İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı dolandırıcılık ve hile iddialarıyla, taraf sıfatı verilmeyen alacaklının yargılamanın yenilenmesi talebinin incelenmesi.
Özet: Davacı vekili, müvekkilinin taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden doğan alacaklı sıfatına rağmen, taraf olmadığı bir tespit davasında verilen ve mülkiyet haklarını etkileyen kesinleşmiş hükmün, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 375 ve 376. maddeleri uyarınca, karşı tarafın hileli davranışları, sonradan ele geçen delillerin sunulamaması ve müvekkiline savunma hakkı tanınmaması gibi gerekçelerle yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılmasını, müvekkiline taraf sıfatı verilerek davanın çekişmeli yargı usulüne göre yeniden görülmesini talep ederken; davalı taraf, yargılamanın iadesi başvurusunun hak düşürücü süreyi aştığını, çekişmesiz yargı işlerinde bu kurumun uygulanamayacağını ve iddia edilen hile şartlarının somut olayda gerçekleşmediğini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/247 Esas
KARAR NO : 2026/602
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 18/07/2025
KARAR TARİHİ : 09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kendisi ile ... arasında ... 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan 27 adet taşınmazın 31/08/2025 tarihinde 160.000.000,00-TL bedel karşılığında kendisine satılmasının taahhüt edildiğini, bu sözleşmenin şirket adına münferiden temsile yetkili Steven ... tarafından imzalandığını, ...'ın yetkili olduğunun ... 13. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirküleri, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... tarihli ve ... sayılı nüshası ile ...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... tarihli ticaret sicil tasdiknamesi ile sabit olduğunu, bu resmi belgelere güvenerek satış bedellerini ödediğini, ancak taşınmazların mülkiyetinin devredilmemesi üzerine ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açtığını, Mahkemenizin kesinleşmiş hükmünden ise davalı şirketin bu kararı delil olarak sunması neticesinde haberdar olduğunu, yargılama sürecine dahil edilmediği için delillerini sunamadığını, HMK'nın 376. maddesi uyarınca davanın tarafları ile aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenlerin veya alacaklıların aralarında anlaşarak hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebileceğini, kendisinin iyi niyetli bir alacaklı olarak hileye maruz bırakıldığını, taşınmazların devrinin yapılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının zedelendiğini, ayrıca Söz Konusu ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma numaralı soruşturma dosyası kapsamında davacı şirket hakkında dolandırıcılık iddiasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu,... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasında davacı şirketin ... 30. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı yönetim kurulu kararını delil olarak sunmasıyla yargılama sürecinden haberdar olduğunu, yargılama esnasında taraf sıfatı verilmediğini ve davanın çekişmesiz yargı olarak görülmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını, ... 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, ... 13. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirküleri, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... tarihli ilanı, ...Ticaret Sicili Müdürlüğü tasdiknamesi, yeminli tercüman huzurunda akdedilen gayrimenkul alım-satım sözleşmesi ve banka dekontları gibi delillerin yargılama sırasında elinde olmayan nedenlerle sunulamadığını, HMK m. 375/a uyarınca mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmediğini, HMK m. 375/ç uyarınca karardan sonra ele geçen belgelerin varlığını, HMK m. 375/h uyarınca lehine karar verilen tarafın hileli davranışları sonucu hüküm elde edildiğini, 160.000.000,00 Türk Lirası bedel ödenmesine rağmen taşınmaz mülkiyetinin devredilmediğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasında davacı şirket hakkında dolandırıcılık iddiasıyla şikayetçi olunduğunu, şahsın davanın tarafı olmamasına rağmen davacı şirketten alacaklı olduğunu, verilen kararın mülkiyet hakkını ve alacaklı sıfatını doğrudan etkilediğini, HMK m. 376 uyarınca davanın taraflarından birinin alacaklısı olarak hile nedeniyle hükmün iptalini isteyebileceğini, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak alacaklı konumunda bulunduğunu, verilen kararın şahsına karşı ileri sürülebilecek nitelikte olduğunu, bu nedenle hukuki yararının ve yargılamanın iadesini talep etme açısından başvuru ehliyetinin mevcut olduğunu, HMK m. 375/a, 375/ç, 375/h ve 376 kapsamında yargılamanın iadesi şartlarının somut olayda gerçekleştiğini, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. , ... K. sayılı ve 15/10/2025 tarihli kesinleşmiş kararın yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılmasını, yargılamanın yenilenmesini, şahsına taraf sıfatı verilerek davanın çekişmeli yargı usulüne göre görülmesini ve yapılacak yargılama sonucunda davacının davasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... 30. Noterliği’nin ...tarihli işlemiyle tasdiklenen ...tarihli ..... sayılı yönetim kurulu kararının sahte imzalarla oluşturulduğunu, bu kararın yok hükmünde olduğunun tespiti amacıyla açılan davada 15 Ekim 2025 tarihinde yokluğun tespiti kararı verildiğini, yargılamanın iadesini talep eden ...’in bu karardan en geç 22 Ekim 2025 tarihinde haberdar olduğunu, HMK m. 377 uyarınca üç aylık hak düşürücü sürenin dolduğunu, yargılamanın iadesi kurumunun istisnai olduğunu, çekişmesiz yargı işlerinde yargılamanın iadesinin mümkün bulunmadığını, ...’in iddialarının aksine somut olayda HMK m. 376 kapsamında bir hile şartının gerçekleşmediğini, aksine ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ... soruşturma sayılı soruşturma dosyasında ...’in de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından kamu davası açıldığını, 30 Ekim 2025 tarihli bilirkişi raporuyla yönetim kurulu kararındaki imzaların sahte olduğunun tespit edildiğini, ...’in soruşturma sürecinde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, sunduğu belgelerin sahtecilik işlemlerinden önce oluşturulduğunu, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında alınan 9 Şubat 2026 tarihli bilirkişi raporuyla taşınmazların değerinin 2.689.489.200,51-TL olarak belirlendiğini, ...’in iddia ettiği 160.000.000-TL’lik satış bedelinin gerçek değerin çok altında kaldığını, bu durumun kötü niyeti gösterdiğini, ... isimli şahsın müvekkili temsil yetkisinin bulunmadığını, dolandırıcılık çetesinin bir parçası olduğunu, HMK m. 375’te düzenlenen yargılamanın iadesi sebeplerinin üçüncü kişiler tarafından ileri sürülemeyeceğini, ticaret siciline güven ilkesinin sahte kararlar açısından uygulanamayacağını belirterek, haksız ve mesnetsiz yargılamanın iadesi talebinin hak düşürücü süre ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiştir.
... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. , ...K. sayılı...E. , ... K. sayılı ve 15/10/2025 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacı ... A.Ş'nin ... 30. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiyesi ile tasdiklenen... tarih ...sayılı yönetim kurulu kararının alındığı andan itibaren yok olduğunun tespitine karar verilmiş, karar tarafların süresinde istinaf etmemesi nedeniyle 13/11/2025 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşıldı.
Davanın; Mahkememizin ... tarihli ... esas,... karar sayılı kararı bakımından HMK 375 VE 375 maddeleri kapsamında yargılamanın yenilenmesine ilişkin olup, uyuşmazlığın ise yenilenme talebi bakımından yasanın aradığı şartların mevcut olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşıldı, dedi.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın yasal dayanağı HMK’nın 375 ve devamı maddeleridir. Yargılamanın İadesi Sebepleri HMK'nın 375. maddesinde düzenlenmiştir. Bu sepeple aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir;
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan sebeplerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması, (Ek ibare: 7145 S.K. m.19; R.G: 25.7.2018) “veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi” şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda 6100 Sayılı HMK'nın 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup bu sebeplerin kıyas yolu ile genişletilmesi mümkün değildir. Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre karara bağlanır. Yapılan incelemede; davacı vekilince yargılamanın yenilenmesine ilişkin dava dilekçesinde yargılamanın yenilenmesi sebepleri olarak; 6100 Sayılı HMK'nın 375. maddesinin " ç ve h " bentlerinde belirtilen nedenler ile HMK 376 maddesine dayandığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda yapılan incelemede, talepte bulunanın HMK 375 maddesi uyarınca talepte bulunabilmesi için yenilenmesi talep edilen yargılamanın tarafı olması ve yargılama esnasında elinde olmayan sebepler ile elde edilemeyen bir belgenin varlığı gerekmekte olup, talepte bulunan mahkememizin 2025/515 Esas sayılı dosyasında taraf olmadığı gibi, yapılan yargılamanın mahiyeti dikkate alındığında taraf olması gereken kimselerden de olmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, talepte bulunan tarafından dosyaya ibraz edilen ... 2. Noterliği... tarih ... yevmiye numaralı Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi'nin de, tam olarak mahkememizin .... E. , ... K. Sayılı ilamına konu olan, gerekçesi ve dayanağı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde bulunmayan ve yokluğu tespit edilen 02/06/2025 tarih ... sayılı yönetim kurulu kararı ile yetkili kılındığı belirtilen dava dışı ... isimli kişi ile imzalandığı anlaşılmıştır. Bu hali ile talebe dayanak olan HMK 375/h bendi uyarınca, davacı Kiwi firmasının hileli davranış iddiası dosya kapsamında ispat edilememiş olup, başkaca bir delil bulunmadığı da dikkate alınarak bunun tek başına yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir.
Talepte bulunanın talep dilekçesinde belirttiği bir başka yasal dayanak olana HMK 376.maddesi ile kastedilen, yargılamanın yenilenmesi davasının tarafı olmayan fakat davanın tarafları tarafından hile ile oluşturulduğu öne sürülen karardan etkilenen kimselerdir. Davacı tarafından, talepte bulunan ile sözleşme akdettiği belirtilen dava dışı ... isimli kişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğu bu kapsamda, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu nezdinde ... soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığı da dikkate alındığında, talepte bulunan tarafından, HMK 376 maddesi uyarınca davacının hileli davranışı ortaya konulamamış olup, yargılamanın iadesinin bu nedenle de ileri sürülemeyeceği mahkemece kabul edilmiş ve neticede aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Yasal şartları oluşmadığının anlaşıldığından yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan daha önce alınan 615,40 TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL'nin yargılamanın yenilenmesini talep eden taraftan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin yargılamanın yenilenmesini talep eden taraftan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine,
4-Yargılamanın yenilenmesini talep eden tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan 1.450,00 TL yargılama giderinin yargılamanın yenilenmesini talep eden taraftan alınarak davalıya verilmesine,
6--Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/09/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır