Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda, FETÖ iltisakıyla meslekten çıkarılan hâkimin göreve iade ve özlük hakları talebinin reddi kararına yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılan eski bir hakimin, meslekten çıkarma kararının iptali, kamu görevine iadesi ve yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi talebiyle açtığı davanın, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından reddedilmesi üzerine, bu ret kararının temyiz edilmesini konu almaktadır; Daire, davacının örgütsel hiyerarşi içinde iletişim tespiti kararları vererek tarafsızlığını kaybettiği sonucuna ulaşarak meslekten çıkarma işlemini hukuka uygun bulmuş, ancak göreve iade talebini idari yargının yerindelik denetimi yapamayacağı ve idarenin takdir yetkisini kaldıramayacağı gerekçesiyle reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2024/1673Karar No : 2025/1020TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) :...... Kurulu VEKİLİ : Av....İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 28/12/2023 tarih ve E:2023/5584, K:2023/20838 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: ... Hakimi olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin... tarih ve K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun...... tarih ve K:...sayılı kararının iptali ile kamu görevine iadesi ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 28/12/2023 tarih ve E:2023/5584, K:2023/20838 sayılı kararıyla; Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve .../... sayılı kararı ile davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun anılan kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açtığı davada, Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile;"... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 06/04/2023 tarih ve E:2021/3736, K:2023/704 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, Bu durumda, davacının örgütsel hiyerarşik ilişki içerisinde kendine verilen görevi yerine getirmek amacıyla "iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilebilmesi ile kişilerin kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve işyerlerinin teknik araçlar ile izlenebilmesi, ses veya görüntü kaydı alınması" yönündeki taleplerin kabulüne karar verdiği, planlı ve sistemli bir biçimde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir parçası olarak örgütten alınan emri uygulamaya koymak suretiyle tarafsızlığını kaybettiği, bu itibarla, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararda ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği, Öte yandan; davacının göreve iadesi istemi yönünden yapılan incelemede; Anayasanın 125. maddesinin 1. fıkrasında, yargı yetkisinin idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında ise, İdari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, İdari mahkemelerin; yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri kurala bağlanmış olup; anılan düzenlemeler gereği davacının görevine iadesine karar verilmesi istemi birlikte değerlendirildiğinde, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilmesine hukuki olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, adil yargılanma, özgürlük ve güvenlik, sosyal güvenlik, etkili başvuru, özel hayata ve aile hayatına saygı ile mülkiyet haklarının, suç ve cezaların şahsiliği ve kanuniliği ile hukuk devleti ilkelerinin, masumiyet karinesinin, çalışma özgürlüğünün ihlal edildiği, suç teşkil eden herhangi bir eyleminin olmadığı, hakkında adli mercilerce yürütülen ceza yargılamasının sonucunun beklenerek bir karar verilmesi gerektiği, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b)Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Davacının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 28/12/2023 tarih ve E:2023/5584, K:2023/20838 sayılı kararının ONANMASINA,3. Kesin olarak, 08/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.