Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar tazminatı davasında davacının sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri talepleri, sigorta şirketlerinin sorumluluğu ve kusur değerlendirmesi üzerine verilen istinaf kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu cismani zarara uğrayan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı talepleri üzerine açtığı davada, ilk derece mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna taşınması sürecini ve bu süreçte tarafların sunduğu iddia ve savunmaları özetlemektedir; davacının tazminat miktarlarını artırma çabalarına karşılık, davalı sigorta şirketleri dava şartı eksikliği, poliçe limiti, kusur oranları, maluliyet tespiti ve uygulanacak faiz gibi konularda itirazlarını dile getirmiş, ayrıca geçmiş istinaf kararları ve çelişkili kusur raporları da dahil olmak üzere davanın karmaşık seyrine değinilmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/387 - 2026/1343
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/387
KARAR NO : 2026/1343
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29.11.2024
NUMARASI : 2023/74 Esas 2024/816 Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1
VEKİLLİ : Av.
: 2 -
VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN :
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 10.09.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11.09.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.05.2018 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu ve sürücü...'in idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı aracın karıştıkları kaza sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını, olay nedeni ile davacının sürekli ve geçici iş göremezlik zararına uğradığını ve bakıcı ihtiyacı doğduğu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere HMK 107. maddeye göre 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 17.07.2018 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, 24.08.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı 8.705,46 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 93.361,61 TL ve bakıcı gideri zararını 2.901,82 TL olarak artırılmış, bölge adliye mahkemesi kaldırma karası sonrasında 27.09.2024 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 8.705,46 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 890.637,75 TL, geçici bakıcı ihtiyacından kaynaklanan tazminat alacağının 4.059,00 TL olacak şekilde artırmıştır.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan red edilmesini, kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını, kaza nedeni ile doğan zarardan davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davaya bakmaya yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, kazanın oluşuna ilişkin kusur durumunun ve davacının müterafik kusurunun usulüne uygun olarak, davacı tarafın yaralanmasına ilişkin maluliyet durumunun yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını ve yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını, kaza nedeni ile doğan zarardan davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, kazanın oluşuna ilişkin kusur raporu alınmasını, davacı tarafın yaralanmasına ilişkin maluliyet durumunun yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre mevzuata uygun olarak belirlenmesini gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin belirlenmesini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece verilen ilk karara karşı davalı ... AŞ vekili ile davalı ... AŞ vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 26.12.2022 tarih ve : 2020/1963 E. 2022/2425 K. sayılı kararı ile kaza nedeni ile Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/559 esas sayılı dosyasında görülen davada İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 22.11.2019 tarihli raporda da aynı gerekçeler ile ...'in %80 oranında, ...'in ise %20 oranında kusurlu bulunduğu, Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde devam eden davada ise sürücü ...'in kusursuz, ...'in ise tam kusurlu olduğunun belirtildiği, eldeki davada kusur konusunda uzman bilirkişiden alınan 05.08.2020 tarihli raporda; Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan değerlendirmeye iştirak edilmeyerek, kazanın meydana gelmesinde kaza tespit tutanağında yapılan tespitin benimsendiği, buna göre şerit ihlali yapan sürücü...'in asli ve %75 oranında, sürücü ...'in ise fren tedbirine etkin başvurmaması ve hızını ayarlamaması nedeni ile %25 oranında kusurlu bulunduğu, dava konusu kazanın oluşun tartışmalı olduğu, bu gibi durumlarda ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından hukuk hâkiminden çok daha elverişli konumda bulunması nedeni ile dava konusu kazaya ilişkin olarak kesinleşmeyen Çamardı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/96 esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılarak ceza mahkemesi kararının ve dolayısıyla oluşun kesinleşmesinden sonra, gerekirse kazadaki kusur durumunu belirler ve çelişkileri giderir şekilde, konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği, davacının kaza anında emniyet kemeri takıp takmadığı, takmıyor ise bunun yaralanmasına etken olup olmadığı belirlenerek, mahkemece müterafik kusur tartışılarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Çamardı ASCM 2018/96 esas nolu kesinleşme şerhli gerekçeli karar dosyaya kazandırılarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 22.01.2024 tarihli adli tıp kusur raporunda sürücü...'in %20, maktul sürücü ...'in %80 oranında kusurlu bulunduğu, 14.06.2024 tarihli hesap bilirkişi raporunda davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatı olarak 8.705,46 TL, bakıcı gideri olarak 4.059,00 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 890.637,75 TL hesaplandığı, davacının araç içerisinde yolcu konumunda olması ve kazada kusurunun bulunmaması yine davacı tarafından davalılardan müşterek ve müteselsil sorumluluk uyarınca talep de bulunulmuş olması nedeniyle hesaplanan tazminatlardan kusur indirimi yapılmadığı, davalı ... AŞ tarafından ... plakalı araç için tanzim edilen ZMMS poliçesinde ölüm-sakatlık için şahıs başına teminat limitinin 330.000,00 TL olduğu, davalı ... AŞ tarafından ... plakalı araç için tanzim edilen ZMMS poliçesinde ölüm-sakatlık için şahıs başına teminat limitinin 330.000,00 TL olduğu, yasal mevzuat uyarınca söz konusu teminat limitlerinin 01.01.2018 tarihinden itibaren 360.000,00 TL olarak güncellendiği, davacı vekili tarafından, davalı sigorta şirketinlerine yapılan ilk başvuru tebliğ tarihinin 04.07.2018 olduğu, 17.08.2018 tarihi itibari ile davalı sigorta şirketlerinin temerrüde düşmüş sayılabileceği, davacı vekili 27.09.2024 tarihinde ikinci belirleme dilekçesi sunduğu, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... AŞ nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan araç ile diğer davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kaldığı, davacının dava konusu kaza nedeniyle uğradığı bedensel özrü, geçici iş göremezliği ve bakıcı ihtiyacı sebebiyle doğan zararından davalıların sorumlu olduğu, davacının aracın içinde yolcu olduğu, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden davacının emniyet kemeri takmadığına dair bir belirleme bulunmadığı gibi davacının yaralanmasının araç dışına fırlamak suretiyle meydana geldiğine dair de bir belirleme bulunmadığından davalının bu savunmasına itibar edilmediği, davacının hem kazanın oluşumunda hem de zararın artmasında her hangi bir mütefarrik kusurunun bulunmadığı, kaldırma kararından önceki mahkeme kararına sadece davalıların istinaf yoluna gittikleri, davacının kararı istinaf etmediği, kaldırma kararından önce kusur oranı davacı lehine gelmiş ise de usulü kazanılmış hak ilkesi gereğince davalılar açısından ilk verilen tazminat miktarından daha yüksek tazminata hükmedilemeyeceğinden davacı yanca sunulan son tarihli dava değerini belirleme dilekçesine hükme esas alınmadığı, davalı ... AŞ nezdinde aracın hususi araç olması, diğer davalı nezdinde sigortalı aracın kamyonet olup kullanım amacının hususi olması nedeniyle davacının ancak yasal faiz talep edebileceği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile, 8.705,46 TL geçici iş göremezlik, 93.361,61 TL sürekli iş göremezlik ve 2.901,82 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 104.968,89 TL 'nin 17.07.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana trafik kazası neticesinde... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının geçici ve sürekli iş göremez hale ve bakıma muhtaç hale geldiğini, kaldırma ilamı öncesinde Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemenin 05.10.2020 tarih ve 2020/498 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile 8.705,46 TL geçiçi iş göremezlik, 93.361,61 TL sürekli iş göremezlik ve 2.901,82 bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 104.968,89 TL'nin 17.07.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine kararın kaldırıldığını, kaldırma ilamı sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda, 2024/816 K. Sayılı 29.11.2024 tarihli karar ile davanın kısmen kabulü ile 8.705,46 TL geçici iş göremezlik, 93.361,61 TL sürekli iş göremezlik ve 2.901,82 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 104.968,89 TL 'nin 17.07.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, istinaf kaldırma kararı sonrası düzenlenecek raporun güncel asgari ücret verilerine göre tanzim edilmesi ve kararın güncel rapor doğrultusunda verilmesi gerektiğini, kaldırma ilamı sonrası 14.06.2024 tarihli hesap bilirkişi raporu alındığını, 2024 asgari ücret verileri TRH-2010 bakiye ömür tablosu ve prograsif rant yöntemine göre hazırlanan söz konusu raporda davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 8.705,46 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 890.637,75 TL, geçici bakıcı ihtiyacından kaynaklanan tazminat alacağının 4.059,00 TL olduğunun tespit edildiğini, 27.09.2024 tarihli ikinci değer artırım dilekçesi ile dava değerinin artırıldığı ancak mahkemece bu değer artırım dilekçesinin hükme esas alınmadığını, asgari ücretteki değişiklikler ve hükme en yakın tarihteki asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilmesi gerektiğini ve usuli kazanılmış hakkın istisnası olduğunu, karar tarihinde tam kabul olan bir karara karşı istinaf yoluna gidilerek alacak artsın amacıyla bir hukuki işlem yapmak hem yargı birimlerini meşgul etmek anlamına geleceğini hem de usul ekonomisi ilkelerine de aykırı düşeceğini, yerel mahkeme tarafından davalılar lehine davanın reddedilen toplam kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre hesaplanacak ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretini de geçmemek üzere tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan ve dosyada mübrez tüm bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, hesaplama tekniği, maluliyet oranı ve süreleri, maluliyete esas alınan yöntem ve teknikler, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer veriler de hatalı olup rapora itiraz ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1.Dosya kapsamına göre davalı sigorta şirketleri tarafından kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesi ile sigortalı araçların karıştığı trafik kazası neticesinde kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan raporunda trafik kazasına bağlı tüm vücut engellilik oranının %21 oranında olacak, iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayacak, iki ay süre ile bakıcı ihtiyacı doğacak şekilde yaralandığı, Bölge adliye mahkemesi kaldırma kararında belirtilen ilkeler sonrası dosyaya kazandırılan 22.01.2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunca düzenlenen açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli kusur raporu ile ceza dava dosyası kapsamında olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, dosya kapsamında düzenlenen raporlar da değerlendirilerek, olayın oluş şekline uygun düşecek ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek biçimde taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusur değerlendirilmesi yapılarak, sigortalı araç sürücüleri...'in sevk ve idaresindeki kamyonet ile karşı yönden şeridine girmiş vaziyette gelmekte olan otomobil nedeniyle hızını azaltıp, yolun en sağına yanaşıp kendi yön bölümü içerisinde kalacak şekilde etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip sola yönelerek karşı yön bölümüne geçtiği olayda %20 oranında tali, diğer sigortalı araç sürücüsü ...'in ise sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, virajlı yol bölümünde hızını azaltıp, kendi yön bölümü içerisinde kalacak şekilde seyrini sürdürmeye özen göstermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek, hatalı bir şekilde karşı yön bölümüne geçip şerit ihlali yapmak suretiyle %80 orarnında asli derecede kusurlu olduğunun tespit edildiği, yine dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile belirlenen kusur, maluliyet oranı ve süreleri ile dikkate alınarak ev hanımı olan davacının net asgari ücret üzerinden geçici iş göremezlik tazminatı, bu sürenin bitiminden itibaren maluliyet oranı, TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak, yapılan hesaplama doğrultusunda; önceki kararın davacı tarafından istinaf edilmemiş olması nedeni ile davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek, davacı tarafın ikinci değer artırım dilekçesi dikkate alınmaksızın, dava konusu tazminat kalemleri yönünden önceki kararda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere karar verildiği anlaşılmaktır.
Bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessese Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir. Usulü kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir.(Yargıtay İBKnın 04.02.1959 tarih ve 1957/13 E. 1959/5 K.,09.05.1960 tarih ve 1960/21 E. 1960/9 K.)
Somut olayda da, Ankara BAM 26. HD'nin 26.12.2022 tarih ve 2020/1963 E. 2022/2425 K. Sayılı kararı ile verilen kaldırma kararı öncesinde Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.10.2020 2019/195 E. 2020/498 K. sayılı ilk kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından ilk kararda hükmedilen tazminat miktarı davacı aleyhine, davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşturacak olup davacı ve davalı leh ve aleyhine oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi gerekir. Nitekim, eldeki dava dosyasına konu somut olayda da davacı ihtiyari dava arkadaşı olarak davalılar hakkında dava açmış, ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen karar davacı tarafından istinaf edilmemiştir. Dolayısıyla verilen karar, davacı yönünden şekli anlamda kesinleştiğinden, söz konusu karardaki hak ve borçları çerçevesinde davalıların sorumlulukları belirlenmesi gerekir.
Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğrayan davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderine hak kazanmış olmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, tazminat kalemlerinin uygulamada benimsen ilkelere uygun düşecek ve yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, ilk karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması nedeniyle ilk karar ile hükmedilen miktarın davacı yönünden şekli anlamda kesinlemiş olması nedeniyle ilk karar ile hüküm altına alınan tazminat miktarını geçmemek üzere karar verilmiş olmasında, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ. maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda hükmedilecek vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamında kaldığı aynı kanunun 326. maddesi gereğince de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı ile davalılar yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olup, mahkemece davacının davasının kısmen kabulü ile toplam 104.968,89 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olmasına rağmen, 6100 sayılı HMK'nın 323, 326 ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. İle 3/2. maddesi gereğince davacı lehine hükmedilen vekalet ücret miktarı geçemeyecek şekilde ret nedeni aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücreti takdir edilmek suretiyle vekalet ücretinin belirlenmesi, gerekirken yazılı şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE 8.705,46 TL geçici iş göremezlik, 93.361,61 TL sürekli iş göremezlik ve 2.901,82 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 104.968,89 TL 'nin 17.07.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 7.170,42 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL peşin harcın,357,84 TL ıslah harcının ve 2145,00 TL dava değerini belirleme harcının mahsubu ile bakiye 4.631,68 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı yargılamada vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalılar yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. Maddesi gereğince belirlenen 30.000,00 TL vekalet davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
6-Davacı tarafından BAM kaldırma kararı öncesi ve sonrası olmak üzere yapılan 1.421,00 TL posta masrafı, 35,90 TL başvurma harcı 35,90 TL nisbi harcı , 2.145,00 TL ve 357,84 TL ıslah harcı ve 4.700,00 TL bilirkişi masrafı 5.000 TL ATK masrafı, istinaf karar harcı 44,40 TL, istinaf kanun yoluna başvurma harcı 121,30 TL toplamı olan 13.861,34 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 1.982,17 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,
7-BAM kaldırma kararı öncesi ve sonrası davalı davalı ... A.Ş tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvuru harcı 148,60 TL ve istinaf karar harcı 1.793,00 TL olmak üzere toplam masraf 1.941,6 TL'nin kabul ve red oranları nazara alınarak takdiren 1.663,95 TL'sinin davacıdan alınarak ... A.Ş'ye verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde kalmasına, davalı ... A.Ş tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvuru harcı 148,60 TL ve istinaf karar harcı 54,40 TL, istinaf tamamlama harcı 1738,60 toplamı 1941,6 TL'nin kabul ve red oranları nazara alınarak takdiren 1.663,95 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... AŞ'ye verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde kalmasına,
8-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 75,00 TL yargılama gideri ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 10.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n