Uyuşturucu madde ihracı suçunda, Yargıtay 10. Ceza Dairesi, usul ekonomisiyle kabul edilen temyiz başvurusu üzerine delil itirazlarını reddederek istinaf mahkemesi kararını onayladı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkum edilen sanık müdafiinin tebligat eksikliğine ve detaylı temyiz gerekçelerini yasal süresi dışında sunmasına rağmen usul ekonomisi prensibiyle kabul edilen temyiz incelemesinde, sanığın eyleminin sübutu, hukuki vasfı ve delillerin değerlendirilmesinde ilk derece ile bölge adliye mahkemelerinin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık müdafiinin beraat, eksik araştırma ve aleyhe delillerin toplanmadığı yönündeki iddialarının yerinde görülmediği belirtilerek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı oybirliğiyle onanmıştır.
10. Ceza Dairesi         2021/19834 E.  ,  2026/5451 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/675 E., 2018/1500 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ihraç etme
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Sanık ve müdafilerinin yüzüne karşı verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının, sanık müdafii Av. ... tarafından 22.06.2018 tarihli süre tutum dilekçesi ile temyiz nedenleri gösterilmeden süresinde temyiz edildiği, gerekçeli kararın, sanık müdafiine 06.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve sanık müdafiinin, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 295/1. maddesinde belirtilen tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük süre geçtikten sonra temyiz nedenlerini içerir ek dilekçeyi 23.07.2018 tarihinde dosyaya sunduğu, sanığın ise, yüzüne karşı verilen kararı temyiz etmediği; kararın son bölümünde ve sanık müdafiine tebliğ edilen tebliğ mazbatasında ise, 5271 sayılı CMK'nın 294. maddesi uyarınca hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde temyiz isteminin reddedileceğine; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca, temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden
itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verileceğine dair bildirimi içeren ihtaratın yer almadığı anlaşılmış olup; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı CMK'nın 35/2. maddesi uyarınca sanığa ve müdafiine yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılması gerektiği halde yapılmadığı, ancak sanık müdafiinin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi günlük süreden sonra verdiği 23.07.2018 tarihli dilekçesinde temyiz sebeplerini belirtmesi nedeniyle usul ekonomisi açısından yeniden tebligat yapılmasına gerek olmadığı yapılan inceleme neticesinde tespit edilmekle; sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiş, Tebliğnamedeki temyiz isteminin reddi görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın, değişen suç niteliğine göre uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin duruşmalı inceleme neticesinde, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin sabit olmadığına, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın lehine delillerin toplanmadığına, kamera görüntülerinin kaybolduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde, hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliğin infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca, ele geçirilen suç konusu afyon sakızının miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, eylemin sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine ve hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, eylemin sübutu ve vasfının tespiti yönünden dosyada yeterli delil bulunduğu, eksik araştırmadan söz edilemeyeceği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.