Hükmün tefhimi sırasında zorunlu müdafii bulunmayan sanık adına, yasal süre geçtikten sonra yapılan temyiz isteminin reddine dair karar.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti ve örgüt üyeliği suçlarından mahkum olan sanığın, hüküm duruşmasında zorunlu müdafii bulunmamasına rağmen karar verilmesi üzerine, hükmün kesinleşmesinden çok sonra atanan avukatının kanuni bir haftalık süreyi aşıp yıllar sonra sunduğu temyiz dilekçesi, süresinde yapılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/4 E., 2012/4 K.SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma 2. Suç işlemek için kurulan örgüte üye olmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddiİstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Dosya kapsamından, aşamalarda tercümanla savunması alınan sanığın, 28.02.2011 tarihli celse, genel vekaletname ile tayin ettiği ve kendisini temsil eden müdafilerinin, artık kendisini temsil etmeyeceğini belirterek 5271 sayılı CMK'nın 150/1. maddesi uyarınca zorunlu müdafii görevlendirilmesini talep ettiği, genel vekaletname ile tayin ettiği müdafilerinin ise 14.07.2011 havale tarihli dilekçe ile istifa ettikleri, sanığa, Baro tarafından 28.06.2011 tarihinde tayin edilen Av. ... ..'ın, 03.08.2011 tarihli celse, sanığı mahkeme huzurunda temsil ettiği, .. Baro Başkanlığının 31.10.2011 tarihli yazısı ile Av. ... ..'ın sanığın zorunlu müdafiliğinden istifa talebinin kabul edildiğinin bildirildiği ve sanığa 14.07.2011 tarihinde tebliğ edildiği, bunun üzerine 25.11.2011 tarihli celse verilen ara karar ile sanığa zorunlu müdafii tayin edilmesi için Baro'ya yazı yazılmasına karar verildiği ve 05.12.2011 tarihinde bu hususta müzekkere yazıldığı, ancak dosya içerisinde sanığa zorunlu müdafii tayin edildiğine dair herhangi bir yazının bulunmadığı, 26.03.2012 tarihli hüküm celsesinde de zorunlu müdafinin bulunmaması üzerine, sanığın tercüman huzurundaki, "... avukatım gelmemiştir, beklenmesini istemiyorum, karar verilmesini istiyorum." şeklindeki beyanı üzerine, hakkında hüküm kurulduğu, hükmün kesinleştirilmesinin ardından mahkemenin istemi üzerine sanığa Baro tarafından 23.12.2020 tarihinde zorunlu müdafii olarak Av. ...'ın tayin edildiği anlaşılmış olup,Sanığın tercüman huzurunda yüzüne karşı 26.03.2012 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra, zorunlu müdafii Av. ... tarafından 28.12.2020 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.