Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve kamu davasının ertelenmesi kararlarında itiraz hakkı bildirilmemesini kanun yararına bozdu.
Özet: Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen iki ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yararına bozulmasını istemektedir; zira ilk kararda sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına itiraz hakkı usulüne uygun bildirilmediği için kovuşturma şartının gerçekleşmediği, ikinci kararda ise sanık hakkında benzer suçtan önceden doğrudan dava açılmış olmasına rağmen hatalı şekilde HAGB kararı verildiği iddia edilmektedir.
10. Ceza Dairesi         2026/1074 E.  ,  2026/5418 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

2. Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesi
SAYILARI : 1. 2019/88 E., 2021/31 K.
2. 2021/908 E., 2022/68 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : 1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2019/88 Esas, 2021/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin 27.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/908 Esas, 2022/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin 02.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2023/28179 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB-2026/767 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyaları Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB-2026/767 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2019/88 esas, 2021/31 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında "...somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun gösterilmediği,... kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup,... Bu durumda usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir..." şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, Denetimli
Serbestlik Müdürlüğünce, itiraz hakkı tanınmadan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı,
Somut olayda, Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/12/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda 15 günlük itiraz süresinin gösterimediği gibi denetimli serbestlik sürecinde ya da kovuşturma sırasında hiçbir aşamada sanığa bu hakkının bildirilmediği cihetle, şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği gözetilmeden, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle durma kararı verilmesi yerine yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde,
2-Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/395 değişik iş sayılı kararı ile Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/908 esas, 2022/68 sayılı yönünden yapılan incelemede;
Sanığın evvelce işlediği iddia olunan aynı nev'iden suçtan dolayı hakkında kamu davası açıldığından bahisle incelemeye konu 04/09/2020 tarihli eylemi ile ilgili kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasının Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/594 esas dosyasında yapılan kamu davasının durmasına karar verildiği merciince itirazın kabulüne verildiği anlaşılmış ise de,
Sanık hakkında verilen Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2018 tarihli ve 2018/1638 soruşturma, 2018/21 sayılı kamu davasının açılmasını ertelenmesi kararını müteakip açılan kamu davası dayanak kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereği doğrudan dava açılmış ise de, ancak sanık kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve erteleme kararını içerir mahkumiyet kararının da kanun yararına bozma yolu ile bozulması durumunda 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden sonraki eylemlerin tek başına dava konusu yapılmayıp tüm suçlara ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden itirazın reddi yerine kabulüne karar verilerek yargılamaya devamla sanığın mahkumiyetine hükmedimesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2019/88 Esas, 2021/31 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 28.05.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2018 tarihli ve 2018/1638 Soruşturma, 2018/21 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin gösterilmediği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Şüphelinin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında yükümlüden alınan tahlil sonucunda sanığın yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2019 tarihli ve 2019/287 Soruşturma, 2019/109 Esas, 2019/83 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
3. Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.01.2021 tarihli ve 2019/88 Esas, 2021/31 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
B. Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/908 Esas, 2022/68 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 04.09.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2020 tarihli ve 2020/1821 Soruşturma, 2020/430 Esas, 2020/303 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2020/594 Esas, 2021/850 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının durmasına karar verildiği, karara Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine mercii Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/395 Değişik iş sayılı kararı ile, itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği,
3. Mercii Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın kabulü kararı üzerine yargılamaya devamla Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.01.2022 tarihli ve 2021/908 Esas, 2022/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
1. Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2019/88 Esas, 2021/31 Karar sayılı kararı yönünden;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Sanık hakkında Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.12.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresinin gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak
biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin gösterilmemesi nedeniyle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından;
Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
2. Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/908 Esas, 2022/68 Karar sayılı kararı yönünden;
5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği,
Somut olayda, sanık hakkında, 28.05.2018 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.12.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararının içeriğinde yukarıda belirtildiği üzere kanun yolu başvuru süresinin gösterilmemesi nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davalarında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, doğrudan açılan davaların dayanaksız kaldığı, Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2020/594 Esas, 2021/850 Karar sayılı
durma kararının da aynı gerekçe ile verilmesi nedeniyle hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, mercii Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi üzerine sanık hakkında yargılamaya devamla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2019/88 Esas, 2021/31 Karar sayılı kararı ile Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/908 Esas, 2022/68 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.