İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan 64.555,40 TL haksız zarar alacağına yönelik itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki belge, bir elektrik dağıtım şirketinin, sayaca müdahale ederek kaçak elektrik kullandığı tespit edilen davalının ilamsız icra takibine yaptığı itirazın iptali istemiyle açtığı davayı özetlemektedir; davacı vekili, önceki benzer tutanaklar nedeniyle artırılmış katsayıyla hesaplanan kaçak elektrik bedelinin tahsili amacıyla icra takibinin devamını talep etmiş olup, mahkemece atanan bilirkişi, davalının sayacı devre dışı bırakarak kaçak tüketim yaptığını, bedelin ise mevzuat uyarınca benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimleri ve cezai katsayı kullanılarak tespit edildiğini rapor etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/22 Esas
KARAR NO : 2026/760 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 08/01/2026
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi tarafından davalı ... aleyhine ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durdurulduğunu, davalıya ait işletmede 24.04.2025 tarihinde yapılan kontrollerde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik tüketimi yapıldığının ... seri numaralı tutanakla tespit edildiğini, bu tutanağa istinaden 64.555,40 TL tutarında kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, davalının daha önce de benzer tutanakları bulunduğu için ceza katsayısının 2,5 olarak uygulandığını, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispatlanana kadar geçerli resmi belgeler olduğunu, davalının itirazının borçtan kurtulmaya yönelik kötüniyetli bir davranış olduğunu, takip sonrası uygulanacak faiz oranının 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında olması gerektiğini, alacağın likit ve muayyen olması nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasal zorunluluk arz ettiğini belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
İlgili ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına ait uyap kayıtlarının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 64.555,40 TL kaçak elektrik bedeli, 4.647,99 TL gecikmiş gün faizi ve 929,60 TL faizin KDV'si olmak üzere 70.132,99-TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği ve davalı borçlunun dosya alacaklı şirkete borcun olmadığını belirterek borcun tamamına ve bütün ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Somut olayda, davalı takibe itirazında genel ifadelerle borca itiraz etmiş olup özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir.
Dosya davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu 09/07/2026 tarihli raporda; İlgili yerde sayacı devre dışı bırakarak, direkt bağlı bir tüketim yapıldığından, 44. Maddenin 1. Fıkrasının a bendi uyarınca herhangi bir tüketim tespiti yapılamayacaktır. Tüketim sayaçsız olarak yapıldığından, yine aynı fıkranın b bendi uyarınca da ihtilafsız dönem tayin edilemeyecektir. Ancak yine aynı maddenin 2. fıkrasının b bendinde, tüketilen elektrik enerjisi miktarının aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir denmektedir.
Söz konusu tüketim EPTHY 42. maddesinin 1. fıkrası c bendi uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaati oluşmuştur. İlgili mahalde daha önce de bir tutanak tutulmuş olduğundan; davalının ait olduğu “ticarethane” tarifesi esas alınarak ve EPTHY 46. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kaçak elektrik tüketim katsayısı 2,5 esas alınarak yapılması gerekmiştir. Kaçak tüketim tahakkuk bedeli; davaya tutanak için 20.221,86 TL, tahakkukun son ödeme tarihi olan 08.05.2025 ile takip tarihi olan 08.07.2025 arası işbu tüketime işleyen gecikme zammı ise 2.220,36 TL olarak tespit ve mütalaa edilmiştir. Şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Hal böyle olunca, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda davalının kullanımının kaçak kullanım olduğu anlaşılmakla ve davalının kullanımı sebebiyle davacının davalı aleyhine düzenlediği faturanın ve bu faturaya dayalı başlattığı takibin hukuka uygun olduğu ve davalının icra takibi sebebiyle davacıya borçlu olduğu kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 20.221,86 TL asıl alacak, 1.850,30 TL işlemiş faiz 370,06 TL KDV olmak üzere toplam 22.442,22 TL üzerinden devamına, asıl alacak 20.221,86 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalının ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 20.221,86 TL asıl alacak, 1.850,30 TL işlemiş faiz 370,06 TL KDV olmak üzere toplam 22.442,22 TL üzerinden devamına, asıl alacak 20.221,86 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.533,03 TL harçtan başlangıçta alınan 847,04TL'nin mahsubu ile bakiye 685,99 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvuru ve 847,04 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 22.442,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 10.072,90 TL yargılama giderinden kabul oranına göre 3.223,33 TL davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
6-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.472,00 TL'sinin davalıdan, 3.128,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/09/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır