Danıştay 5. Daire, KHK ile görevden alınan kişinin FETÖ/PDY iddiasıyla göreve iade talebinin reddi kararını onadı.
Özet: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddetmesi üzerine bu işlemin iptali ile özlük ve parasal haklarının iadesi talebiyle açtığı davanın idare mahkemesince ve istinaf aşamasında bölge idare mahkemesince reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusu incelenmiştir; davacının terör örgütüyle iltisakın hukuki dayanağı, yargı kararlarının geriye yürümezliği ve masumiyet karinesi gibi iddiaları dikkate alınsa da, temyiz isteminin reddine ve önceki mahkeme kararlarının onanmasına oybirliğiyle kesin olarak karar verilerek kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğu teyit edilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2023/5552Karar No : 2025/12411Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Hukuk Müşaviri ... -E-Tebligat-İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin .. tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Mahkemelerce eksik inceleme neticesinde karar verildiği, terör örgütüyle iltisaklı olması için terör örgütünün hukuken var olması gerektiği, hukuken mevcut olmayan bir terör örgütüne üyelik, irtibat ya da iltisak gibi bir bağın olamayacağı, FETÖ/PDY’nin terör veya suç örgütü olmadığının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla ortaya konulduğu, FETÖ terör örgütünün 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminden önce terör örgütü olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş hiçbir yargı kararının bulunmadığı, aksine durumun hukuki güvenlik, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, öngörülebilirlik ve tüm bu ilkeleri kapsayan hukuk devleti ilkesinin ihlali anlamına geleceği, hakkında kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilirken aleyhe hiçbir somut delil sunulmadığı, bir eylemin suç olarak tanımlanması için maddi ve manevi unsurun birlikte gerçekleşmesi gerektiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu ve taksirle işlenemeyeceği, hakkındaki adli kovuşturmanın kesinleşmediği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, devam eden yargılamanın bekletici mesele yapılması gerektiği, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaka ilişkin kriterlerin şahsında mevcut olmadığı, dava konusu işlem tesis edilirken idare hukuku alanına dâhil olan usul kurallarının uygulanmadığı, dava konusu işlem ile masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.