Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda, kamu davasının ertelenmesi kararındaki usulüne uygun itiraz yolu bildirim eksikliği nedeniyle kovuşturma şartının oluşmadığı mahkumiyet kararına kanun yararına bozma.
Özet: Adalet Bakanlığının talebi üzerine, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet kararının kanun yararına bozulması istenmiştir; zira sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın, itiraz yolu, süresi ve merciine dair eksik bildirim nedeniyle usulüne uygun kesinleşmediği, bu sebeple kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve hakkında durma kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/178 E, 2024/402 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 29.04.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.09.2025 tarihli ve 2025/3721 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/106077 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/106077 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 28.01.2021 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu kararda itiraz yolu, süresi ve merciine ilişkin bir bilginin yer almadığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, müsnet suçtan açılan kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 19.09.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2020 tarihli ve 2020/123553 Soruşturma, 2020/5945 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüpheli hakkında, 02.01.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma dosyasının birleştirildiği, şüphelinin, erteleme süresi zarfında 20.03.2022 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2022 tarihli ve 2020/123553 Soruşturma, 2022/35065 Esas, 2022/25672 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 43/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2023 tarihli ve 2022/646 Esas, 2023/197 Karar sayılı kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli ve 2023/2875 Esas, 2023/4660 Karar sayılı kararı ile bozulmasını takiben, yeniden yapılan yargılama sonunda, İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.03.2024 tarihli ve 2024/178 Esas, 2024/402 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.B. 5237 sayılı TCK'nın 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır." hükmü ile 5271 sayılı CMK'nın 171/2. maddesinde yer alan "(Değişik:17/10/2019-7188/19 md.) Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir." hükmü ve 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinde yer alan "Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren (7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre) iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir." hükmü birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2020 tarihli ve 2020/123553 Soruşturma, 2020/5945 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süre ve merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, erteleme kararının şüpheliye 28.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin tebliğ tarihinden itibaren süresi içinde karara itiraz etmemesi üzerine erteleme kararının kesinleştiği anlaşıldığından, Kanun yararına bozma istemi ve Tebliğnamede belirtilen gerekçe yerinde görülmemiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.04.2026 tarihinde karar verildi.