Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, marka tesciline yönelik YIDK kararının iptali davasında iltibas, ayırt edicilik ve dominant unsur iddialarını inceledi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacının "....." markasının tesciline engel olan, markalar arasında "..." kelimesinin baskın unsur olduğu gerekçesiyle iltibas tespit eden YİDK kararının iptali talebini içermektedir; davacı, renk adının zayıf marka olduğunu ve sadece tek bir unsura dayalı iltibas kararının hukuka aykırı olduğunu savunurken, davalılar ise "..." ibaresinin her iki markada da esas unsur olduğunu, fiili karışıklıklar yaşandığını ve bu nedenle davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/43 Esas - 2025/481

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2025/43
Karar No : 2025/481
...
Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali
Dava Tarihi : 24/01/2025
Karar Tarihi : 26/11/2025
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 26/11/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; “.....” markasının, temellerini 2022 yılında atıldığını, kısa sürede markalaşarak lezzet severlerin buluşma noktası haline geldiğini, Türkiye genelinde müşteri portföyüne kahve, dondurma ve tatlı gustosunu bir arada sunduğunu, davalı tarafın, müvekkillerinin marka tescil hakkını engellemeye yönelik, herhangi bir somut delile dayanmayan ve kötü niyet unsuru taşıyan itirazları sonucunda markanın tescilinin geciktiğini, müvekkilleri şirketin ticari faaliyetlerini ve marka değerini geliştirme sürecinin sekteye uğradığını,...." markalarıyla iltibasa neden olabileceği kanaatine vardığını, bu kararın, markanın bütünsel değerlendirilmesi yerine yalnızca tek bir unsura dayandırıldığını, eksik ve yetersiz bir inceleme sonucu verildiğini, bu nedenle, hukuka aykırı olan kararın iptali gerektiğini, .... kararı uyarınca, "...." ibaresinin ana unsur olarak kabul edilmesi ve yalnızca bu ibare üzerinden iltibas teşkil ettiği kanaatine varılmasının yasaya, usule, doktrine ve emsal yüksek mahkeme kararlarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, renk adları zayıf marka niteliğinde olduğunu ve tekel hakkı sağlamadığını, bu nedenle, söz konusu kararın iptali ile müvekkilleri markasının eksiksiz olarak talepleri doğrultusunda tesciline karar verilmesi gerektiğini, ...." kelimesinin İngilizce kökenli olduğunu, Türkçede "...." rengini ifade ettiğini, genel olarak bir renk adı olup, herhangi bir sektöre özgü bir anlam taşımamakta ve bu nedenle belirli bir marka için ayırt edici nitelikte veya özgün bir unsur olarak değerlendirilmediğini, anlamı gereği marka sahibine asla tekel hakkı veremeyecek nitelikte genel olduğunu, müvekkilleri markasına karşı yapılan tescil itirazının .... sayılı kararının iptaline, müvekkiline ait marka başvurusundan çıkartılan 43. sınıftaki mal ve hizmetleri de içerecek şekilde eksiksiz tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı.... sayılı davacı markası incelendiğinde, ....” ibaresinden oluştuğunun görüldüğünü, markadaki kelime unsuru yakından incelendiğinde, markanın “....” ibaresinden oluştuğunu, “....” ibaresinin baskın ve esas unsur olarak yer aldığını, markada yer alan ....” ibaresinin markaya bir ayırt edicilik katmadığını, markada tali unsur olarak yer aldığını, markada “...’s” ibaresinin ise markanın başında konumlandırılmış, ilk okunan ve algılanan kelime olduğunu, “...’s” ibaresinin davacı markasının esas unsuru konumunda olduğunu, itiraza mesnet markanın da “...” ortak ibaresi kullanılarak renk ve şekil unsuruna ayrıca ilave kelimelere yer verilerek oluşturulduğunu, “...” ibaresinin markadaki kullanımı ve konumlandırılışı göz önüne alındığında, baskın ve merkezi konumda tertip edilmiş ana unsur olarak yer aldığını, taraf markalarında yer alan baskın ve esas unsurun aynı olduğunu, davalıya ait .... sayılı markaların esas unsuru olan “...” ibaresinin davacı markasında aynen ve esas unsur olarak kullanıldığını, başvuru ile redde mesnet markalarda “...” ibaresinin esas unsur olarak algılanacağını, markalarda yer alan diğer unsurların ikincil planda kalmasından ötürü markalar arasındaki benzerliği tamamıyla ortadan kaldırmaya yeterli olmayacağını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket yetkilisi cevaplarında özetle; ....” ilk işletmesini 1996 yılında açtığını, süregelen zaman içerisinde hizmet sektöründe faaliyet gösterdiğini, bugüne kadar Türkiye geneli ve yurt dışında yaklaşık 120 şube açtığını, şu an itibariyle 33 şubesi ile ticari faaliyetlerini aktif bir şekilde devam ettirdiğini, markalarının yer aldığı işletmelerin çoğunda mevcut durum göz önüne alındığında alkol satışı yapılmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde beyan etmiş olduğu şekilde markalar arasında bir sektör farkı bulunmadığını, markalarının yer aldığı şubelerden birinin de “....” olarak bilinen ....” olduğunu, davacı tarafın da aynı marinada faaliyet gösteren bir şubesinin yer aldığını, markaların sürekli olarak karıştırıldığını, bazı müşterilerin davacı tarafın şubesinden aldıkları hizmet karşılığında yaşadıkları bazı memnuniyetsizlikleri internet üzerinden beyan etmek istediklerinde bu şikayetlerin davacı tarafa değil kendilerine ulaştığını, zaman zaman davacı tarafa ait markanın şirketlerine ait olup olmadığı yönünde sorularla karşılaşıldığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, .... kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının... sayılı "...'s coffe & ice cream" ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
Davaya konu ....sayılı "......" ibareli marka için davacı tarafından 30/12/2022 tarihinde 30.(01-15), 35.(01-05) ve 43.(01-04).Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, .... tarafından, başvurunun KISMEN yayımlanmasına karar verildiği, başvurudan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5/1-(f) maddesi kapsamında “(30/09) Çaylar, buzlu çaylar” mallarının çıkartıldığı, yayım üzerine davacı şirket tarafından itiraz edildiği, ....., 08.09.2023 tarihli kararı ile itirazı KISMEN KABUL ETTİĞİ, davaya konu marka başvurusundan, “SINIF KODU : 30 Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. SINIF KODU : 43 Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” mal ve hizmetlerinin çıkartıldığı, karar üzerine davacı başvuru sahibi tarafından Kurum kararına itiraz edildiği, ....sayılı kararı ile itirazın KISMEN KABULÜNE – KISMEN REDDİNE nihai olarak karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan delillere, bilirkişi raporunun aksine ve tüm dosya kapsamına göre;
Somut olayda dava konusu marka ile davacı markasının kapsadığı mal / hizmetlere bakıldığında, dava konusu marka kapsamında aynı/aynı tür ve benzer mal / hizmetler ile birlikte, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından yapılan değerlendirmede, davaya konu markanın, 43. sınıfında yer alan hizmetlerinin, davalı yanın markasında aynı şekilde yer aldığı anlaşılmıştır.
Değerlendirmeye konu sınıf genel olarak gıda sektörü, yiyecek-içecek, servis hizmetleri, konaklama, etkinlik organizasyon hizmetlerini içermekle birlikte, bu hizmetlerin, her yaş ve eğitim seviyesindeki, çok çeşitli kesimden alıcıya hitap ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, söz konusu hizmetlerin tüketici / müşteri / alıcı / faydalanıcılarının bireysel müşteriler olabileceği gibi, kurumsal müşteriler de olabileceği, buna göre ortalama tüketici seviyesine göre değerlendirme yapılması gerektiği, dolayısıyla belirtilen hususlar ışığında somut uyuşmazlık bakımından ilgili tüketici kitlesi açısından orta seviyedeki makul düzeydeki tüketicilerin dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte dikkat edilmesi gereken husus ise; marka hukukunda karıştırılma ihtimalinin varlığı, 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca, “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır”. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir. İlgili tüketici belirlenirken “ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin mal veya hizmetlerin kategorisine göre çeşitlilik gösterdiği de akılda tutulmalıdır” (C -251/95 Sabel / Puma [1997]). Çekişmeli malın ortalama tüketicisinin zihnindeki marka algısı da bu nedenle değerlendirmede dikkate alınmıştır.
Bütün bu hususlar uyarınca, iltibas ihtimali varlığının ilk şartı olan malların / hizmetlerin aynılığı/benzerliği kriterinin somut olay açısından sağlanmış olduğu,
Taraf markalarına bakıldığında, her iki taraf markasının da kelime ve figüratif özellikler içerdiği, davaya konu markanın “......”, davalı şirket markalarının “.... ....” ibarelerini içerdiği anlaşılmıştır.
Markaların anlamlarına bakıldığında, taraf markalarında kullanılan ibarelerinin İngilizce olduğu, ortak “...” ibaresinin Türkçe karşılığının “sarı, sarı renkli” olduğu, kullanılan “s” harfinin ise sahiplik anlamı eklediği, “.... dondurma” olarak Türkçeye çevrilebileceği, davacı yanın her iki markasında da aynı ibarelerin yer aldığı, ...., “...” şeklinde okunmasının muhtemel olduğu, taraf markalarında yer alan diğer unsurların ise söz konusu benzerlik derecesini düşürdüğü, görsel olarak yapılan değerlendirmede, her iki taraf markasının kelime unsuru ile birlikte figüratif özellikler de içerdiği, davaya konu markanın açık renk mavi üzerine iki ayrı satıra gelecek şekilde üstte, kendine özgü yazı karakteri ile sarı renkte “...’s” ibaresini, alt satırda çok daha küçük yazı boyutu ile.... içerdiği, davalı yanın itiraza mesnet markalarının ise benzer özellikler ve renk kombinasyonu içerdiği, siyah, beyaz, kırmızı, sarı ve mavi renkler kullanılmak sureti ile ....” ibarelerinin yer aldığı, söz konusu ibarelerin yuvarlak zemini çevreleyecek veya markanın ortasında yer alacak şekilde konumlandırıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmünü haizdir.
6769 s. SMK’nın 6’ıncı madde kapsamında markaların aynı ya da benzer olduğunun tespiti için aşağıdaki unsurların tamamının birlikte varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
•Markalar arasında başvuru aşaması açısından tarihsel öncelik sonralık ilişkisinin varlığı,
•Markaların aynı veya benzer türden mal ve hizmetler için kullanılıyor olması,
•Markalar arasında benzerlik bulunması.
•Markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması.
Anılan hüküm kapsamında markalar arasında iltibas ihtimalinin varlığından söz edebilmek için çifte benzerlik şartının sağlanmış olması gerekmektedir. Yani markalar arasında, markayı teşkil eden esas unsurlar yönünden ayniyet veya benzerliğin yanında, marka tescil kapsamındaki ürün türleri arasında da ayniyet veya benzerlik gerekmektedir. Bu kapsamda .... sayılı markaların karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu; ayrıca başvuru markasında yer alan bir kısım malların/hizmetlerin, itiraz gerekçesi markalarda yer alan mallarla/hizmetlerle aynı olduğu anlaşılmakla birlikte bu noktada çifte benzerlik şartının dolayısıyla 6769 sayılı SMK 6/1 deki koşulların gerçekleşmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Birden fazla unsurdan oluşan bileşke markalar söz konusu olduğunda, iki marka arasındaki benzerliğin tespiti, bileşke bir markayı oluşturan öğelerden sadece birisini alarak, o öğeyi başka bir markayla karşılaştırmanın ötesinde bir incelemeyi gerektirir. Karşılaştırma, ihtilaf konusu markaların her birini bütün olarak inceleyerek yapılmalıdır, ancak bazı durumlarda, bileşke markayı oluşturan öğelerden biri, bileşke markanın kamunun ilgili kesiminde yarattığı bütüncül algıda baskın konumda bulunabilir.
Neticede, markalar karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava konusu .... sayılı davacı markasına bakıldığında, ...” ibaresinden oluştuğu anlaşılmıştır. “söz görünümden yüksek sesle konuşur” ilkesi ve kelime unsurlarının markadaki kullanımı ve konumlandırılışı dikkate alındığında, marka algısının kelime unsuru üzerinde şekilleneceği ortadadır. Markadaki kelime unsuruna bakıldığında; markanın “.... ibaresinden oluştuğu, ....ibaresinin baskın ve esas unsur olarak yer aldığı, markada yer alan “.... ibaresinin markaya bir ayırt edicilik katmadığı ve markada tali unsur olarak yer aldığı anlaşılmıştır. Markada ....” ibaresi ise markanın başında konumlandırılmış, ilk okunan ve algılanan kelimedir. Bu yönüyle ve markadaki kullanımı göz önüne alındığında, “...’s” ibaresinin davacı markasının esas unsuru konumunda olduğu,
Davacının itiraza mesnet markasının da “...” ortak ibaresi kullanılarak renk ve şekil unsuruna ayrıca ilave kelimelere yer verilerek oluşturulduğu; “...” ibaresinin markadaki kullanımı ve konumlandırılışı göz önüne alındığında, baskın ve merkezi konumda tertip edilmiş ana unsur olarak yer aldığı; bu haliyle taraf markalarında yer alan baskın ve esas unsurun aynı olduğu; davalıya ait .... sayılı markaların esas unsuru olan “...” ibaresi davacı markasında aynen ve esas unsur olarak kullanıldığı, esas unsurlar arasındaki bu ayniyetin markalar arasında görsel, işitsel düzeyde benzerlik kurulmasına neden olduğu değerlendirilmiştir.
Ayrıca bilindiği üzere, markalarda yer alan kelime unsurlarının değerlendirilmesinde kelimenin kendisi korunmakta olup, markanın asli ayırt edici unsurunu oluşturan sözcüğün, sonraki markada farklı büyüklükte olması veya farklı yazı biçimi ile ifade edilmesi ya da başka bir renk içinde verilmesi, markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmayacaktır. Bu bakımdan yapılan değerlendirme neticesinde başvuru ile redde mesnet markalarda “...” ibaresinin esas unsur olarak algılanacağı; markalarda yer alan diğer unsurların ikincil planda kalmasından ötürü markalar arasındaki benzerliği tamamıyla ortadan kaldırmaya yeterli olmayacağı, dolayısıyla markaların esas unsurları arasında görsel, işitsel, kavramsal bir fark bulunmadığından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varılmıştır.
İtiraza mesnet ....sayılı markaların eşya listesinde yer alan mallar/hizmetler ile başvuru markasının kapsamında yer alan “SINIF 43: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” malların/hizmetlerin aynı olduğu,
Davacı ve diğer davalıya ait markalar arasında var olan benzerlik ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağı gibi, davaya konu markanın redde mesnet .... sayılı markalar kapsamında yer alan aynı hizmetler içinde tescil edilmek istenmesi sebebiyle de ortalama tüketici nezdinde kısmi redde mesnet davalı markalarının devamı olarak algılanmasına da sebebiyet vereceği,
İki markayı her zaman yan yana karşılaştırma imkânı olmayan ortalama tüketici kitlesinin, davalıya ait markaların etkisi ve akılda bıraktığı imajı nedeniyle davacı markasına yöneleceği ve davacı markasının bu durumdan haksız yarar sağlayacağı; böyle bir kullanımın başvuru kapsamından çıkarılan hizmetlerde tescil edilemeyeceği; netice itibariyle de, markalar arasındaki benzerlik ve emtialar arasındaki ayniyet/ilişki göz önüne alındığında iltibas ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Karıştırılma ihtimali; markalar arasındaki benzerliğin, alıcıları, satın almayı düşündükleri mal yerine bir başka mal almak durumunda bırakması kadar, alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlamalarına rağmen bu markların aynı kişiye ait olduğunu sanmaları, ya da bu malları üreten işletmeler arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesine kapılmaları da iltibas tehlikesi içinde ele alınmalıdır. Markalar arasında benzerlik olduğu yukarıda değerlendirilmiştir. İlgili tüketici nezdinde marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluşacağı açıktır. Öte yandan “Markalar arasındaki iltibas tehlikesi telaffuzu, biçim ya da anlam itibariyle ortaya çıkabilir.” Bu kapsamda ve yukarıdaki değerlendirmeler de göz önüne alındığında, markaların karıştırılma ihtimali olmadığından bahsedilemez. Dava konusu davacı markasının, redde mesnet markanın seri markası olarak algılanacağı, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu anlaşılacaktır.
Neticede, davacı ve davalının itiraza mesnet .... sayılı markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek düzeyde benzerlik bulunduğundan ve başvuru kapsamından çıkarılan emtialar bakımından taraf markalarının aynı hizmetlerde kullanılacak olması ve aynı olarak belirtilen hizmetlerin tüketici özellikleriyle birlikte marka işaretlerinin benzerliğinin etkisi dikkate alındığında, tüketicinin ihtilaf konusu markaları aynı ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmaması, ilgili tüketicilerin malların/hizmetlerin aynı ticari kaynak tarafından üretildiği/sunulduğu, veyahut marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde izlenim oluşabileceği işbu nedenlerle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında başvuru kapsamından çıkarılan 43. sınıfa dahil hizmetler bakımından ihtilaf konusu markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Neticede, bilirkişi raporunun aksine, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;
Davaya konu .... sayılı markaya ait başvurunun .... kararının yerinde olduğu ve iptali koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın Reddine,
Alınması gereken harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Davalı kurum kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzlerine karşı, davalı şirketin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.26/11/2025
Kâtip Hâkim .....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır