Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 7499 sayılı Kanun ile değiştirilen CMK 231/6nın hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarına uygulanmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının incelenmesi.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının bir üst mahkemece bozulması üzerine itiraz ederek, özellikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumuna ilişkin 7499 sayılı Kanun ile Ceza Muhakemesi Kanununun 231/6. maddesinde yapılan güncel değişikliklerin somut olaya uygulanabilirliğini tartışmakta ve önceki bozma kararının kaldırılarak mahkumiyet hükmünün onanmasını talep etmektedir, bu bağlamda yeni yasal düzenlemelerin getirdiği koşullar ve kapsam detaylıca incelenmektedir.
3. Ceza Dairesi         2025/3486 E.  ,  2026/3026 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/286 E., 2020/579 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/738 E., 2020/63 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4, 62/1, 58/9, 221/5, 53... . maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İTİRAZ TARİHİ : 28.04.2025
İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 04/02/2025 tarih ve2022/11188 E., 2025/2813 sayılı bozma ilamı
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma kararının kaldırılması ile hükmün onanması
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 04.02.2025 tarihli ve 2022/11188 esas, 2025/2813 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KD-2020/53363 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
İtirazın konusu, sanık hakkında hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi ile kabul edilmiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesine eklenen 5 ila 14. fıkralar ile büyükler için de uygulamaya konulmuş, aynı kanunun 40. maddesiyle de 5395 sayılı Kanun'un 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılık hariç olmak kaydıyla, çocuk suçlular ile yetişkin suçlular hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı şartlara tabi kılınmıştır.
Başlangıçta yetişkin sanıklar yönünden şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak, bir yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkumiyet halinde kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 5728 sayılı Kanunla 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişikliklerle, Anayasa’nın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar istisna olmak üzere, hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezalarına ilişkin tüm suçları kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.
5560, 5728, 57 39... sayılı Kanunlar ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yapılan değişiklikler göz önüne alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için;
a) Suça ilişkin olarak;
1- Yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi ve hükmolunan cezanın, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
2- Suçun, Anayasa'nın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması,
b) Sanığa ilişkin olarak;
1- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
2- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
3- Mahkemece; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,
4- Sanığın bu kurumun uygulanmasını kabul etmediğine dair beyanının olmaması,
Şartlarının gerçekleşmesi aranırken, 12.03.2024 tarihli 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15 inci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin beş ilâ on dördüncü fıkraları;
5- Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
6- Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.
7- Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
8- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
9- Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
10- Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
11- Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.
12- 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
13- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
14- Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasa'nın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.”
Şeklinde değiştirilerek madde son halini almıştır.
12.03.2024 tarihli 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen aşağıdaki geçici maddeyle;
a) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin on birinci ve on ikinci fıkrasında yapılan kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 01.06.2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanır.
b) 01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır.
c) 01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231 inci maddenin on birinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin on birinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır.
d) 01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam olunur.
Şeklinde düzenleme yapılarak 12.03.2024 tarihli 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15 inci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde yapılan değişikliklerin uygulanma şartları belirtilmiştir.
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında, 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediğinin sorulduğu ve sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğini beyan ettiği, mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı tespit edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddenin (d) fıkrasına göre de; "01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam olunur" hükmü gözetildiğinde, verildiği tarihteki usul kurallarına göre hukuka aykırılık bulunmayan kararın onanması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre somut olay değerlendirildiğinde; 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediğinin sorulduğu ve sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğini beyan ettiği, mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı tespit edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddenin (d) fıkrasına göre de; "01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam olunur" hükmü gözetildiğinde, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğini beyan etmesi karşısında hakkında kurulan hükümde isabetsizlik bulunmadığından itirazın kabulüne karar verilmiştir.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308'inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 04.02.2025 tarihli ve 2022/11188 esas, 2025/2813 karar sayılı bozma ilâmının sanık yönünden KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiininn temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.