Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, kontenjan sözleşmesinden kaynaklanan avans alacağının otel işletmesinin ticari işletme devri niteliğindeki taşınmaz devri nedeniyle itirazın iptali davasında sorumluluğunu incelemiştir.
Özet: Davacı acente, otel işletmesiyle yaptığı kontenjan sözleşmesinden doğan 138.864 Euro avans alacağını, otelin bildirim yapılmaksızın ve usulsüz olarak başka bir şirkete devredilmesi nedeniyle icra itirazının iptali yoluyla eski ve yeni işletmecilerden tahsil etmek istemiştir. Davalılar ise yetkisizlik, sözleşmeye taraf olmama, kefalet hükümlerinin geçersizliği, sadece taşınmaz tapusunun devri olduğu ve borcun olmadığını iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi, taşınmaz devrinin aslında ticari işletme devri olduğu, alacaklılara duyurulmadığı ve dolayısıyla davalı şirketlerin müteselsil sorumlu olduğu ve alacağın kabul edildiği sonucuna varmıştır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:06/10/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:17/02/2022DAVANIN KONUSU:İtirazın İptaliGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/10/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, kendisinin acente olduğunu, davalı ... Hotel işletmesi ... Turizm A.Ş ile 2015 yılında kontenjan sözleşmesi yaptıklarını, aynı sözleşmeye ek 19/01/2016 tarihli sözleşme ile garanti şartlarını karşılıklı olarak iptal ettiklerini, bu nedenle verilen avans ile bakiye 138.864,00.-Euro kaldığını bu bakiye avansın 2018 yılı için yapılan sözleşme ile 2018 yılına devredildiğini, sözleşme hükümlerinden otelin ve sözleşmeyi imzalayanın şahsen sorumlu olduğunu, otelin devredilmesi halinde 1 ay önceden bildirim yapılmasına ilişkin sözleşmede hüküm bulunduğunu, bahse konu avansın devralana geçeceğinin kararlaştırıldığını ancak davalı ... Turizm A.Ş'nin bildirim yapmaksızın ve resmi devir işlemlerini yapmaksızın haricen oteli diğer davalı ... İnş Ltd Şti'ne devrettiğini, ... Turizm AŞ ile yapılan sözleşmenin 5.5 maddesi gereği davalı otellerin ve yöneticilerinin bakiye alacaktan sorumlu oldukları iddiasıyla icra takibine yönelik itirazın iptali ile lehine %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... İnş Tur Ltd Şti vekili; yetki itirazında bulunduklarını, Antalya Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, davalının yerleşim yeri olan Alanya Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ... İnş Tur Ltd Şti'nin sözleşmenin tarafı olmadığını, Alanya ... Mevki ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazı ve arsasını 20/02/2018 tarihinde bedeli karşılığında davalı ...'dan satın aldıklarını, kendi otellerinin bulunduğu tapu kaydı ile 29/08/2018 tarihinde birleştirdiklerini ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazı oluşturduklarını, tadilat ruhsatı alarak eski binanın tamamen yıkıldığını ve yeni bina yapılmaya başlandığını belirterek yetkisizlik kararı verilmesini, davanın reddedilmesini ve lehine %20 kötü niyet tazminatına verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; ... Turizm A.Ş'nin müdürü olduğunu, dosyada atılı bir imzasının olmadığını, kefalet hükümlerinin şekil şartlarının bulunmadığını geçersiz olduğunu, dava konusu bedelin diğer davalı şirkete ödendiğini, otelin davacıya borcu olmadığını, 2015 yılında sözleşmenin feshedilmediğini 2016 yılında infaz edildiğini, sözleşme metninde değişiklik yapıldığını, sözleşmenin genel işlem şartları gereği geçersiz olduğunu, otelin devri olmadığını, taşınmazın tapusunun devredildiğini belirterek davanın reddini ve %40 lehine tazminat verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Turizm AŞ vekili ; dava konusu bedelin garanti tutarı olarak diğer davalı şirkete ödendiğini, otelin davacıya borcu olmadığını, 2015 yılında sözleşmenin feshedilmediğini 2016 yılında infaz edildiğini, sözleşme metninde değişiklik yapıldığını, sözleşmenin genel işlem şartları gereği geçersiz olduğunu, otelin devri olmadığını, taşınmazın tapusunun devredildiğini belirterek davanın reddini ve %40 lehine tazminat verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili ; müvekkilinin belgeleri vekaleten imzaladığını, açığa atılan bir imzadan sorumlu olmadığını, dayanak hükümlerin kefalet niteliğinde olup geçersiz olduğunu, dava konusu bedelin garanti tutarı olarak diğer davalı şirkete ödendiğini, otelin davacıya borcu olmadığını, 2015 yılında sözleşmenin feshedilmediğini 2016 yılında infaz edildiğini, sözleşme metninde değişiklik yapıldığını, sözleşmenin genel işlem şartları gereği geçersiz olduğunu, otelin devri olmadığını, taşınmazın tapusunun devredildiğini belirterek davanın reddini ve lehine %40 kötü niyet tazminatı verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davalı ... .. Ltd Şti tarafından diğer davalı ...'dan devralınan taşınmazın davalı ... .. AŞ'nin ticari faaliyetlerini devam ettirdiği tek ve yegane ticari işletmesi olup, bu taşınmazın devrinden sonra söz konusu şirketin otelcilik faaliyetine ve ticari hayatına devam edemeyeceği açıktır. Bu durumda devreden şirketin devirden sonra devredilen kısmın malvarlığının esaslı bir kısmını hatta tümünü oluşturduğu aşikardır. O halde yapılan tapudaki satış işlemi esasen ticari işletmenin devri niteliğinde olup, alacaklılara ve Ticaret Sicil Gazetesinde bu durum ilan edilmediğinden dolayı davalı şirketlerin bu devir nedeniyle birlikte sorumlu oldukları ve 2 yıllık süre de başlamamış olduğundan sorumluluk sürelerinin de dolmadığı, taraflar arasında yapılan kontenjan sözleşmesindeki kabule göre de davacı şirketin 138.864,00.-Euro davalı ... .. AŞ tarafından kabul edilmiş ve bu bedelin ödendiği kesin delillerle ispat edilemediğinden davanın davalı şirketler yönünden kabulüne karar verilmiştir. Diğer gerçek kişi davalılar yönünden ise; davalılardan ..., davacı ile ... .. AŞ arasında imzalanan sözleşmeye taraf olarak imza atmadığından sorumlu tutulamayacağı yani davalı ...'in pasif husumetinin bulunmadığı, diğer davalı ...'nun her ne kadar sözleşmede imzası bulunsa da, otel yetkilisi olarak attığı imza ve bu imza karşısındaki yükümlülüğü sözleşmenin 5-j maddesinde düzenlenmiş olup ilgili madde içeriğinde açıkça imza sahibinin garanti sorumluluğunun düzenlenmediği, yani bu imzanın garantör imzası olarak kabul edilmeyeceği, imzanın bir nevi kefalet hükmünü içerdiği ancak kefaletin geçerli olabilmesi için kefilin sorumlu olduğu miktarın açıkça belirtilmesi gerekirken sorumlu olunan miktar belirtilmediği bu hali ile TBK'nın 583. maddesindeki zorunlu unsurları taşımadığından dolayı davalı ...'ın da sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davalı gerçek kişiler yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. İcra İnkar tazminatı açısından ise; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir. Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır. Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın taraflar arasındaki sözleşme ve mutabakattan kaynaklanması nedeniyle alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulü" şeklinde karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı ve davalılar ... İnş Tur Ltd Şti vekili, ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Yat. Paz. A.Ş vekilinin istinaf başvurularında bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... ve ... hakkında pasif husumet yokluğu nedeni ile ret verilmesinin doğru olmadığını, bunların sözleşme uyarınca sorumluluğunun ne garantör ne kefalet hükmünde olduğunu, bu nedenle ... ve ... yönünden ret kararının verilmesinin hatalı olduğunu, alacaklarının döviz alacağı olup karar tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin değişmesi gerektiğini, iki davalı için kabul kararı verildiği için iki ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; döviz alacağı davalarında karar tarihindeki kur üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini, farklı sebeplerle reddedilen iki davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine tahsil edilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... İnş Tur Ltd Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; değişik iş tespitinde dahi otelin çalıştırılmadığının belli olduğunu, gerekçede söz konusu taşınmazın otel binası ve arsasının ... şirketine ait olmadığının kabul edilmesine rağmen, mahkemenin taşınmazın borçlu şirketin yani ...'nın mal varlığının esaslı unsurunu oluşturduğunu kabul ettiğini, bu hususun kendi içinde çelişkili olduğunu, Tapu kayıtlarından da anlaşılacağı üzere söz konusu taşınmazın ... Şirketine ait olmadığını, taşınmazı ...'dan boş olarak satın aldıklarını, bir gün dahi otel olarak işletmediklerini, taraflar arasında ticari işletme devri söz konusu olmadığını, taşınmazı, otel olarak işletilmesi için gerekli tefrişat, personel ve müşteri olmadan satın aldıklarını, bir gün dahi işletmediklerini ve tamamen yıktıklarını, taşınmazı ...'dan bedelini ödeyerek satın aldıklarını, müvekkilinin daha önce ...'dan satın aldığı taşınmazın bitişiğinde bulunan kendisine ait olan oteli işlettiğini, bu taşınmazların tapu kaydının 29/08/2018 tarihinde birleştiğini, inşaa edecekleri yeni otel için yapı kullanma izin belgesini de aldıklarını, delillerinin toplanmadığını, yeni bir otel yapılıp yapılmadığının irdelenmediğini, değişik iş dosyasındaki tespitin ... Resort isimli otelde yapıldığını, değişik iş dosyasında müvekkilinin satın aldığı otel binasının içine girilip bir konaklama olup olmadığı, müsait olup olmadığı hususunda bir veri olmadığını, keşfin diğer otelde yapıldığını, işletme devrinin de olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; döviz alacağı davalarında karar tarihindeki kur üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini, farklı sebeplere reddedilen iki davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti tahsil edilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... Yat. Paz. A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin defterlerinde borç olmadığının Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nden alınan rapor ile sabit olduğunu, davacının 15/04/2016 tarihli protokoldeki 169.900 Euro tutarındaki garanti bedelini ödediğini ispatlayamadığını,2016 yılı tarihli sözleşmenin 2016'da infaz edildiği ve sona erdiğini, sona eren sözleşme hükümlerinin 2018 yılında düzenlenmesi mümkün olmadığından, 2018 yılına ilişkin sözleşme hükümlerinin yok hükmünde olduğunu, 138.864 Euro'luk avans konusunda tarafların mutabık olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin turizm acentesi olduğunu, 19.01.2016 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı ... şirketi ile kontenjan sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme ile garanti şartlarının iptal edildiğini, bunun 2018 tarihli sözleşmenin sekizinci maddesinde açıkça belirtildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından 2016 yılında davalı ... şirketine ödenen 138.864 Euronun 2018 yılına devrettiğini, 2018 tarihli sözleşmede, sözleşmeyi otel adına imzalayan kişinin şahsi malvarlığı ile sorumlu olduğunun belirtildiğini, sözleşmeyi ... Şirketi adına davalı ...'in imzaladığını, otelin alacaklıları zarara uğratma kastı ile davalı ... Şirketine devredildiğini, sözleşmenin 5.j. Maddesi uyarınca sözleşmeyi imzalayan kişilerin otel adına yetkili olduğunun, otel sahibi değişince, sözleşmeden oteli devralan kişilerin haberdar edileceğinin, aksi durumda otel ve otel yetkililerinin de sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, sözleşmede müvekkilinin otele başvuru hakkının düzenlendiğini, fiili olarak otelin davalı ... Şirketine devredildiğini tüm davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu beyan ederek itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı ... özetle; otelin maliki olduğunu, davalı ... şirketinin ise müdürü olduğunu, hiçbir belgede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, sözleşmedeki hükümlerin kefalet niteliğinde olduğunu, kefalet sözleşmesinin ise TBK 583. Madde uyarınca geçersiz olduğunu, 19.01.2016 tarihli sözleşmenin 08.06.2016-21.09.2016 tarihlerini kapsadığını, bu tarihlerde otel odalarının boş olarak tutulduğunu, ödenen avansın garanti karşılığı olarak tahsil edildiğini, yani 2016 tarihli sözleşmenin infazen sona erdiğini, 2018 tarihli sözleşmenin ayaküstü oğlu ...'e imzalatıldığını, 8. madde hükmünün şirket iradesini yansıtmadığını, yıllık standart sözleşme olduğu beyan edilmesine rağmen, 8. maddenin gizlice eklendiğini, TBK 20. ve 30. madde uyarınca 8. maddenin şirketi bağlamadığını, ... şirketinin sahibi ve yetkililerinin değişmediğini, sadece otelin tapusunun devredildiğini savunmuştur.Davalı ... ise; imzanın şirket kaşesi üzerine atıldığını, açığa imza atılmadığını dolayısı ile şahsi sorumluluğunun bulunmadığını da belirterek davalı ... ile benzer savunmalarda bulunmuştur.Davalı ... şirketi de davalı ... ile benzer savunmalarda bulunmuştur.Davalı ... şirketi ise, otel binasının davalı ...'dan satın alındığını, otelin arsasının devralındığını, otel işletmesinin devralınmadığını, nitekim otelin yıkıldığını, sözleşmenin tarafı olmadıklarını savunmuştur.19.01.2016 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; taraflarının ... şirketi ve davacı olduğu, 08.06.2016-21.09.2016 tarih aralığı için 40 odanın % 80 ciro garantisi ile sisteme girildiği, garanti tutarı olarak davalı tarafa 169.900 Euro tutarında çek teslim edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.26.12.2017 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; 8. maddede "taraflar arasında 26.01.2016 tarihinde imzalanan protokol ile taahhüt edilen garanti şartları karşılıklı olarak iptal edilmiştir. Yine 2016 yılında acenta tarafından ödenen avanstan bakiye 138.864 Euro 2018 yılına devredilmiştir. Bu avans tamamen mahsup edilene kadar acente tarafından ödeme yapılamayacaktır. Bu sözleşmenin imzalanması ile otel adına sözleşmeyi imzalayan kişi de şahsi malvarlığı ile sorumlu olduğunu kabul etmektedir. Yine bu sözleşmenin imzalanmasından sonra şirket devri, işletme devri gibi hallerde acenteye 1 ay önceden yazılı haber verilecektir. Bahse konu avans devralan şirkete devredilmiş sayılacaktır.",Yine sözleşmenin alt kısmında "138.864 Euro avans bakiye için tekrar mutabakat yapılacaktır." ibarelerinin bulunduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında 2018 tarihli sözleşmenin 8. Maddesinin geçerli olup olmadığı, işletme devri yapılıp yapılmadığı, 2016 tarihli sözleşmenin ifa edilerek sona erip ermediği, sözleşmeyi imzalayan kişinin şahsi sorumluluk altına girip girmediği, girdi ise bu sorumluluğun hukuki niteliğinin ne olduğu, vekalet ücretinin hangi tarihteki kur dikkate alınarak hesaplanacağı, davalılar ve davacı lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususları uyuşmazlık konusudur.Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinde, davacının 2016 yılındaki sözleşmeye göre 169.600 TL lik ödeme yaptığı, 30.09.2018 tarihi itibari ile 159.277,17 Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda ise; davalı ... Şirketinin ticari defterlerinin incelendiği, davalı ... Şirketi ile davalı ... şirketi arasında defterlere göre bir ticari ilişki bulunmadığı, davalı ... Şirketinin dava konusu otel arsasını davalı ...'dan 20.02.2018 tarihinde satın aldığı tespit edilmiştir.... tarihli bilirkişi raporunda ise; davalı ... şirketinin ticari defterlerinin incelendiği, davalı ... şirketinin ticari defterlerine göre davalının davacıya 38.345,34 TL borçlu olduğu, davacının ticari defterlerinde ise 5.161,16 TL lik alacak kaydı bulunduğundan taraf defterleri arasında hesap farkı bulunduğu, davalının 2016 yılı sonrası 24.045,23 TL borçlu olduğu, 2017 yılından ise 2018 yılına 38.345,34 TL davacıya borç devrettiği, davalı ... Şirketinin davalı ... şirketine 2018 yılında 3 adet 41.932,48 TL tutarında fatura tanzim ettiği, fatura içeriği sunulmadığından işletme devrine ilişkin olup olmadığının anlaşılamadığı, 19.01.2016 tarihli sözleşmede belirtilen 40.000, 21.600, 20.000 Euro tutarlı çeklerin davalı defterinde Tantur şirketinden alınmış göründüğü, diğer çeklerin ise davalı kayıtlarında yer almadığı, binalar hesabında ... ada ... parsel ... blok .... Mesken olarak bir kayıt bulunduğu tespit edilmiştir.19.01.2016 tarihli sözleşmede belirtilen çeklerin ödendiği ihtilaf dışıdır.Alanya Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazılardan davalı ... Şirketinin tek temsilcisinin ... olduğu sabittir. Öyle ise öncelikle çözümlenmesi gereken husus davalı ... şirketinin 2018 tarihli ( 26.12.2017 ) tarihli sözleşme ile bağlı olup olmadığı hususudur. Bu noktada davalı şirket ve davalı ... cevap dilekçelerinde davaya dayanak matbu sözleşme hükmünde gizlice değişiklik yapıldığını, sözleşmenin ayak üstü kebapçıda imzalatıldığını, 8. maddenin şirketin iradesini yansıtmadığını beyan etmiş ise de; tüm beyanlardan davalı şirketin ve davalı ...'ın, davalı ...'in şirket adına imza atmasını benimsedikleri, yetkisiz temsil hükmüne dayanmadıkları anlaşıldığından sözleşmenin geçerli olduğu anlaşılmıştır.Davalılar sözleşmenin 8. maddesinin sonradan matbu forma eklendiğini savunmuş iseler de; söz konusu sözleşmenin incelenmesinde maddelerin sıralı olduğu, 8. maddedeki miktar kısmındaki değişikliğin de paraflı olduğu anlaşıldığından bu yöndeki savunmalara itibar edilmemesi yerindedir.Yine 19.01.2016 tarihli sözleşmede yazılı çeklerin verilip ödendiği ihtilaf dışıdır. Davalı taraf bu hususta 2016 tarihli sözleşmenin infazen sona erdiğini beyan etmiş ise de, 2018 tarihli sözleşmedeki 8. madde borç ikrarı niteliğinde olup, bu miktarın ödendiği ispata mahkumdur. Tarafların ticari defter ve kayıtlarında ise bu meblağın ödendiği hususunda bir kayıt bulunmamaktadır. Bu nedenle davalıların bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemesi de yerindedir. 2018 tarihli ( 26.12.2017 ) sözleşmede "Bu sözleşmenin imzalanması ile otel adına sözleşmeyi imzalayan kişi de şahsi malvarlığı ile sorumlu olduğunu kabul etmektedir. " şeklindeki hüküm kefalet değil, TBK'nın 201. Maddesinde belirtilen borca katılma niteliğindedir. Borca katılmada ise borca katılan alacaklıya karşı borçlu ile müteselsilen sorumlu olur. Söz konusu sözleşme davalı ... tarafından ... Şirketi adına imzalanmış ise de, borca katılma hükümleri yönünden ...'in bu maddeyi benimseyerek kabul ettiğine ilişkin sözleşmede şirket kaşesi dışında, davalı ...'in şahsi imzası yer almadığından mahkemece bu davalıya karşı açılan davanın pasif husumetten reddi de doğrudur.Otel işletmesinin devri hususunda ise; otelin mülkiyetinin davalı ...'ya ait olduğu, işletmenin ise ... şirketi tarafından yerine getirildiği anlaşılmaktadır.Dolayısı ile sadece otelin tapusunun davalı ... tarafından davalı ... şirketine devredilmesi, ... Şirketinin de otel işletmesini davalı ...'a devrettiği anlamını taşımamaktadır.Ancak 06.09.2018 tarihinde yapılan tespitte, dava konusu ... ada ... parselde yer alan otelin işletilip işletilmediğine yönelik davalı ...'ın muhasebe müdürü olduğunu beyan eden ... no:... ve no: ... numaraların birleştiğini, no:1'i 20.02.2018 tarihinde satın aldıklarını ve işlettiklerini beyan etmiştir.Yine davalı ... Şirketinin, ticari defter ve kayıtlarında 2018 yılında davalı ... şirketine düzenlenen 3 adet fatura bulunduğu tespiti yer almaktadır. Bu durumda mahkemece ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu gözetilerek, öncelikle ... Şirketi ile otel maliki ... arasındaki ticari ilişkinin ne olduğu, otelin kiralanarak mı işletildiği, otelin satışının gerçekleşmesinden sonra ... şirketinin otel işletmesini ne surette bıraktığı, bırakıp bırakmadığı, davalı ...'ın oteli, otelin aktif ve pasifi ile birlikte devralıp almadığı, otel işletmeye yarar taşınırların davalı ...'a devredilip edilmediği, personelin davalı ... Şirketi ile çalışmaya devam edip etmediği hususlarında Sgk'dan ilgili belgeler celp edilip, taraf tanıkları dinlenerek, yukarıda bahsedilen fatura ve irsaliyelerin HMK 220. vd. maddeleri uyarınca ibrazı istenerek sonuca göre davalı ... şirketinin işletmeyi davalı ...'a devredip devretmediği açıklığa kavuşturulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.Davalı ...'a yöneltilen dava yönünden ise, bu davalının 2018 tarihli sözleşmede imzasının bulunmaması, otelin maliki olarak vaadde bulunduğuna yönelik sözleşmede bir imza bulunmaması karşısında bu gerekçe ile davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken hatalı gerekçe ile davanın reddedilmesi yerinde değildir.Vekalet ücretinin dava değerinin karar tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilerek belirlenmesi gerektiği istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de; döviz cinsi alacaklarda vekalet ücreti dava tarihindeki dava değerine göre belirleneceğinden, davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir (bknz Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.06.2024 tarihli 2023/2463 Esas 2024/4957 Karar sayılı emsal ilamı).Davacı vekilinin iki ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu, yani elde iki dava olmasına rağmen davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olduğu görülmüştür. Davalı ... ve ... 'in ise iki ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebepleri ise, kaldırma gerekçesine göre yerinde değildir.Sonuç olarak, davalı ..., ...'nun, Davalı ... Şirketinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekili ve davalı ... İnş Tur Ltd Şti vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Yat. Paz. A.Ş vekillerinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE2-Davacı vekili ve davalı ... İnş Tur Ltd Şti vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/02/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde taraflara İADESİNE, 5-Davacı vekili ve davalılar ... İnş Tur Ltd Şti vekili, ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Yat. Paz. A.Ş vekilleri tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi....