Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin, kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasında, çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının Adli Tıp raporuyla tespitine ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasında davacı, 85.000 TL bedelli çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ve davalıya borcu bulunmadığını iddia etmiş; davalının davanın reddini talep etmesinin ardından yapılan yargılamada, Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporuyla çekteki imzanın davacıya değil, üçüncü bir şahsa ait olduğunun tespit edilmesiyle, davacının borçlu olmadığı yönündeki talebi doğrulanmıştır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :... ...
KATİP :... ...
DAVACI :... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI :... - ... ...
VEKİLİ :
DAVA :Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, başvuran müvekkilinin aleyhine 31.12.2018 vadeli 85.000 TL bedelli çek, Konya . İcra Ceza Mahkemesi'nin ... E. numaralı dosyası ile karşılıksız çek şikayetine konu edildiğini, söz konusu çek ile ilgili müvekilinin aleyhine Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile herhangi bir icra takibi başlatılmadığını, çek üzerindeki imza ve diğer yazılar müvekkiline ait olmadığını, adli yardım taleplerinin kabulüyle Konya . İcra Ceza Mahkemesi'nin ... E. numaralı dosyasındaki çekte bulunan imzanın müvekkilimize ait olmadığının tespitini bu sebeple bu imzanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini ve ayrıca davacı ile davalı arasında herhangi bir alacak borç meselesinin olmadığının kısacası müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, Bununla birlikte kötü niyetli ve ağır kusurlu olan davalının %20 den aşağı olmamak üzere, kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini ve yasal haklarımızın saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Yerinde olmayan davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddini, işin esasına girilmesi durumunda davacıların hukuki dayanaktan yoksun haksız ve yersiz davalarının reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizin 01/07/2019 tarihli ara kararı ile davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkememizin yukarıda numarası yazılı dosyası 30/06/2021 tarihli celsede başvuruya bırakılmış olup davacı vekilince 01/07/2021 havale tarihli dilekçesi ile yenilenmekle yeniden duruşma günü verilmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu'na tevdii edilerek yapılan incelemeler sonucu alınan rapordan özetle; inceleme konusu çek aslının çıkmadığı fotokopisinin çıktığı; Fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılmasının gerekli olduğundan; inceleme konusu çek aslı temin edilerek, mevcutlar ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususunu bildirir şekilde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dosya incelemesinde davalı tarafın arabuluculuk görüşmesinin ilk oturuma katılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen 20/09/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 05/06/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı anlaşıldı.
Mahkememizin ara kararı gereğince Dava dışı üçüncü şahıs ...' un imza ve yazı örneklerinin alındığı, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildiği anlaşıldı.
İstanbul Adli Tıp Kurumunun 09/12/2025 tarihli adi tıp raporunda özetle; İnceleme konusu çekin ön yüzünde atılı keşideci imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlik saptanmadığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı, Söz konusu imza atan şahsın tanı unsurlarını ... açısından teşhise yeter oranda yansıttığı ve anılan imza ile ... mukayese imzaları arasında; yukarıda sayılan tanı unsurları bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ... eli ürünü olduğu hususlarını bildirir şeklinde rapor sunmuştur.
Mahkememizin 08/04/2026 tarihli duruşmasında davacı ve davalı vekilinin mazeretine dayanak belge sunmadığı ve duruşmaya e- duruşma ile kolaylıkla katılabileceği, taraf vekillerinin süreklilik arz eden mazeretleri ve davanın geldiği safahat itibariyle mazeretlerin reddine karar verildiği anlaşıldı.
Dava; Menfi Tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde: Davacı vekili, davalı aleyhine Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davası açmıştır.
Mahkememizin 08/04/2026 tarihli duruşmasında; Mahkememiz dosyasının duruşma saatinin 08.55 olduğu, saat 09.21'e kadar beklenildiği, mübaşir tarafından birden fazla seslenildiği fakat duruşmada tarafların hazır bulunmadığı anlaşıldığından,
6325 Sayılı Arabuluculuk Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava şartı olarak arabuluculuk 18/A-11 Maddesi gereğince (Ek:6/12/2018-7155/23 md.); Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. Şeklinde düzenleme vardır.
"Mahkememiz dosyasının bozma öncesi esası olan ... Esas sayılı dosyasında 30/06/2021 tarihli celsede başvuruya bırakıldığı, davacı vekilince 01/07/2021 havale tarihli dilekçesi ile yenilendiği, 17/11/2021 gününe duruşma günü verildiği, daha sonra mahkememizin ... esası aldığı, ... esas sayılı dosyasından (bozma öncesi de 1 kez takipsiz bırakılması) 2. Kez takipsiz bırakılması nedeniyle mahkememiz dosyasının basit yargılamaya tabii olduğu değerlendirildiğinde, 6100 sayılı HMK'nın 150/6 maddesi gereğince açılmamış sayılması kararı verildiği görüldü.
"6100 Sayılı HMK ise basit yargılama bakımından dosyanın işlemden kaldırılmasını özel ve ayrı olarak düzenlenmiştir. HMK m. 320/4'e göre "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." Bu düzenlemeye göre, basit yargılamaya tabi davalar ve işlere ilişkin dosyalar işlemden kaldırıldıktan sonra sadece bir defa tekrar işleme konulabilir. Dosya ikinci kez işlemden kaldırıldığı takdirde, tekrar yenilenemez ve açılmamış sayılır." (Medeni Usul Hukukunda Dosyanın İşlemden Kaldırılması, Doç. Dr. ... , Syf.375).
6100 Sayılı HMK'nın 150. Maddesi;
"(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır."
Somut olayımızda; Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabii olduğu, mahkememiz dosyasının bozma öncesi esası olan ... Esas sayılı dosyasında 30/06/2021 tarihli celsede başvuruya bırakıldığı, davacı vekilince 01/07/2021 havale tarihli dilekçesi ile yenilendiği, 17/11/2021 gününe duruşma günü verildiği, daha sonra mahkememizin ... esasını aldığı , ... esas sayılı dosyasından 2. Kez takipsiz bırakılması (bozma öncesi de 1 kez takipsiz bırakılması) nedeniyle mahkememiz dosyasının basit yargılamaya tabii olduğu değerlendirildiğinde, 6100 sayılı HMK'nın 150/6 maddesi gereğince açılmamış sayılması karar verilerek oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan ve basit yargılama usulüne tabi olan davanın 2. Kez takipsiz bırakılması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 150/6 maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Dosyada ADLİ YARDIM TALEBİNİN KABULÜNE KARAR VERİLDİĞİNDEN ve dava reddedildiğinden suç üstü ödeneği tarafından karşılanan toplam 7.882,10-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (7. Maddesi) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Taraflarca dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,
7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2026
Katip ... Hakim ...