Samsunda 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda parsel sınır ve yüzölçümü hatalarına ilişkin itirazın değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacılar, Samsunda 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda, kendilerine ait 110... parselin sınırlarının ve yüzölçümünün hatalı tespit edildiğini, ilk tesis kadastrosundaki sabit sınırların yanlış uygulandığını, zemindeki fiili durum ile yenileme sonrası oluşturulan sınırların uyuşmadığını, komşu parseller lehine kaydırma yapıldığını iddia ederek kadastro hatasının düzeltilmesini talep etmiştir; ilk derece mahkemesi ise bilirkişi raporları doğrultusunda eski kadastro ölçülerinde hatalar, yüzölçümü hesaplarında yanılma sınırını aşan farklar ve ilk ölçüler ile zemin arasında uyumsuzluklar tespit edildiğini belirtmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/5091 E.  ,  2026/4507 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2.Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/170 E., 2025/773 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1.Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/22 E., 2024/318 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 318 parsel sayılı 13.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 10... sayılı parsel numarasıyla ve 13.822,09 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 315 parsel sayılı 31.619,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 10... sayılı parsel numarasıyla ve 32.983,15 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 382 parsel sayılı 32.836,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 10... sayılı parsel numarasıyla ve 31.517,83 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacılar ... ve arakadaşları vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 1 10... parsel numaralı taşınmazın malikleri olduğunu, ilk tesis kadastrosunda sınırların sabit sınır olarak belirlendiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, pafta tersiminden kaynaklı olarak 40 parselin 42... ile olan sınırın hatalı tespit edildiğini, 41 parselin 40... parsellerle aralarındaki sınır sabit hat ve üzerinde çit olmasına rağmen, aplikasyonda çitlerin yerinde çıkmadığını, zemindeki değişmeyen sabit sınırın aplikasyonda farklı çıktığını, aplikasyonda farklı çıkan sabit sınır hattının, 40... parsellerin mülki gibi tescil edildiğini, komşu 40... parsel lehine kaydırma yapıldığını, dava konusu taşınmazın sınırlarının zeminde belirgin olduğunu, güncelleme çalışması sonucunda taşınmazların gerçek fiili sınırları ile yenileme çalışması sonrasında oluşturulan sınırlarının birbirini tutmadığını belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' dosya kapsamında alınan 2 harita mühendisi ve fen bilirkişisi raporunda Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinin ilk tesis kadastrosunun 1986 yılında yapıldığı, kadastro çalışmaları 15.10.1986 tarihinde askı ilanına çıkarıldığı, 13.11.1986 tarihinde askıdan indirildiği, itiraz edilmeyen parsellerin 14.11.1986 tarihinde kesinleştiği, dava konusu 1 10... parselin 31.619,00 metrekare yüzölçümü ve fındık bahçesi ve kargir ev niteliğiyle ... oğlu ...adına 315 parsel olarak tespit gördüğü, dava konusu 1 10... parselin 13.300,00 metrekare yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına 318 parsel olarak tespit gördüğü, tapulama sırasında 316 parselin 32.900,00 metrekare yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... kızı ... adına olarak tespit gördüğü, 316 parselde TEK Genel Müdürlüğünce direk yeri kamulaştırması yapıldığı, 2017 yılında ... Mahallesinin tamamının 3402 Sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi uyarınca
yenileme kadastrosuna tabi tutılduğu, ilk tesis kadastrosunda hatalı ölçülen veya sınırlandırılan parsellerin ilk tesis kadastrosu zamanındaki doğru şekliyle yeniden ölçülerek güncel memleket koordinat sisteminde koordinatlandırılması amaçlandığı, ilk tesis kadastrosunda parsellerin yüzölçümleri paftasından planimetre ile hesaplandığı, dava konusu parsellerin gayrimeskun alanda 1/5000 ölçekli paftada olduğu, eski tecviz hesabına göre parsellerin üçününde yüzölçümü hesaplarında yanılma sınırını aşan farklar olduğu, yeni yönetmelikle yapılan hesapta dava konusu 1 10... ve 41 parsellerin yüzölçümü hesabı yanılma sınırı içerisinde kalmaktayken 1 10... parselin yüzölçümü hesabında yanılma sınırını aşan fark olduğu, dava konusu parsellerin ilk tesis kadastrosunda kıymetlendirme ve tersimat hatası tespit
edilemediği, ilk tesis kadastrosu ölçülerinde zemin ve hava fotoğrafları ile uyumsuzluklar olduğu, ilk tesis ölçüleri bilgisayar destekli çizim programı yardımıyla bilgisayara
aktarılarak sayısallaştırıldığı, Samsun Kadastro Müdürlüğünden alınan dönüşüm parametreleri ile 22/2-a uygulama kadastrosunun koordinat sistemi olan ITRF 96... epok memleket koordinat sistemine dönüştürüldüğü, diğer tüm hava fotoğrafı, kadastro paftası, memleket haritaları da aynı koordinat sistemine dönüştürülüp çakıştırıldığı, dava konusu işlemle ilgili tüm dosya içeriği, kadastro arşivi, zeminde yapılan ölçüler, keşif esnasındaki tanık ve bilirkişi beyanları değerlendirildiği, dava konusu parsellerin ilk tesis kadastrosu yılına en yakın tarihli hava fotoğrafının 1983 tarihli hava fotoğrafı olduğu, dava konusu sınırın hava fotoğrafında net olarak gözüktüğü, 1 10... ve 41 parsel sınırındaki mevcut yolun ilk tesis kadastrosundan sonra, 40 parsel malikleri tarafından kendi parselleri içinden açıldığı, dava konusu parsel sınırlarında, yapı, kanal, kanalet, duvar vb. sabit tesis bulunmadığı, zemindeki sınırda iki adet yaşlı ağacın bulunduğu, 40, 41... parsel sınırlarında (hava fotoğrafından da izlenebilen) tonç (yükselti) mevcut olduğu, 22/2-a uygulaması 110 ada raporunda dava konusu 1 10... parselin 40... parselle olan kısmının sabit sınır olarak alındığı, bu sınır tipinin de mevzuatta belirlenen sabit sınır tipine uyduğu, 22/2-a ölçülerinin bir kısmının hatalı olduğu tespit edildiği, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilip sarı renkte taranan 169.92 metrekarelik kısım
22/2-a uygulamasında 1 10... ve 41 parsel arasındaki sınırın bir kısmının hatalı ölçülmesi sonucu 1 10... parsel içerisinde sınırlandırılması gerekirken hatalı bir şekilde 1 10... parsel içerisinde sınırlandırıldığı, dava konusu 1 10... parselin 22/2-a uygulamasındaki ölçü, sınırlandırma ve tespitinin doğru olduğu,1 10... ve 41 parsellerin 22/2-a uygulamasındaki ölçü, sınırlandırma ve tespitinin iptali ile 1 10... parselin (A) harfi ile gösterilip sarı renkte taranan 169.92 metrekare ve (B ) harfi ile gösterilip lacivert renkte taranan 32.813.23 metrekarelik iki kısma ifrazının, (A) harfi ile gösterilen kısmın 1 10... parselle birleştirilerek 1 10... parsel olarak sınırlandırılmasının, (B) harfi ile gösterilen kısmın 1 10... parsel olarak sınırlandırılmasının, 1 10... parselin yüz ölçümünün 32.813.23 metrekare, 1 10... parselin yüzölçümünün 13.992.01 metrekare olarak
düzeltilmesinin uygun olacağı, parsellerin ilk tesis kadastrosu yüzölçümleri ile 22/2-a uygulaması yüzölçümleri arasındaki farkın fotogrametrik pafta sınırlarının hatalı kıymetlendirilmesinden ve ilk tesis kadastrosunun ölçü ve hesaplarının yeterli hassasiyette olmamasından kaynaklandığı bildirildiği, bilirkişi raporunun mevzuat hükümlerine uygun ve yargısal uygulamayı karşılar nitelikte bulunması nedeniyle hükme esas alındığı, tanık beyanları, mahallinde yapılan keşif, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 2017 yılında gerçekleşen yenileme kadastrosu sonrası tapu yüzölçümleri hatalı kabul edildiği'' gerekçesiyle 1 10... parsel sayılı taşınmazın 04.06.2024 tarihli ek bilirkişi raporunun ekindeki krokide (A) harfi ve sarı renk ile gösterilen 169,92 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptali ile söz konusu bölümün 1 10... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine,1 10... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 32.813,23 metrekare olarak, 1 10... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 13.992,01 metrekare olarak tespiti ile tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''tesis kadastrosuna en yakın tarihli hava fotoğrafları incelenmek suretiyle alınan harita bilirkişi heyet raporu ile davacıya ait 1 10... parsel ve davalıya ait 1 10... parsel sayılı taşınmazlar arasında zeminde sabit sınır sayılabilecek tonç sınırının var olduğunun belirlendiği, sınırlandırma hatası yapıldığı ve sınırlandırma hatasının da hüküm ile birlikte düzeltilmiş olduğu'' gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... ortak temyiz dilekçelerinde; 1 10... parsel sayılı taşınmazdaki 169,92 metrekare kısmın tapu kaydının iptal edilerek 1 10... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların sebepsiz zenginleşmesine sebep olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca
ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.