3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda hazineye ait parselin yüzölçümünün eksik belirlenmesi ve zemine uyumsuzluğun giderilmesi talebi.
Özet: Hazine tarafından, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu neticesinde kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiği ve diğer davalılara ait parsellerde değişiklikler olduğu, oluşan yeni kadastro paftasının zeminle uyumlu olmadığını ileri sürerek yüzölçümü eksikliğinin giderilmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunduğuna, uygulama kadastrosuyla oluşturulan paftanın zeminle uyumlu olmadığına ve Hazineye ait parselde zemine uygun olmayan bir yüzölçümü azalması meydana geldiğine karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/5199 E.  ,  2026/4505 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2291 E., 2025/556 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/130 E., 2024/25 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1435 parsel sayılı 5.300,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 39... parsel numarasıyla ve 3.736,76 m² yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 862 parsel sayılı 4.050,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 39... parsel numarasıyla ve 5.182,65 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 871 parsel sayılı 6.900,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 39... parsel numarasıyla ve 6.544,47 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1791 parsel sayılı 1.060,25 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 2 39... parsel numarasıyla ve 1.028,76 m² yüzölçümlü olarak; eski 1790 parsel sayılı 1.150,92 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 39... parsel numarasıyla ve 1.127,80 m² yüzölçümlü olarak; eski 1792 parsel sayılı 719,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 39... parsel numarasıyla ve 706,97 m² yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1200 parsel sayılı 5.785,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 39... parsel numarasıyla ve 5.835,26 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait 2 39... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve eksikliğin davalılara ait 2 39... parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
... vekili cevap dilekçesinde; belediyenin hukuka aykırı bir işleminin mevcut olmadığını, davalı sıfatında gösterilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, dava konusu taşınmazın ilçe belediyesi sınırları içerisinde kaldığını, müvekkili idare aleyhine herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamında tescil harici alan yönünden taraf teşkilinin tamamlanması ve davalının asli müdahale talebinin harçlandırılarak değerlendirilmesi, verilen hükmün infazının kabil olması için, öncelikle kadastro tespitlerin iptal edilerek ve hükümde parsellerin sonuç yüz ölçümlerinin gösterilmesi gerektiği belirtildiğinden, Antalya Büyükşehir Belediyesi dahili davalı olarak davaya dahil edildiği, ...'nın asli müdahale talebi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, 7 numaralı celsede ... vekiline davada asli müdahale bulunanlar yönünden bu sıfatla hüküm oluşturulabilmesi için müdahale harçlarının yatırılması gerektiği tefhimle ihtar edildiği, davalı ... vekilinin 2 39... parseli yönünden davacıdan herhangi bir taleplerinin olmadığı ve istinafın kararında yer alan müdahale harcını yatırmayacaklarını beyan etmesi üzerine davalının asli müdahale talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunduğu, davacı Hazineye ait ... Mahallesi 2 39... parselin yüzölçümü 5.300,00 m² iken uygulama çalışması sonrasında 3.736,76 m² olduğu, davalı 2 39... parselin yüzölçümü 4.050,00 m² iken uygulama çalışması sonrasında 5.182,65 m² olduğu, davalı 2 39... parselin yüzölçümü 6.900,00 m² iken uygulama çalışması sonrasında 6.544,47 m² olduğu, davalı 2 39... parselin yüzölçümü 1.060,25 m² iken uygulama çalışması sonrasında 1.028,76 m² olduğu, davalı 2 39... parselin yüzölçümü 1.150,92 m² iken uygulama çalışması sonrasında 1.127,80 m² olduğu, davalı 2 39... parselin yüzölçümü 719,00 m² iken uygulama çalışması sonrasında 706,97 m² olduğu, davalı 2 39... parselin yüzölçümü 5.785,00 m² iken uygulama çalışması sonrasında 5.835,26 m² olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosundaki amacın zemin ile uyumlu kadastro haritaları oluşturmak olduğu, uygulama kadastrosu sonrasında oluşan kadastro paftasının zemin ile uyumlu olmadığı, davacının dava açmakta hukuki menfaatinin olduğu, davacı ve davalıların beyanları, yapılan keşif, keşifte dinlenen tespit bilirkişiler ve mahalli bilirkişiler, teknik bilirkişilerden alınan rapor doğrultusunda, 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesine göre yapılan kadastro yenileme çalışmalarında davacıya ait parselin zemine uygun yüzölçümünde azalma meydana geldiği, davacı tarafından 30 günlük askı ilan süresinde dava açıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesine ilişkin olduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapordan, tesis kadastro paftası ile uygulama paftası çakıştırıldığı, ekli krokide gösterilen sınırların esas alınarak tescil edilmesi gerektiği, yapılan uygulama çalışmasının mevzuata uygun yapılmadığı, davacı Hazinenin dava dilekçesi ile 22/2-a çalışması sonrası parselin yüzölçümündeki azalan miktarı talep ettiği, parselin tesis kadastrosu ve 22/2-a yüzölçümü farkının 1.563,24 m² olduğu'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 39... , 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların kadastro uygulama tutanaklarının tespitlerinin iptaline, 2 39... sayılı parselin 4.909,52 m², 2 39... sayılı parselin 6.432,14 m², 2 39... sayılı parselin 5.166,37 m², 2 39... sayılı parselin 756,70 m², 2 39... sayılı parselin 825,57 m², 2 39... sayılı parselin 534,25 m², 2 39... sayılı parselin 5.720,76 m² olarak yeni yüzölçüm ve sınırları dikkate alınarak tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''işin esası yönünden istinaf konusu karar ile kurulan hükmün, kaldırma kararı öncesinde kurulan hüküm ile bir bir aynı olduğu, önceki hükmün davacı Hazine tarafından istinaf edilmediği, aynı yönde kurulan bu hükme ilişkin, parselin yüzölçümünün hala eksik kaldığına yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesine olanak bulunmadığı, davacı Hazinenin vekalet ücretine ilişkin istinaf nedenlerinde, davacı Hazine tarafından dava dilekçesinin talep sonucunda davaya konu parselin noksansız olarak tescil edilmesinin talep edildiği, kabule karar verilen parseller ve yüzölçümleri itibariyle hükmün içeriği aynı olmakla, kaldırma kararı öncesi kurulan hükümde davanın kabulüne, kaldırma sonrası kurulan hükümde davanın kısmen kabulüne şeklinde karar verildiği, ilk kurulan hükümde davalılar lehine bir vekalet ücretine hükmedilmediği, ikinci kurulan hükümde kısmen kabul ifadesi kullanılması nedeniyle vekili olan davalılar lehine vekalet ücretine hükmedildiği, davacı Hazinenin reddedilen kısım için tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik istinaf nedenleri yönünden hukuki yararı bulunduğu, davacı vekilinin vekalet ücretini açıkça tek vekalet ücreti verilmesi gereğine yönelik olarak istinaf konusu ettiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesine göre de ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmolunur hükmü uyarınca ret sebebi aynı olan ve kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine tek vekalet ücreti tayin ve takdiri gerekirken her biri yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediği'' gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına davalılar lehine tek vekalet ücretine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne ilişkin karar ile davanın kısmen kabulüne ilişkin kararların birbirinden farklı olan kararlar olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin davanın esasına girerek talepler yönünden olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerekirken bu hususun yerine getirilmemesinin hatalı olduğunu, kabul kararı verilen kısımlar Hazine parseline eklense bile davacı parseldeki noksanlığı telafi etmediğini, Hazine parselindeki noksanlığının nedeninin yeterince araştırılmadığını, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca
ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.