Enerji altyapı kablo ve tesisatına inşaat çalışmasıyla verilen hasardan kaynaklanan zararın tazmini talepli itirazın iptali davası, kusur, alacak kalemleri ve husumet tartışmalarıyla mahkemede.
Özet: Enerji dağıtım şirketi olan davacı, davalıların inşaat çalışmaları sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kendi altyapı kablo ve tesisatına hasar verdiğini, bu durumun onarım, işçilik, dağıtılamayan enerji bedeli gibi kalemlerden oluşan maddi zarara yol açtığını iddia ederek, davalıların başlatılan icra takibine haksız itirazlarının iptalini talep etmiş; davalılar ise hasara kendilerinin neden olmadığını, çalışma yapmadıklarını, sözleşmelerinin sona erdiğini, davacının altyapısını standartlara uygun döşemediğini, dolayısıyla müterafik kusurlu olduğunu, istenen bazı kalemlerin (dağıtılamayan enerji, işçilik, KDV) hukuka aykırı olduğunu ve zamanaşımı ile husumet itirazlarında bulunarak davanın reddini istemişlerdir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/893 EsasKARAR NO : 2026/719 KararDAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 09/12/2025KARAR TARİHİ : 11/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 28/12/2024 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No: ... adresinde gerçekleştirilen çalışma esnasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi neticesinde müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına ait kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen hasarın ve enerji kesintisinin müvekkil şirketin yüklenicisi tarafından giderildiğini, onarım sürecinde sarf edilen malzeme, montaj, işçilik, dağıtılamayan enerji ve eşik kesinti süresi aşımı bedelleri dahil olmak üzere toplam 932,08-TL tutarında borcun davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine ... 2. İcra Müdürlüğü nezdindeki ... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine, borca, faize ve icra dairesinin yetkisine haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının eyleminin Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız fiil teşkil ettiğini, zararın tazmininden davalının sorumlu olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi uyarınca kısmi dava açma hakkının kullanıldığını, şimdilik malzeme ve montaj bedeli ile KDV dahil toplam 7.180,74-TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamının talep edildiğini, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecinin işletildiğini ve anlaşamama ile sonuçlandığını, emsal mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere hasarın giderilmesi için yapılan tüm harcamaların ve işçilik bedellerinin sorumluluk kapsamında kaldığını, davalının itirazlarının dayanaksız olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 800,448-TL üzerinden itirazın iptaline, hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, arabuluculuk vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının 28.12.2023 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No: ... adresinde meydana geldiğini iddia ettiği hasar nedeniyle ... 2. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibine konu 800,448-TL tutarındaki alacak talebini kabul etmediklerini, müvekkil şirketin dava konusu mahalde herhangi bir kazı çalışması yapmadığını ve... ile olan sözleşmesinin 31.12.2022 tarihi itibarıyla sona erdiğini belirterek pasif husumet itirazında bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği malzeme bedeli dışındaki diğer alacak kalemlerinden feragat ettiğini ve bu kalemlerin hükme esas alınamayacağını ifade ettiğini, davacı kurumun tesisat döşeme işlemlerini ... tarafından yayınlanan Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usul ve Esasları kılavuzuna aykırı şekilde gerçekleştirdiğini ve kabloların standartlara uygun derinlikte döşenmediğini savunduğunu, benzer nitelikteki ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. , .... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. , ... K. , ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ve ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyalarında davacı Bedaş'ın kusurlu bulunduğuna dair bilirkişi raporları ve kararların mevcut olduğunu vurguladığını, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirttiğini, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi kalemlerin gerçek zarar ilkesiyle bağdaşmadığını ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararları uyarınca reddi gerektiğini açıkladığını, davacının hasar onarımı için özel olarak işçi tuttuğunu ispatlayamadığını ve genel idare giderleri kapsamında kalan işçilik bedellerinin talep edilemeyeceğini, dosyada fatura bulunmadığı için KDV talebinin hukuka aykırı olduğunu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini ve davacının kötü niyetli olması sebebiyle aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ...A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Hasar mahallinde müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, söz konusu hasarın muhatabının müvekkili şirket değil, dava dışı ... Ltd. Şti. olduğunu, müvekkil şirketin işi tamamen devrettiğini, müvekkili şirkete husumet yöneltileceğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının etüt koordinasyon bedeli, montaj, araç ve işçilik bedellerini isteyemeyeceği hususu yerleşmiş içtihat kararlarıyla kesinlik kazandığını, müvekkili şirkete husumet yöneltileceğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla dağıtılmayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşım maliyetinin talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu, dosyada fatura kesildiğine dair bir delil bulunmamasına rağmen hesaba % 18 KDV eklenmesi de hukuka aykırı olduğunu, davacının kusur durumunun da araştırılması gerekmekte olup soyut iddialarla açılmış işbu davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, faize itiraz ettiklerini, davacının icra inkar tazminat talebi haksız olduğunu, kötü niyet tazminat talebinde bulunduklarını, davanın ...Ltd. Şti.'ye ihbar edilmesini haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE:Dava, davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesise ait zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizde açılan dava, İİK'nın 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır. Dosyamıza getirilen ... 2. İcra Müd. ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 932,07-TL hasar bedeli ve 163,75 TL faiz olmak üzere toplam 1.095,82 -TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce iddia , savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen hasarda davalı tarafın kusur yada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın miktarının tespiti hususunda dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya rapor ibraz edilmiştir. Bilirkişi 11/05/2026 tarihli raporunda; İlgili adreste hasarın meydana geldiği tarihte verilmiş bir kazı ruhsatı olup olmadığının belirsiz olduğu, ancak davacı ... tarafının beyanlarına göre, davacı tarafa ait yer altı kablo tesislerinde oluşan hasara sebep olan kazı çalışmasından ... şirketinin dolayısıyla ... tarafının sorumlu olduğu, Davacı ... tarafından sunulan hasar belgelerine göre; kazı çalışmalarından kaynaklandığı belirtilen hasarın yer altı 1.£V kablosu dış çeperinde zedelenme şeklinde meydana gelen bir hasar olduğu ve 1. Ad. 0.6/1 kV Alüminyum Ek Muf (4x16 $mm”2) kullanılarak onarımının yapıldığı, ... tarafından yaptırılan onarıma ilişkin ayrı bir ödeme yapıldığını makbuz vb. belge de olmadığı için, emsal Yargıtay kararları uyarınca davacının yalnızca kullanılan malzeme bedelini talep edebileceği, davacı ... tarafının 28/12/2024 tarihinde meydana gelen yer altı elektrik kablosu dış çeperinde zedelenme şeklinde meydana gelen hasara ilişkin olarak, yapıldığı belirtilen onarıma dair sunulan harcama kalemlerinden yalnızca 667,04.-TL +KDV (96.18) = 787,11.-TL malzeme bedelinin talep edilebileceği ve alacak tutarının 28/12/2024 takip tarihi itibariyle 952,28 TL olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacı şirketin altyapısına zarar verip vermediği bu durum sebebi ile davacının oluşan zararının davalıdan tahsil edip edemeyeceğine yöneliktir dayanağı TBK 49.maddesinde haksız fiil sorumluluğudur.6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır. Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır. Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Yukarıdaki ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığından somut olayımıza bakıldığında, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davalının yapmış olduğu kazı çalışması neticesinde davacının alt yapısının zarar gördüğü ve bu zarar sebebiyle BEDAŞ tarafının 28/12/2024 tarihinde meydana gelen yer altı elektrik kablosu dış çeperinde zedelenme şeklinde meydana gelen hasara ilişkin olarak, yapıldığı belirtilen onarıma dair sunulan harcama kalemlerinden yalnızca 667,04.-TL +KDV (96.18) = 787,11.-TL malzeme bedelinin talep edilebileceği ve bu malzeme bedeline takip tarihine kadar işletilecek faiz bilirkişi raporunda 165,17 TL olarak hesaplanmış ise de davacının icra dosyasında 163,75 TL faiz talep etmesi sebebiyle taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının ... 2. icra müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 787,11 TL asıl alacak ve 163,75 TL işlemiş faiz olmak üzere 950,86 TL üzerinden devamına asıl alacak 787,11 TL'ye takip tarihinden itibaren TİCARİ avans faizi uygulanmasına karar verilmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 787,11 TL asıl alacak ve 163,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 950,86 TL üzerinden devamına, asıl alacak 787,11 TL'ye takip tarihinden itibaren TİCARİ avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin olarak alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 615,40 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 950,86 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kendini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine takdir olunan 144,96TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 7.862,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 6.822,64 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalılar tarafından belgelendirilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.078,19 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 621,81 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekili ve davalı... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 11/09/2026 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır