Trafik kazasında ağır maluliyet yaşayan sürücünün maddi ve manevi tazminat davasında sigorta sorumluluğu, hasar hesaplama yöntemleri ve faiz oranları üzerine istinaf sonrası Yargıtay incelemesi.
Özet: Trafik kazası sonucu %100 malul kalan davacının, karşı aracın sürücüsü ve işleteni ile kendi aracının sigorta şirketine karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin sigorta şirketine karşı talebi reddedip manevi tazminata hükmettiği kararı, bölge adliye mahkemesince bozularak yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir. Yeniden yargılama sonucunda, talep artırımıyla birlikte maddi tazminatın sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminatın ise diğer davalılardan tahsiline karar verilmiş olup, bu karar da davacı ve davalılar tarafından istinaf edilmiştir.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1800 Esas, 2023/8 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı sürücünün kullandığı ve davalı ... Şirketine sigortalı araç ile davalı ...'nin kullandığı, davalı ...'in işleten olduğu araç arasındaki kazada müvekkilinin malul kaldığını, başkasının yardımı olmadan hayatını idame ettiremediğini, görme yetisini tamamen kaybettiğini belirterek maddi ve manevi zarar değerinin tam ve kesin belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere asgari 10.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi poliçe teminatı ile sınırlı sorumlu olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek ... Bankasının 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ... Bankasının 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili 19.09.2016 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 133.020,74 TL olarak ıslah ettiğini, sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren ... Bankasının 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili 05.04.2022 tarihli dilekçe ile davanın belirsiz alacak davası olduğu, bu nedenle dava değerinin artırılacağını beyan ederek davanın başında talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminatı 402.873,45 TL olarak artırdıklarını beyan etmiştir.II. CEVAP Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin teminat kapsamında olmadığını, davacının sigortalı aracın sürücüsü olduğunu, 3. kişi olmadığını, ayrıca sigortalı aracın sürücüsünün kazada kusuru olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte elde edilen gelirlerin mahsubu ve zarar görenin birden fazla olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, davacının zararını ispat etmesini, faizden ancak dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceklerini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan rapor uyarınca davalı ...'ın kazada tam kusurlu olduğu, davacının kusuru olmadığının belirlendiği, davacının kaza nedeni ile %100 malul kaldığının anlaşıldığı, mahkemenin 26.01.2017 tarihli kararında dava açılmadan önce davacı zararının ... Sigorta tarafından karşılandığı, maluliyet tazminatının tahsil edilmesi nedeni ile davanın reddi gerektiği, ayrıca davalı ... şirketinin davacının kullandığı aracın sigortacısı olduğu sigortanın 3. kişilere verilen zarardan sorumlu olması nedeni ile davalı ... şirketinden maddi tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesi ile bu şirket hakkında davanın reddine, davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği, kararın davacı ve davalı ... ile ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ödeme aldığı tarih verilerine göre hesaplama yapılması, hesaplamada PMF 1931 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yönteminin kullanılması, ödemenin zararı karşılaması halinde talebin reddine, karşılamadığının anlaşılması üzerine karar tarihine en yakın veriler kullanılarak hesaplama yapılması ve ödemenin güncel hali ile mahsubu gerektiği belirtilerek istinaf başvurularının esasa ilişkin nedenler incelenmeksizin kabulüne karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında alınan hesap tablosunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesap yapıldığı, davanın belirsiz alacak davası olduğu ve talep artırımda sınırlama olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 402.873,45 TL maddi tazminatın davalı ...’den poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ve ödemede tekerrür olmamak kayıt ve şartıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu miktarlara davalı ... için 18.12.2013 tarihinden, diğer davalılar için kaza tarihi 28.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacya verilmesine, bu miktara kaza tarihi 28.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; aktüer raporun usul ve yasaya uygun olduğu, sigorta şirketinin ölüm ve yaralanma halinde zarardan sorumlu olduğu, davacının kazada müterafık kusuru olmadığı, davalı ... ve ...'in tüm, davacı ve davalı ... şirketinin ise diğer istinaf itirazlarının reddine karar verildiği, davacı vekilinin manevi tazminat talebine ilişkin istinaf talebinde ise davacının yaralanmasından dolayı duyulan acı ve elem dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yeterli olmadığı, sigorta şirketinin istinafına gelince, sigortanın poliçe limiti ve kusur oranı kadar sorumlu olduğu, poliçe limitinin 250.000,00 TL olduğu ve bu miktarla sınırlı sorumluluğu olduğu, bunun hükümde belirtilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davalılar ... ve ...'in istinaf taleplerinin reddine, davacı ve davalı ... şirketinin istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 402.873,45 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ...’nin sorumluluğunun poliçe limiti olan 250.000,00 TL'yle sınırlı olmak üzere) davacılara verilmesine, bu miktarlara davalı ... için 18.12.2013 tarihinden, diğer davalılar için kaza tarihi 28.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara 28.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; araç sürücüsünün 3.kişi olmadığını ve tazminat alamayacağını, ayrıca davacı sürücünün kazada kusuru da olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; ıslah harcının yatırılmadığını, davacının dava değerini bir kere ıslah ettiğini, bir daha ıslah edemeyeceğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının hesaplama yöntemine itirazı yokken TRH prograsif ranta göre hesaplama yapıldığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 28.06.2013 tarihli trafik kazasında yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. Davalı ... Şirketinin temyiz nedenleri bakımından; Zorunlu mali (trafik) sorumluluk sigortasında sigortacı, işletenin 2918 sayılı KTK'nun 85/1. maddesi hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı kanunun 91/1. maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerek 85/1.maddesinde, gerekse Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartlarının 1. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet verilmiş olması halinde, zorunlu trafik sigortasının limitle sınırlı sorumlu olacağı öngörülmüştür. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının asıl amacı, üçüncü kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. Somut dosyamızda davacı, kendi kullandığı aracın sigortası olan ... Sigorta Şirketinden kaza nedeni ile uğradığı maluliyet nedeni ile tazminat talep etmiştir. Ancak yukarıda izah edildiği üzere sigorta şirketi 3. kişilere verilen zarardan sorumlu olup bu durumda araç sürücüsü 3. kişi olarak kabul edilmeyecektir. Ayrıca dosya kapsamında davacının kullandığı araçta kusura neden olacak teknik bir arızadan da bahsedilmemektedir. Bu bakımdan davacının uğradığı zarardan sorumlu olmayan davalı ... şirketi için davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.2. Davalı ... ve ... vekilinin temyiz nedenleri bakımından; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı sürücünün kazada asli kusurlu olmasına, süresinde cevap dilekçesi ibraz etmeyerek zamanaşımı def'i ileri sürülmemiş olmasına göre davalı ... ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.3. Davalı ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;Davacı vekili, belirsiz alacak davası ikame ederek dava dilekçesi ile 10.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Dosyaya alınan 08.02.2016 tarihli aktüerya raporu ile toplam 133.020,74 TL maddi tazminat hesaplaması yapılmıştır. Davacı vekili 19.09.2016 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan ve ilgili rapora itiraz etmeksizin taleplerini 133.020,74 TL olarak ıslah etmiştir. Mahkemece verilen 26.01.2017 tarihli kararın, davacı ve bir kısım davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine verilen kaldırma kararı sonrasında alınan 27.08.2021 tarihli aktüerya raporu ile bakiye 402.873,45 TL tazminat miktarı belirlenmiştir. Davacı tarafça sunulan 05.04.2022 tarihli dilekçe ile bu kez taleplerini 402.873,45 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir. Ancak davacı vekili 19.09.2016 tarihli dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın taleplerini artırmış, söz konusu 08.02.2016 tarihli aktüerya raporuna da itiraz etmeyerek artık taleplerini bu miktarla sınırlamıştır. Bu husus gözetilmeden davacı vekilinin verdiği 05.04.2022 tarihli dilekçe dikkate alınarak karar verilmesi hatalı olup kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. KARAR1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,3.Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davalılara iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.