Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin, trafik kazası sonucu açılan cismani zarar ve manevi tazminat davasında davacı ve davalı vekillerinin istinaf incelemesi sonucunda verdiği karar.
Özet: Yaya geçidinde meydana gelen trafik kazasında cismani zarar gören davacının, sürücünün %100 kusurlu olduğunu iddia ederek yaralanma ve maluliyet nedeniyle tedavi giderleri ile 300.000 TL manevi tazminat talebiyle sürücü, araç sahibi, aracı kiralayan şirket ve zorunlu trafik sigortacısına karşı açtığı tazminat davasında; davalılar ise zamanaşımı, kusur oranına itiraz, sorumluluklarının bulunmadığı, aracın alt kiralamada olduğu ve manevi tazminat talebinin fahiş olduğu yönünde savunmalarla davanın reddini talep etmektedirler.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/586 - 2026/1346T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2025/586 KARAR NO : 2026/1346T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN : ÜYE :ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 05.02.2025NUMARASI : 2023/74 Esas 2025/71 KararDAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. : 3-VEKİLİ : Av. : 4-VEKİLİ : Av. : 5-VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ : 10.09.2026GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 11.09.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;12.06.2021 tarihinde yaya geçidinden geçmekte olan davacıya davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olarak çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının bu kaza nedeniyle malul kaldığını, davalı ...'nın aracı kiralayan sıfatı olduğundan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin ise kusurlu aracın trafik sigorta poliçesini tanzim etmesi nedeniyle hem kanundan hem de sözleşmeden doğan tazminat yükümlülüğünün mevcut olduğunu, davacının kazanın ardından evde özel fizik tedavi gördüğünü belirterek, uğradığı tedavi giderleri masrafı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00-TL'sinin ...'den, bakiye kalan miktarın ne kadarından davalılarının sorumlu olduğunun tespitinden sonra ıslah etmek üzere şimdilik 10,00-TL'sinin tüm davalılardan (...hariç) müşterek ve müteselsilen, 300.000,00-TL manevi zararın ise davalı ... ve ...'ndan müşterek ve müteselsilen temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 08.11.2024 tarihli dilekçesi ile 10,00-TL olarak ...hariç tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen talep edilen tedavi giderleri tutarını yalnızca ... AŞ yönünden 13.172,00-TL olacak şekilde ıslah ettmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davalının ... AŞ bünyesindeki... internet sitesi ve bu sitenin cep telefonu aplikasyonu olan ... mobil uygulaması ile araç kiraladığını, kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın şirket tarafından diğer davalı...'na kiralanmış bir araç olduğundan davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, diğer davalı..., cep telefonuna indirdiği aplikasyon üzerinden imzalamış olduğu 11.06.2021 tarihli sözleşme ile ... plakalı aracı 12.06.2021 tarihinde 00.30 saatinde... lokasyonundan ... mobil uygulaması vasıtasıyla kiralamaya başladığını, ... ... plakalı aracın kullanımını üçüncü kişi olan ...'nın kullanımına bırakıldığını, kazaya karıştığı iddia edilen aracın diğer davalı ... sevk ve idaresindeyken kazaya karıştığını, davalının kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve... vekili cevap dilekçesinde özetle: kusur tespitini kabul etmediklerini, kazanın yaya geçidinde olduğu bildirilmiş ise de kazanın yaya geçidine yakın bir mevkide yaşandığını, kazanın yaya geçicinde yapıldığı iddiasının asılsız olduğunu, kaza mahallinde keşif yapıldığı takdirde kusur oranının yanlış tespit edildiğinin anlaşılacağını, davalı ...'nın kaza sonrası davacının hastaneye nakledilmesinden itibaren ilk müdahale sürecinde her anında yanında bulunduğunu, her haklı haksız düşünmeksizin davacının ihtiyaçlarını temin ettiğini, manevi tazminat talebinin hem hukuksuz hem de fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, husumet, hak düşürücü süre, yetki gibi ilk itirazları ile zamanaşımı def’i bulunduğunu, davacı huzurdaki davada her ne kadar manevi tazminat talebini kurumlarına yönlendirmemiş ise de tüm dava konusu ile birlikte manevi tazminat talebi bakımında da kurumlarının hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının hasta alt bezi ve diğer tıbbi malzeme talepleri ile yol gideri taleplerinin de yersiz olduğunu,...adına ... Hastane sistemi üzerinden trafik kazasına bağlı olarak yapılan tedavilerinin fatura edildiğini, kurumları tarafından tedavilerinin karşılandığı ve kurumlarının sorumluluğunu yerine getirdiğini, davanın açılmasına kurumlarının sebebiyet vermediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirkete tedavi giderine ilişkin gerekli evraklar ile yazılı başvuru yapılmadığını, usule aykırı olan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanca talep edilen zararın zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı her ne kadar yaya konumunda olsa da, kazanın meydana geliş şeklinin ve var ise davacı kusur oranının kusur bilirkişisi tarafından tespiti gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu tedavi giderinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, sağlık gideri teminatının ise yasa ve genel şartlar uyarınca SGK’nın sorumluluğunda bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 29.05.2024 tarihli raporda ... Plakalı araç sürücüsü davalı ... % 100 asli kusurlu yaya davacı ...'in ise kazanın oluşumunda kusurunun olmadığının tespit edildiği, doktor bilirkişiden alınan 03.11.2024 tarihli raporda kişinin hastaneden çıktıktan sonra evine özel araçla dönmesi, takip-tedavi ve kontrol için özel araçla ev ve hastane arasında gidiş-dönüş yapması gerektiğini, 2021 yılı için bu ulaşım masrafı 2.000,00-TL uygun bulunduğunu, özel diyet gereksinimi için 2.000,00-TL uygun olduğunu, ayrıca makbuzları sunulan fizyoterapi ücreti 8.600,00-TL ile faturası sunulan 572,00-TL medikal harcama da uygun bulunduğunu, sonuç olarak kaza ile illiyet bağı kurulabilen ...tarafından karşılanmayan ve faturalandırılamayan ve faturalandırılabilen masraflarının 13.172,00-TL olduğunun bildirildiği, poliçede tedavi gideri teminatının bulunduğu, davalı yanın sürücüsü, işleteni, ZMMS sigortacısı ve uzun süre kiralayanı olan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nın 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının doktor bilirkişi tarafından hükme esas alınan raporla ...tarafından karşılanmayan faturalı ve faturasız tedavi giderlerinin belirlendiği, davacının bilirkişi raporuna göre talebini artırdığı, davacının...'dan talep edebileceği zarar bulunmadığı, davalı ... şirketinin aracı uzun süreli kiralama sözleşmesiyle davalı...'na kiraladığı anlaşıldığından bu davalıya husumet yöneltilmeyeceği, ...nın uzun süreli kiralayan, ...'nın sürücü ve ...nında ZMMS sigortacısı olarak zarardan sorumlu oldukları, manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek, maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile ...ve ...Şirketi aleyhine açılan davanın ayrı ayrı reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile 13.172,00-TL tedavi giderinin (davalılar ... ve...'nın 10,00TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan sigorta şirketinden 04.10.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, diğer davalılar ... ve...'ndan 12.06.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 150.000,00-TL manevi tazminatın ... ve...'ndan 12.06.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, mahkemenin 24.03.2025 tarihli ek kararı ile gerekçeli kararının hüküm kısmının düzeltilmesine karar verilmiş, ek karara karşı davalı ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından manevi tazminat miktarının davacının geçirmiş olduğu kaza sonrasındaki tedavi süreci, maluliyet oranı ve söz konusu maluliyetin davacının ekonomik ve sosyal hayatına etkileri dikkate alınmaksızın takdir edildiğini, kaza sonrasında davacının beyin kanaması geçirdiğini, bu süre içerisinde dayanılmaz acılar yaşadığını, tedaviye rağmen ağrılarının dinmediğini, tedavi sürecinde hasta yatağı, tekerlekli sandalye, koltuk değnekleri, hasta bezleri, ilaçlar ve ek takviyeler ve vücudunda meydana gelen morlukların giderilmesi için alması gereken merhemler için davalı araç sürücüsünden maddi olarak yardım istenilmiş ise de talebinin karşılık görmediğini, kaza sonrasında uzun bir süre yatağa bağlı olarak yaşamak zorunda kaldığını, bakıma muhtaç olduğunu, davaya konu kaza sonrasında bir çok kez ameliyat olmasına rağmen kısıtlı bir şekilde hareket edebildiğini, bu durum davalının kilo almasına neden olduğunu, şeker ve tansiyon hastalığı meydana geldiğini, kaza sonrasında gelir kaybına da uğradığını...Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca tanzim edilen maluliyet raporu ile davacının % 33 oranında sürekli olarak malul kaldığını mahkeme tarafından takdir edilen manevi tazminat miktarı paranın alım gücü değerlendirilmeksizin belirlendiğini mahkemece maddi tazminat talebi yönünden davalılar ..., ... ve ... AŞ bakımında davanın kabulüne karar verilmiş olup söz konusu davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat talebine ilişkin reddedilen tutar yönünden aleyhe vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri ve davası ve tüm diğer talepleri yönünden davalının sorumluluğu bulunmadığını, davalı yönünden davanın reddine karar verildiğini, davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı aleyhine hüküm bulunmamakla birlikte iş bu talep yönünden de davanın reddine karar verildiği hususunun kararda açıkça yazılması gerektiğini, ek karara yönelik istinaf dilekçesinde ise davalı yönünden davanın reddine karar verildiğini, ancak davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, ek kararda davalı lehine nisbi miktarda 10,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de gerekçeli kararda hüküm bulunmadığını, davacının talebi dikkate alındığından davalı lehine AAÜT gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminat yönünden davalı bakımından da davanın reddine karar verildiği hususunun kararda açıkça yazılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta ( ZMMS ) poliçesi kapsamında tedavi giderleri ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının maddi tazminat davasının ...ve ... Şirketi yönünden reddine, diğer davalılar yönünden ise kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. Trafik kazası nedeni ile uğranılan bedensel zarara dayalı manevi tazminat istemleri yönünden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri ve 6098 sayılı TBK'nın 49. ve 56. maddesi kapsamında işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Bu nedenle, davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. Somut olay, yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, olayın oluş şekline uygun düşecek şekilde belirlenen davalının % 100 oranında kusurlu eylemiyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının 20.07.2022 tarihli...Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD'nin kurul raporunda belirtildiği üzere davacının 12.06.2021 tarihli yaralanması neticesinde Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Yönetmelik hükümlerine göre kişinin % 33 oranında sürekli 135 gün süre ile geçici iş göremezlik halinde kalacak ve 45 gün surette başka birinin bakımına muhtaç olacak şekilde yaralanmasına karşılık gelecek uygun bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekli olup, davacının maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararlarına karşılık bir huzur duygusunun oluşabilmesi için kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerinde etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2021) paranın alım gücü yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, karar ve ek karar ile red edilen dava değeri ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre uygun şekilde red edilen maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yerolmadığına, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.