Antalyada Hazine adına kayıtlı parsellerin kullanıcı tespiti ve tescili talepli davada, yeni deliller ile hileli davranış iddialarına dayanan yargılamanın iadesi başvurusu incelenmektedir.
Özet: Davacı, kullanım kadastrosuyla Hazine adına tespit edilip özel kişilerin kullanımında olduğu belirtilen dört adet parsel taşınmazla ilgili kesinleşen önceki kararın yargılamanın iadesi yoluyla yeniden incelenmesini talep etmektedir; bu talep, ilk yargılama sırasında sunulamayan ve davacı tarafından yapılan ecrimisil ödemelerini gösteren yeni belgeler ile 1983 tarihli kullanıcı tespit tutanağının çelişkili beyanlarla gizlendiği ve yerel bilirkişinin baskı altında ifade değiştirdiği yönündeki önemli iddialarına dayanmaktadır.
8. Hukuk Dairesi         2025/4527 E.  ,  2026/4525 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2257 E., 2025/558 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili ... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 82 00... , 82 02... , 6 ve 82 05... parsel sayılı sırasıyla 9.360.59 m², 13.879.78 m², 16.734,26 m² ve 20.009,64 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kaldığı ve ... ve müştereklerinin kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; 82 02... parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi ...'a ait iken 31.12.1996 tarihli senetle taşınmazı devraldığını ve o tarihten bu yana taşınmazın kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, adına şerh verilmesini talep etmiş; bilahare, haklarını ...'e devretmiştir.
3. Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde; 82 00... , 82 02... , 6 ve 82 05... parsel sayılı taşınmazların kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, adına şerh verilmesini talep etmiştir.
4. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; 82 05... parsel sayılı taşınmazın ortak murisleri ...'a ait olduğunu ve kendisinin adına da şerh verilmesi gerektiğini iddia ederek, taşınmazın ... mirasçıları adlarına miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
5. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu 82 02... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak getirtilen ecrimisil evraklarında davalı-birleşen dosya davacısı Osman'ın kullanımının olmadığının belirtildiği, öte yandan Osman dışındaki diğer davalıların taşınmazın anneleri tarafından davacıya verildiğini kabul ettikleri ve ... mirasçılarının miras paylaşım sözleşmesinde de mezkur taşınmaza yer vermedikleri gerekçesiyle davacı ...'ün davasının kabulüne, dava konusu 82 00... ve 82 05... parsel sayılı taşınmazların öncesinin muris ...'a ait olduğu ve yöntemine uygun taksim veya paylaşımında bulunmadığı gerekçesiyle asli müdahil ...'ın davasının kabulüne, davalı-birleşen dosya davacısı Osman'ın davasının reddine karar verilmiş; hükme karşı, davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.02.2024 tarihli ve 2023/4124 Esas, 2024/712 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
6. Yargılamanın iadesini talep eden davacı ... vekili; Antalya Kadastro Mahkemesinin 2021/252 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilen 2018/246 Esas sayılı davasında, Antalya ili .... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 82 00... , 82 02... , 6 ve 82 05... parsel sayılı taşınmazların münhasıran ...'ın kullanımında bulunduğunu, taşınmazlar üzerinde 1972 yılında dikilen ağaçlar ile fabrika binası, depo ve ahır gibi yapıların yer aldığını belirterek kullanıcı tespitlerinin iptali ile taşınmazların davacı adına tescilini talep ettiğini, bu davanın eldeki dava ile birleştirildiğini, kararın verilmesinden sonra Muratpaşa Vergi Dairesinden temin edilen mükellef tahakkuk tahsilat listesinin, dava konusu taşınmazlara ilişkin ecrimisil bedellerinin davacı tarafından ödendiğini gösterdiğini, ödemelerin Milli Emlak Müdürlüğü yerine Muratpaşa Vergi Dairesine yapılması nedeniyle bu hususun yargılama sırasında ortaya çıkarılamadığını, söz konusu belgenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375/1-ç maddesi kapsamında yeni delil niteliğinde olduğunu, ayrıca 1983 yılında düzenlenen kullanıcı tespit tutanağında dava konusu dört parselin kullanıcısı olarak davacının gösterildiğini, sonraki yıllarda düzenlenen ve muhtarlarca imzalanan tutanaklarda da aynı tespitin yer aldığını, bu tutanaklar doğrultusunda davacının yıllardır ecrimisil ödediğini, ancak söz konusu belgelerin dosyaya getirtilmediğini, 2017 yılında yapılan 2/B kullanıcı tespitinde ise daha önce 1983 tarihli tutanakta imzası bulunan ... ’ün bu kez mahalli bilirkişi sıfatıyla taşınmazların kullanıcısını ... mirasçıları olarak gösterilmesinin çelişkili olduğunu, bunun diğer mirasçıların telkin ve baskılarından kaynaklandığını, 1983 tarihli tutanağın getirtilmesi halinde bu çelişkinin ortaya çıkacağını ve bu durumun 6100 sayılı Kanun'un 375/1-h maddesi kapsamında hileli davranışın göstergesi olduğunu, öte yandan 82 02... parsel yönünden ... tarafından sunulan 31.12.1996 tarihli zilyetlik devir senedindeki ... ve tanık ...’a ait imzalar ile ...’a ait parmak izi ve mührün sahte olduğunu, bu sahtelik iddiasının yargılamanın tüm aşamalarında ileri sürüldüğünü, buna rağmen dikkate alınmadığını, sahte olduğu ileri sürülen bu belgenin de 6100 sayılı Kanun'un 375/1-h maddesi kapsamında lehine hüküm kurulan tarafın hileli davranışının delili niteliğinde olduğunu belirterek, lehe olan deliller göz ardı edilmek suretiyle maddi
gerçeğe aykırı biçimde ... aleyhine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek, yargılamanın iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin kanunda sınırlı olarak sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinden birini teşkil etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının yargılamanın iadesine yönelik isteminin tamamen yersiz ve davalıları kötü niyetle hak kaybına uğratmaya yönelik olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin kanunda sınırlı olarak sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinden birini teşkil etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı tarafından sunulan dava dilekçesinin değerlendirilmesinde yasada belirtilen yargılamanın iadesi sebeplerinden herhangi birine dayanılmadığı anlaşılmakla, bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan, davanın her aşamasında hakim tarafından resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak yargılamanın iadesi koşullarının bulunmadığı" gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı yargılamanın iadesini isteyen davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Yargılamanın iadesini isteyen davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; yenileme sebebi olarak sunulan delillerin usulünce değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazlara ilişkin ecrimisil ödemelerinin Milli Emlak Müdürlüğünden Muratpaşa Vergi Dairesine devredilmesi nedeniyle müvekkili tarafından bu kuruma yapıldığını gösteren ve kararın verilmesinden sonra temin edilen mükellef tahakkuk tahsilat listesinin 6100 sayılı Kanun'un 375/1-ç maddesi kapsamında yeni belge niteliğinde olduğunu, bu hususun yargılama sırasında ortaya çıkarılamaması nedeniyle sonuca etkili delilin dosyaya girmediğini; 1983 yılında düzenlenen ve sonraki yıllarda da tekrarlanan kullanıcı tespit tutanaklarında dava konusu dört parselin kullanıcısı olarak ...’ın gösterildiğini, buna rağmen bu belgelerin dosyaya getirtilmediğini, söz konusu tutanakların da 6100 sayılı Kanun'un 375/1-ç maddesi kapsamında yeni belge sayılması gerektiğini, ayrıca 2017 yılında yapılan 2/B kullanıcı tespitinde aynı kişinin bu kez taşınmazların kullanıcısını ... mirasçıları olarak göstermesinin çelişkili olduğunu, bunun diğer mirasçıların telkin ve baskısından kaynaklandığını, bu durumun 6100 sayılı Kanun'un 375/1-h maddesi anlamında davalıların hileli davranışının göstergesi olduğunu, 82 02... parsel yönünden dosyaya sunulan 31.12.1996 tarihli zilyetlik devir senedindeki ... ve tanık Ümit Aras’a ait imzalar ile ...’a ait parmak izi ve mührün sahte olduğunu, bu sahtelik iddiasının yargılamanın tüm aşamalarında ileri sürülmesine rağmen dikkate alınmadığını, söz konusu belgenin 6100 sayılı Kanun'un 375/1-h maddesi kapsamında lehine hüküm kurulan tarafın hileli davranışının delili niteliğinde bulunduğunu belirterek, dilekçesinde yer alan ve resen dikkate alınacak diğer nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6100 sayılı Kanun'un 374 vd. maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.