Ziraat odası kaydı ile tarımsal faaliyet yürüten kişinin Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin geriye dönük olarak tespiti talebine dair hukuki uyuşmazlık.
Özet: Bu hukuki süreç, 2001 yılından itibaren kesintisiz tarımsal faaliyet yürüttüğünü ve Ziraat Odasına kayıtlı olduğunu ileri süren davacının, ürün satışlarından prim kesintisi yapılmadığı gerekçesiyle Bağ-Kur tarım sigortalılığı başlangıç tarihinin 18.01.2001 olarak tespit edilmesi talebini içermektedir; davalı Sosyal Güvenlik Kurumu, geriye dönük prim tevkifatı kaydı bulunmadığını savunurken, ilk derece mahkemesi davacının 01.02.2003-07.06.2004 tarihleri arasında sigortalı olduğunu tespit etmiş, ancak davacının daha erken bir tarihten, davalının ise kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmesi üzerine konu Yargıtaya taşınmıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2190 E., 2025/4203 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : 2025/192 E., 2025/277 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin köyde 2000 yılından itibaren kendi adına tarımsal faaliyette bulunduğunu, uzun yıllar bu faaliyetine kesintisiz ve sürekli olarak devam ettiğini, davacı tarımsal faaliyet kapsamında kiralama yoluyla tarla ve bahçe kiralayarak ekim-dikim yaptığını, bahçeli evinde ahırında sürekli süt inekçiliği yaptığını, ..'de mandıra olarak faaliyet gösteren birçok işletmeye süt teslim ettiğini, bu şekilde tarımsal faaliyete başladıktan bir süre sonra ..'de Ziraat Odası Başkanlığına ... sicil numarasıyla 18.01.2001 tarihinde üye olarak kaydolduğunu, kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyetine devam ettiğini, mandıralara süt teslim ettiğini, davacı bu tarımsal faaliyetine karşılık 22.05.20 07... Resmi Gazete no.lu 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına dair 7 no.lu tebliğ gereğince kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyette bulunması sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına re'sen tescil işlemlerinin yaptırılarak tarımsal faaliyeti sebebiyle yetiştirdiği ya da teslim ettiği ürün bedellerinden prim kesintilerinin Bağ-Kur hesabına aktarılması gerekirken bu yapılmadığını Bağ-Kur sigortalılığı tescil edilmediğini, davacının 18.01.2001 tarihinden itibaren prim tevkifatının yapılarak belgesiyle birlikte Kurum hesaplarına intikal ettirilmemesinde kendi kabahati bulunmadığını, zira davacı pancar, hububat gibi ürünlerini teslim ettiği .. Şeker Fabrikası gerekse .. Odası ya da Ofis gibi Kurumlara ya da süt teslim ettiği mandıralara prim kesintisinin yapılmaması yönünde bir beyanı olmadığını, davacı adına Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüyle yapmış olduğu görüşmede davacı adına bir Bağ-Kur prim kesintisi yapılıp hesaba aktarılmadığını belirtilerek tescil işleminin yapılmayacağını şifahi olarak bildirildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumuna 25.08.2020 tarihli yapmış olduğu 18.01.20 01... .06.2004 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile kayıtlara tesciline ilişkin talebimize ... tarafından bugunü kadar cevap verilmediğini, ... İl Müdürlüğüne 27.08.2020 tarihinde teslim edildiği, davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; .. T.C kimlik ve .. Bağ-Kur numaralı sigortalısı ...'e ait 4/b dosyasının incelendiği 27.08.2020 tarihinde sigortalının 2926 sayılı Kanun'a tabi tevkifata göre geriye dönük tescil talebine istinaden 14.09.20 20... 614 sayı ile ilgili dilekçe ve ekleri gereği yapılmak üzere Mevlana Sosyal Güvenlik Merkezi Tevkifat Servisine gönderildiği, ... vekili Av. ...'ye ve Merkez Müdürlüğümüze 12.10.2020 tarih ve .. sayılı yazı ile ... Süt ve Gıda Mamülleri San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı tevkifatçıya ait müstahsil alım listesinde tevkifat kesintilerinin olmaması nedeniyle yükleme işlemlerinin yapılamadığını, bu nedenle sigortalının Kurumumuza ibraz etmiş olduğu mustahsil makbuzlarında ve kurum kayıtlarında yapılan araştırmada herhangi bir tevkifat kesintisi bulunmadığından 5510 sayılı Kanun'a istinaden 18.01.2001 tarihinde başlayıp halen devam eden Ziraat Odası üyeliğinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği 11.10.2018 tarih itibari ile tescili yapıldığını, davacı yanın davası haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yargılama neticesinde de haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ün 01.02.2003-07.06.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 18.01.2001-31.01.2003 tarihleri arası döneme yönelik davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının Ziraat Odası kaydı nedeniyle sigortalılığının daha erken başlatılması gerektiğini beyanla temyiz yoluna başvurmuştur.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu beyanla temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'un Geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 3, 6, 9 ve 10. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesinin 4 numaralı alt bendi hükümleridir.2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar; kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve ... ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir. Anılan Kanun'un 10. maddesine göre ise kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu Kurum ve kuruluşlarının, Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin .. Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79... sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin 26.03.19 94... no.lu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nın 526. maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.20 17... /10 - 1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir. Sigortalılık hak ve yükümlülüğü tescille başlar. 2926 sayılı Kanun'un 5. maddesi “2. madde kapsamına girenler, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar” hükmünü içermekte olup; davacının bu Kanun kapsamında tescil başvurusu bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 2926 sayılı Kanun'un re’sen tescil ile ilgili 9. maddesinde yer alan “Bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri Kurumca re’sen yapılır” hükmünün açıkça 2. maddeye göre Kanun kapsamında sayılan sigortalıların Kurumca re’sen tescil edilmeleri zorunluluğunu öngördüğü anlaşılmaktadır. Kaldı ki 5. maddede Tarım Bağ-Kur sigortalılığının zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı ifade edilmiştir. 2926 sayılı Kanun'a tabi kişilerce 36. maddede sayılan Kurum, şirket, işletme veya gerçek kişilere satılan ürün bedellerinden prim borcuna mahsuben %1 oranında kesinti yapılması ve bu kesintilerin anılan gerçek ve tüzel kişilerce ertesi ayın 20. günü akşamına kadar Bağ-Kur’a intikal ettirilmesi gerekir. İşte bu bağlamda sigorta primlerinin, ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle, tahsili halinde kişinin yukarda izah edilen 5. maddede yer alan anlamda tescil işleminin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir.3.Dosya kapsamında; her ne kadar davacı, ... Süt ve Gıda Mam. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 10.01.2003-07.06.2004 tarihleri arasında ürün teslim etmiş ise de, bu satışlardan yapılan prim tevkifatı olmadığı, 2926 sayılı Kanun'un 5.maddesi uyarınca sigortalı olma iradesi yerine geçecek herhangi bir işleminin de almadığının anlaşılması karşısında davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davacıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.