Yargıtay 3. Ceza Dairesinin silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini bozma kararına karşı Başsavcılık itirazının, sanığın örgütsel faaliyetleri üzerinden incelenmesi.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelikten verilen mahkumiyet kararını bozan Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bozma kararının kaldırılması ve hükmün onanması talebiyle itirazda bulunmuştur; bu itiraz, sanığın örgütün esnaf yapılanmasında yer alması, örgütsel sohbet toplantılarına katılıp finansal destek sağlaması, örgüte müzahir şirket ve derneklerle bağlantıları, çeşitli etkinliklerdeki sponsorluk ve katılımları ile bu durumları doğrulayan tanık beyanları gibi delillere dayanmaktadır.
3. Ceza Dairesi         2025/5364 E.  ,  2026/3029 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/925 E., 2020/305 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/141 E., 2019/144 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esestan reddi
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İTİRAZ TARİHİ : 01.09.2025
İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23/06/2025 tarih ve2022/15244 E. -2025/18112 sayılı bozma ilamı
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma kararının kaldırılması ile hükmün onanması
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 23.06.2025 tarihli ve 2022/15244 esas, 2025/18112 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2025 tarihli ve KD- 2020/45915 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanığın .../PDY silahlı terör örgütünün ...il yapılanmasında esnaf yapılanmasında yer aldığı, .../PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde diğer örgüt üyeleri ile irtibatlı olduğu, örgüte müzahir ...Eğitim Araçları şirketine ortaklığının bulunduğu, sanığın örgüt ideolojisinin aşılandığı, örgüte eleman kazandırılan ve örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel sohbet toplantılarına esnaf grubunda katıldığı, bu toplantılarda örgüte burs, himmet ve kurban parası adı altında paralar toplandığı, yine sanığın örgüte müzahir ...... ve İşadamları Derneğine üyeliğinin bulunduğu, sanığın örgüte müzahir ... ... Yolu Derneği organizesinde örgüte müzahir ...Eğitim ... ile ......Eğitim Sendikası tarafından 17.04.2015 tarihinde ...Belediyesi Kültür ve Konferans Salonunda düzenlenen "Herkes O'nu Okuyor" isimli kitap okuma yarışması ödül törenine ve aynı tören kapsamında düzenlenen "Alternatif Kutlu Doğum Haftası" etkinliklerine katıldığı ve sponsor olduğu, yine örgüte müzahir ...... ve İş Adamları Derneği tarafından düzenlenen ve ... isimli gazetecinin konuşmacı olarak katıldığı konferansta örgüt mensupları ile birlikte yer aldığının tespit edildiği, ayrıca sanık ...'in beyanında; "Sanığı yukarı pazarda esnaf olması nedeni ile tanıyorum. Ben de hırdavat üzerine ...ilinde esnaflık yaparak geçimimi temin ederim. Gittiğimiz sohbet guruplarında ... de geliyordu, katılıyordu. Benim ilk başladığım dönem 2006-2007 yıllarında bir arkadaşımızın vesilesi ile gitmiştik. Daha sonra 20 13... yılı başlarına kadar bir dönem devam ettik. Gittiğim dönemlerde sanık da oluyordu. ... kod adlı kişi bizi mütevelli olarak nitelendiriyordu." şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ...'nin beyanında; "Sanık ...'ü yukarı pazarda esnaf olması sebebiyle ve aynı sohbet grubunda olmamız nedeni ile tanırım. Ben 2014 yılı Haziran ayına kadar sohbetlere katıldım. Bu döneme kadar sanık da sohbetlere gelip gidiyordu. Bizim katıldığımız toplantı grubuna mütevelli heyeti diyebiliriz. Mütevelli bazı konularda danışılan, fikri sorulan kişiler diyebiliriz. Katıldığım toplantılarda bazen fetullah gülenin cd bir parça izletilirdi, bazen kitabı okunurdu, sonra ilgilenilen öğrenci grubunun sorunu olursa o konuşulurdu. 17-25 Aralıktan sonra kendilerinin haklı olduğunu söylüyorlardı. Şöyle diyorlardı bizim abdestimiz tam, yanlış olan siyasi taraf diyorlardı. ... partinin kazanmaması için ildeki diğer en güçlü partiye desteklememiz ima edildi. Bank ... para yatırılması hususunda para yatıranlar oldu." şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ...'ın beyanında; "Benim bacanağımın yukarıda pazarda işyeri vardır, sanık da bacanağım ile iş yeri komşusudur, sanığı oradan tanırım. 2014'deki ilk üç aydı, yerel seçimlere kadar olan dönemde. Devlet büyüklerine Başbakana hırsız diye hakaret ettiğini bir kez duydum. Bunu da iş yerinin kenarında yani iş yerinin önünde hakaret ettiğini bir kere duydum. Ben böyle bir hassasiyet gördüm. Arkadaşlardan da duydum." şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ...'in beyanında; "... beyden uzun yıllar önce kendisinden kumaş alırdım fakat artık kendisinden alışveriş yapmıyorum, soruşturma aşamasında o dönem cemaat olarak nitelendirilen yapı ile ilişkisi olabileceği yönünde beyanda bulunmuştum, bu beyanlarım da duyumdan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ...'in beyanında; "Ben sanık ...'ü ...Yukarı Pazar'da ... Kumaş mağazasının sahibi olarak tanırım. Mağazasından alışveriş ederdim. 2010 yılında ... mahallesi ...nda....'ün katıldığı toplantıda sanığı da gördüm. ... ile sohbetlerde 2015 yılı sonuna kadar bir araya geldik. Daha sonra ...'ün sohbet grubu ayrıldı." şeklinde beyanda bulunduğu, bu itibarla dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte soruşturma ve kovuşturma aşamalarında beyanlarına başvurulan tanıkların, sanığın örgütün mütevelli heyetinde yer aldığını, sayın Cumhurbaşkanımıza kalabalık ortamlarda birden fazla kez hırsız dediğini, 17-25 Aralık 2013 ekonomik darbe girişiminden sonra 2015 yılı da dahil olmak üzere örgütsel sohbet toplantılarına katılmaya devam ettiğini beyan ettikleri, bu şekilde gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen bu eylemlerinin, sanığın örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, üzerine atılı .../PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir.
II. GEREKÇE
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır.
Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi, olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (evik, cürüm işlemek için örgütlenme, Syf.383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (toroslu özel kısım syf.263-266, alacakaptan cürüm işlemek için örgüt syf. 28, özgenç genel hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; örgütle organik bağ içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduğu tespit edilemeyen sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, dosyaya yansıyan faaliyetleri dikkate alındığında sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde olduğu gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesine ilişkin bozma kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 23.06.2025 tarihli ve 2022/15244 esas, 2025/18112 karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.