Bölge Adliye Mahkemesi, davacı kooperatifin üyelik borçları ve dükkan satışından kaynaklanan alacak talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yapmıştır.
Özet: Davacı kooperatifin bir üyesinden ticari satıştan kaynaklanan alacak talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kooperatif defterlerindeki kayıtlara dayanarak 92.300 TL ana paranın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermesi üzerine, davalının borcun aidat değil dükkan satış bedeli olduğu, senet iadesiyle ödendiği, kararın kendi içinde çelişkili ve hatalı olduğu gerekçeleriyle istinaf yoluna başvurarak kararın bozulmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : ...NUMARASI : ...Esas ... KararDAVACI : ... -VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... - ... ...VEKİLLERİ : Av. ...- Av. ...-DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : ... ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ...Esas ... sayılı kararının yapılan İstinaf yarılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile; davalının, davacı kooperatif üyesi olduğunu, ancak üyelik vazifelerini yerine getirmediğini, ödemesi gereken borçlarını ödemediğini belirterek, fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 Tl'nin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; davacının iddialarının yerinde olmadığını, Kooperatifler Kanununun 16.maddesine göre iki haklı ihtar çekilmesi gerektiğini, bu sebeple davanın hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; taraflar arasıda ... dükkanın peşin bedel ile satışı hususunda anlaşma olduğu ve bu anlaşmaya istinaden bağımsız bölüm tapusunun devrinin yapıldığı, davacı kooperatif defterlerinde ise 100.300,00 TL alacağa istinaden 8.000,00 TL tahsilat yapıldığının gözüktüğü, neticeden davacının 92.300,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının hissedarı ve yöneticisi olduğu ... Ltd Şirketinin davacı kooperatiften aldığı senetleri geri iade etmesinin davalının borcuna istinaden yapılıp yapılmadığının ispat edilemediği belirtilerek, 92.300,00 Tl alacağın her bir ay için muaccel olduğu tarihlerden itibaren işleyecek yıllık %9 yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili vermiş olduğu istinaf dilekçesi ile; dava konusunun aidat bedeli olmayıp dükkan satış bedeli olduğu, mahkemece davacının talebinin hangi üyeliğe ait aidat alacağı olduğunun açıklattırılmadığını, davalının dükkanı 29/03/2010 tarihli genel kurulun 10.maddesi ile 20/05/2010 tarihli sözleşme ile 100.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını, dükkan yönünden davalı kooperatif üyesi olmadığını, dükkan bedelinin kooperatif tarafından davalıya ve şirketine verilen senetlerin iadesi ile ödendiğini, senetlerin 19/08/2015 tarihinde kooperatif üyesi Güner Çoban'a teslim edildiğini, akabinde senetlerin de kaybolduğunu, senetlerin kooperatif kayıtlarına işlenmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senetlerin kooperatif tarafından dosyaya ibrazı gerektiği, defterlerin davacı lehine olma şartını taşımadığını, yargılamanın hiçbir aşamasında davacının talebi olmadan davanın konusunun ... daire bedeli olduğunu, mahkemece re'sen karar verildiğini, verilen kararın kendi içerisinde çelişkili olduğunu, kararın aidat bedeli gibi yazıldığını, ancak muacceliyet tarihleri ile aidat bedelleri belirlenmeden toplam alacağın gösterildiğini,bu şekli ile kararın infazının sorunlu olacağını, ilk bilirkişi raporuna göre karar verildiği belirtilmiş ise de rapora aykırı hüküm kurulduğunu, alacağın aidat alacağı olduğu kabul edilse dahi iki haklı ihtar göndererek ihraç kararı alınıp üyelik karşılığı daireye el konularak tahsilat yapılması gerektiğini, bedelsiz alacak davası açılamayacağını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava; davacı kooperatifin üyesi olan davalıdan kooperatif üyelik alacaklarının tahsiline ilişkindir. Her ne kadar dava dilekçesinin gerek açıklama kısmında gerekse sonuç kısmında ne kadar miktarın tahsilinin talep edildiği belirtilmemiş ise de; dava değeri kısmında harca esas değer olarak 20.000,00 TL gösterildiğinden, talebin 20.000,00 TL'nin tahsiline yönelik olduğu kabul edilmiştir. Davacı kooperatifin defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan 01/12/2014 tarihli rapora göre; davalının davacı kooperatifte üç adet üyeliğinin mevcut olduğunu, bu üyeliklerden ... daireye ait olanını 07/05/2010 tarihinde bütün hak ve vecibeleri ile ...'e devrettiği,.... ... No'lu daire yönünden olan üyeliğin ise 23/06/2012 tarihinde ...'dan devralınması sonucu oluştuğunu, ... (dükkan) üyeliğin ise 20/03/2010 tarihinde oluştuğu anlaşılmıştır. Ticari defter kayıtlarına göre davalının ...'e öyeliğinin devri sonucunda 28/02/2011 tarihi itibariyle borcunun bulunmadığı kayıtlıdır. Aynı tarihte dükkan satışından dolayı 10.300,00 TL borçlu olduğu, bu borcun diğer yıllara devrettiği, 24/09/2012 tarihinde ....000,00 TL tahsilat ile 95.300,00 TL'ye düştüğü, 26/02/2013 tarihinde ise 3.000,00 TL tahsilat sonucu 92.300,00 TL'ye düştüğünün kayıtlı olduğu görülmüştür. Bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; ...'e devredilen ... daire yönünden bir borcun mevcut olmadığı, ... dükkan yönünden ise sözleşmede 20.000,00 TL'nin peşinat olarak verileceğinin yazılı olduğunu,davacı defterinde kayıtlı olmasa dahi 20.000,00 TL peşinat, ....000,00 TL ve 3.000,00 TL tahsilatlar göz önüne alındığında; bakiye borcun 72.000,00 TL olduğu, ... no'lu daire yönünden ise davalının aidat borcu bulunduğuna dair bir tahakkukun kayıtlı olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu üzerine davacı vekili tarafından verilen 24/02/2015 tarihli dilekçe ile alacak kalemlerinin; ... daire için 90.900,00 TL, ... dükkan için 92.300,00 TL,.... No'lu daire için 91.500,00 TL olmak üzere toplam 274.700,00 TL olduğu belirtilmiştir. 14/12/2015 tarihli Ek Rapora göre ise; davalının hissedarı ve yöneticisi olduğu dava dışı ... Ltd Şirketinin davacı şirketten alacağına istinaden almış olduğu her biri 20.060,00 TL bedelli senetlerin dükkan bedelinin karşılığı olarak davacı kooperatife iade edildiği, kabul edildiği takdirde davacının davalıdan alacaklı olmadığı belirtilmiştir. Bir başka bilirkişi kurulundan 25/01/2017 tarihli rapor alınmıştır. Alınan bu rapora göre; davalının ... dükkan için 100.675,00 TL, C Blok ... No'lu Dubleks daire için 100.675,00 TL borcunun olduğu belirtilmiştir. Alınan 23/03/2017 tarihli Ek Rapora göre ise; davacının dubleks daire için 16.000,00 TL eksik hesaplama yapıldığı yönündeki talebi kabul edildiği takdirde davalının aidat borcunun 294.750,00 TL ve 54.019,35 TL gecikme faizi olduğu, 16.000,00 TL eksik hesaplandığı yönündeki iddiası kabul edilmediği takdirde davalının 278.750,00 TL aidat borcu, 49.939,45 TL gecikmiş faiz borcu olduğu belirtilmiştir. Davalı, dava konusu olan ...dükkanı, davacı kooperatifin 31/03/2013 tarihinde yapılan genel kurulun 9.maddesine istinaden sabit bedel ile satış suretiyle satın aldığını ve bu satış için taraflar arasında 20/05/2010 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi düzenlendiğini ve bu sözleşlede satış bedelinin 100.000,00 TL olarak belirlendiğini belirtmiştir. Davacı kooperatifin 31/03/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı genel kurulun 9.maddesinde "Kooperatif yönetimi tarafından satılacak olan dairelerin satış bedellerinin ve minimum fiyatların daireler için 140.000,00 TL, dubleks daireler için 110.000,00 TL , dükkanlar için 100.000,00 TL aşağı olmamak kaydıyla pazarlık usulü ile satışı için yönetim kuruluna bir yıllığına oy birliği ile yetki verildi" şeklinde karar alınmıştır.Bu karara istinaden davacı ile davalı arasında 20/05/2010 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi düzenlenmiştir.Bu sözleşmede 6 nolu dükkanın 100.000,00 TL bedel ile davalıya satıldığı belirlenmiştir. Ödeme planı başlıklı 6.maddede ise; peşinatın 20.000,00 TL olduğu, kalan kısmının ise 2010 yılı sonuna kadar bitirileceği düzenlenmiştir. Bu sözleşmenin yapıldığı gün itibariyle ... dükkandan dolayı davalının kooperatife üyeliği de kayıt altına alınmıştır. Gerek genel kurul kararına gerekse taraflar arasındaki gayrimenkul satış sözleşmesine göre davalının ... dükkana sabit fiyatlı olarak satış suretiyle davacı kooperatiften satın aldığı anlaşılmaktadır. Davalının, davacı kooperatifte ... ve ... no'lu daireler yönünden de üyeliği bulunmaktadır. Bu Ancak ... daireye ait üyelik 28/02/2011 tarihinde bütün hak ve vecibeleri ile birlikte ...'e devredilmiştir. Bu üyelikten dolayı davalının borcu yoktur. Davacının ticari defterleri de davalının borcu olmadığını teyit etmektedir. Davalının ... Blok ... no'lu daire yönünden üyeliğine ait borç ilişkisi ise ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından alacak iddiasının B 6 no'lu dükkana yönelik olduğu, diğer üyeliklere yönelik talep olmadığı belirtilerek karar verilmiş ise de; yukarıda yazılı olduğu üzere davacının 24/02/2015 tarihli dilekçesinde belirtildiği üzere diğer üyeliklere yönelik alacak iddiası olduğu da görülmektedir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin bu husustaki gerekçesi yerinde görülmemiştir. Ancak davacı tarafından bu husus istinaf sebebi yapılmadığından, dairemizce de incelenmemiştir.Bunun yanında davacı kooperatifin 11/08/2014 tarih 2014/7 no'lu yönetim kurulu kararı ile davalının .... ve ... no'lu daireler yönünden üyelikten ihraç edildiği de görülmüştür. Davacının istinaf yoluna gelmemesi nedeniyle, dairemizce inceleme; ... no'lu dükkan yönünden davalının borcu olup olmadığı hususunda yapılacaktır. Davalı öncelikle borcun aidat borcu olmadığını, dükkanın satış suretiyle alındığını belirtmektedir. Davalının bu iddiası yerindedir. Davalının dükkan yönünden aidat borcu mevcut değildir. Satış bedeli yönünden ise; inceleme aşağıda yapalıcaktır. Taraflar arasında düzenlenen 20/05/2010 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesine göre satış bedeli 100.000,00 TL'dir. Bunun 20.000,00 TL'si peşin olarak ödenecek, bakiye ise 210 yılı sonuna kadar bitirilecektir. Dükkanın satışı ve devri davalıya yapılmıştır. Bu hususta bir ihtilaf yoktur.İhtilaf; ödemeler noktasında toplanmaktadır. Dükkanın devri yapıldığından, ödemeleri davalı ispat edecektir. Davalı, ispat olarak; kendisinin yöneticisi ve hissedarı olduğu ... Ltd Şirketinin, davacı kooperatiften alacaklı olduğunu, bu alacaklara istinaden bono tanzim edilerek kendisine verildiğini, dava dışı şirketin de her biri 20.060,00 TL bedelli senedi dükkanın ödemesi olarak davacı kooperatife iade ettiklerini iddia etmiştir. Davacı vekili; bu iddiayı kabul etmemektedir. Senetlerin aslı, her iki tarafça da dosyaya ibraz edilememiştir. Davacı, almadığını, davalı ise davacıya teslim edildiği için kendisinde bulunmadığını belirtmektedir. Sadece suretleri sunulmuştur. Senedin, davalının borcunun ödemesi olarak davacıya iade edildiğinin davalı tarafından ispat edilmesi gerekir. Davalı, ispat delili olarak; ... tarafından imzalı 07/04/2015 tarihli belgeyi sunmuştur. Bu belgede belirtilen senetlerin ...Nolu dükkan ödemesi olarak alındığı yazılıdır. Yine aynı tarihli ... tarafından düzenlenmiş belge dosyaya ibraz edilmiştir. Görüldüğü gibi bu belgeler davadan sonra düzenlenen belgelerdir. Belgeleri düzenleyen kişiler davacı kooperatifin eski yöneticileridir. Yani belgelerin düzenlendiği tarihte yönetici değillerdir. Dolayısıyla kooperatif adına borç ilzam eden beyanlarda bulunamazlar. Senetlerin değeri itibari ile de tanık dinlenemez. Bu beyanlar yazılı tanık beyanı gibi de değerlendirilse dahi tanıkla ispatı mümkün olmadığından, bu yönü ile de ispat edici belge olarak kabul edilemez.Davalı tarafından dosyaya yine tutanak başlıklı 19/08/2015 tarihli belge sunulmuştur. Bu belgede de bahsedilen beş adet senedin .......(Mali Müşavir) tarafından .........'a teslim edildiği yazılıdır. Ancak niçin teslim edildiği yazılı değildir. ..........ın ise teslim tarihinden kooperatif yöneticisi olduğu ancak kooperatifi temsile tek başına yetkili olmadığı görülmüştür. Buna göre; davalının no'lu dükkanın satış bedelini ödediğini ispat edememiştir.Bu nedenle davalının ve no'lu dükkandan dolayı davacıya borçlu olduğu kabul edilmiştir. 20/05/2010 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinde satış bedeli olarak toplam 100.000,00 TL belirlenmiştir. Bu nedenle davalının da borcu 100.000,00 TL'dir. Davacı kooperatifin defterinde 100.300,00 TL yazılmasının sebebi anlaşılmamıştır. Defterde bu miktarın yazılmış olması borcun o kadar olduğunu göstermez. Bu nedenle davacının toplam borcu sözleşmede yazıldığı üzere 100.000,00 TL'dir. Ancak davacı kooperatifin ticari defterlerinde 8.000,00 TL tahsilat yapıldığı yazılı olduğundan, bakiye borç 92.000,00 TL'dir. Davacı tarafından, dava dilekçesinde; faiz talebinde bulunulmamıştır. Sonradan verilen ıslah dilekçesinde aidat alacaklarının muaccel oldukları tarihten itibaren işleyecek gecikme faizi ile birlikte hüküm altına alınması talep edilmiştir. Ancak davacının .... no'lu dükkandan dolayı alacağı, dükkanın satış bedeli bakiyesi olup aidat alacağı değildir. Dolayısıyla genel kurullarda alınmasına karar verilen aidatlarla birlikte değerlendirilemez. Gayrimenkul satış sözleşmesinde 20.000,00 TL'nin peşin, bakiyesinin ise 2010 yılı sonuna kadar ödeceği belirlenmiştir. 20.000,00 TL peşinat için sözleşme tarihi olan 20/05/2010 tarihinde temerrüt oluşmuştur. Bakiye 80.000,00 TL için ise 31/12/2010 tarihi itibariyle temerrüt oluşmaktadır. Fakat B 6 no'lu dükkan için de davalı kooperatif üyeliğine kaydedilmiştir. Dolayısıyla bu alacak kooperatif üyelik alacağı olmuştur. Kooperatifi 02/03/2014 tarihinde yapılan 2013 yılı genel kurulun 9.maddesinde gecikme cezalarının ve faizlerin silinmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla davacının borcundan dolayı işleyen temerrüt faizi de silinmiştir. Aidat alacağı olmadığı için yani tahsil yönünden yeniden ödeme için muayyen bir gün belirlenmediğinden, genel kurul tarihinden sonraki dönem için davalının ihtarname ile temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Bunun yanında ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda aidat alacağının her bir ay için muaccel olduğu tarihlerden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmiştir. Kararda muacceliyet tarihleri dolayısıyla faizin işlemeye başlayacağı tarihler belirtilmemiştir. Bu husus infazda tereddütlere yol açacaktır. Muacceliyet tarihinin mahkeme tarafından belirlenmesi gerekir. Bunun haricinde yukarıda belirtildiği gibi alacak aidat alacağı olmayıp satış bedeli alacağıdır. Bu sebeple davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz talep edilebilinir. Mevcut davada; gerek dava tarihine kadar gerekse ıslah tarihine kadar davacı tarafından davalı temerrüde düşürülmemiştir. Bu sebeple 92.000,00 TL alacağın 18/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmiştir. Anlatılan bu açıkmalar neticesinde ilk derece mahkemesinin ... tarihli kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile; 92.000,00 TL alacağın 18/05/2017 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; Davalının İstinaf başvurusunun KABULÜNE, ... ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih...Esas ... sayılı Kararının KALDIRILMASINA, ...-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 92.000,00 TL alacağın 18/05/2017 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 6.284,52 TL karar harcından, peşin olarak alınan (341,55 TL peşin+ ....234,71 TL ıslah harcı olmak üzere) toplam ....576,26 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.708,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 3.695,11 TL yargılama giderinin kabul edilen ve reddedilen miktar oranlandığında %99 kabul oranı üzerinden ölçümlenen 3.685,15 TL yargılama gideri ile peşin olarak yatırılan toplam ....576,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, ...-Taraflarca yatırılan gider avansından artan tutarın hüküm kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi gereğince taraflara iadesine, 6-Davacı vekili yararına ölçümlenen 10.110,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Reddedilen miktar üzerinden davalı vekili yararına A.A.Ü.T 13/2 maddesi gereğince ölçümlenen 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, İstinaf Yargılaması Yönünden;...-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan ....576,25 TL istinaf karar harcının davacıya iadesine, 2-Davalı tarafından yapılan (posta masrafı olmak üzere) toplam 56,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, artan gider avansının istek halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. ... Başkan ...(e-imza) ... Üye ... (e-imza) ... Üye ...(e-imza) ... Katip ...(e-imza)