Yargıtay 3. Ceza Dairesinden silahlı terör örgütüne üyelik suçunda etkin pişmanlıkta ceza indirimi ve denetimli serbestlik uygulanmaması nedeniyle verilen mahkumiyet kararının bozulması.
Özet: Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemi, cezanın miktarı nedeniyle temyiz edilemez olduğundan reddedilmiş; fakat silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümde, sanığın etkin pişmanlık şartlarını taşımasına rağmen, öngörülen üst hadden ceza indirimi eksik uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi ve etkin pişmanlığa bağlı denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemesi hukuka aykırı bulunarak, bu sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/5074 E.  ,  2026/3024 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1346 E., 2021/1235 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/176 E., 2019/310 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi,TCK'nın 158/1, 158/3, 43/1, 168/2, 62, 52/2-4, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - düzeltilerek onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
1- Sanık müdafii ile Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçuna yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu ile ilgili ilk derece mahkemesince verilen beş yıldan az hapis ve adli para cezasına ilişkin mahkumiyet kararı ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE,
2- Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi,
b) Kabul ve uygulamaya göre de;
Etkin pişmanlık hükümleri uygulanan sanık hakkında, TCK'nın 221/5. maddesinde düzenlenen ve etkin pişmanlık uygulanmasına bağlı olarak uygulanması gereken, infaz rejimi ile ilgili olması nedeniyle de kazanılmış hakka konu olmayan denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.