gel ile önünde aynı istikamette ilerleyen ve trafik gereği yavaşlayan sürücü ... (...)'nun sevk ve idaresindeki, davacı ...A.Ş. adına tescilli, ... Sigorta A.Ş.'ye hem 19.08.2022-19.08.2023 vadeli ... numaralı ... (Trafik) poliçesi ile ve hem de ... vadeli ... numaralı kasko poliçesi ile sigortalı,... plaka numaralı, ... marka, ...tipinde, 2022 model, gri renkli hususi otomobilin arka sağ kesimlerine çarpması sonucu toplam iki motorlu taşıtın karıştığı trafik kazası meydana geldiği, olay taşıtlarda maddi hasar ile sonuçlandığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, dava dışı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak tamamından sorumlu olacağı açıktır.
Dosya kusur ve davacının zarar hesabının yapılması yönünden bilirkişiye tevdi edilmiş ve dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; ... plaka numaralı ticari taksi sürücüsü davalı ...'ın yüzde yüz oranında asli kusurlu bulunduğu,... plakalı hususi otomobil sürücüsü ...'na atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde başkaca kusurlu kişi veya kurumun yer almadığı, kaza tarihinde davacı ... A. Ş. 'ye ait ... plakalı ve ... şasi numaralı aracın 12 gün boyunca mahrumiyet yaşadığı, eşdeğer araç kiralanması durumunda günlük 600,00 TL üzerinden toplam KDV hariç 7.200,00 TL ve KDV dahil 8.496,00 TL tutarında zarar doğacağının tespit edildiği anlaşıldığından, mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda KDV miktarı tenzil edilmek sureti ile davanın kısmen kabulüne, 7.200,00 TL alacağın kaza tarihi olan 16/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-7.200,00 TL alacağın kaza tarihi olan 16/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç ile 145,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 159,40 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 7.200,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.000,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 5.854,50 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.961,44 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.220,34 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, 579,66 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı ...'nun yüzüne karşı diğer davalının yokluğuna karşı yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 15/09/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır