Danıştay 5. Daire, 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, AİHM Yüksel Yalçınkaya kararı gerekçesiyle göreve iade talebinin reddine ilişkin istinaf başvurusunun reddini hukuka uygun bulan bölge idare mahkemesi kararının temyizini reddetti.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan ve OHAL Komisyonuna yaptığı göreve iade başvurusunun reddi üzerine açtığı iptal davası idare ve bölge idare mahkemelerince reddedilen davacının, Yüksel Yalçınkaya kararı ilkeleri, OHAL sonrası anayasal dayanak kalmaması, adil yargılanma ihlali gibi gerekçelerle temyiz ettiği karar, yüksek mahkeme tarafından, bölge idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun bulunması ve bozmayı gerektiren bir neden görülmemesi üzerine onanarak, davanın reddi kesinleşmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/13071 E.  ,  2025/9919 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/13071
Karar No : 2025/9919
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin...tarih ve...... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin somut olayda dikkate alınması gerektiği, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceğinden olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte kamu görevinden çıkarılmasının Anayasal dayanağının kalmadığı, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının bireyleri bağlayıcı olmadığı, İdare Mahkemesi kararında yer verilen gerekçelerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ceza hukuku güvencelerine uygun bir yargılama yapılması gerektiği, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin dikkate alınmadığı, hakkındaki ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, anılan kararda 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra örgütsel faaliyette bulunup bulunmadığının tespit edilemediğinin açıkça belirtildiği, kurum kanaatinin hukuki delil niteliğine haiz olmadığı, kamu görevinden çıkarılmasından sonra anılan tanık beyanlarının işleme gerekçe olarak gösterilemeyeceği, ... isimli gizli tanıktan elde edilen verilere itibar edilemeyeceği, emsal nitelikteki yargı kararlarının dikkate alınmadığı, Bakanlar Kurulunca kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisi kullanıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.