Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, bankacılık grubunun "..." görsel markasının finansal hizmetler için ayırt edicilik ve tanımlayıcılık nedeniyle kısmi ret kararının iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankacılık grubunun, belirli kelimeler ve bir logoyu içeren markasının finansal hizmetler için ayırt edicilikten yoksun ve tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kısmen reddedilmesi kararına karşı açtığı davayı ele almaktadır; davacı, markanın benzersiz kombinasyonu, ana şirketle özdeşleşmiş logo unsuru, yoğun kullanımı ve regüle piyasadaki tanınırlığı sayesinde ayırt edicilik kazandığını, dolayısıyla ret kararının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek tescil sürecinin devamını talep etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/206 Esas - 2026/279

"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/206
KARAR NO : 2026/279
DAVA : Marka ... Kararı İptali
DAVA TARİHİ : 13/05/2025
KARAR TARİHİ : 15/06/2026 Yazım Tarihi: 29/06/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı firmanın ...., .... ve .... olmak üzere 3 ülkede toplam 18 şubesi ve 480 Milyon USD aktif büyüklüğü bulunan bir bankacılık grubu bünyesinde yer aldığını, davacı firmanın "...." ibaresini kullanabilmek için TTK m. 48 uyarınca .... kararı ve özel izin aldığını, davacı firmanın "... + ..." görselli markayı tescil ettirmek için davalı ... nezdinde dosyaladığı ... sayılı başvurunun SMK m. 5/1-(b) ve (c) hükümleri gereğince ayırt edici nitelikten yoksun olduğundan ve tanımlayıcı bulunduğundan bahisle kısmen reddedilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu , zira dava konusu edilen markayı oluşturan ibareler incelendiğinde markanın "....", "...." ve "...." kelimeleri ile ... unsurunun bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş özel bir işaret olduğunun görülebileceğini, markada yer alan .../logo unsurunun başlı başına ayırt edicilik kazandırdığını ve bu logonun ana şirket adına " ..." ibaresiyle zaten tescilli olduğunu, dolayısıyla bu unsurlar birlikte kullanıldığında bir bütün olarak daha önce diğer firmalar tarafından yaygın bir kullanımı bulunmayan ve davacıyla özdeşleşmiş bir işarete dönüştüğünün kabulünün gerektiğini, özgünlüğü belirgin bu işaretin davacı firmanın iştiraklerinin unvanlarının asıl unsuru olduğunu ve doğrudan davacının sunduğu yatırım hizmetlerini anlattığını , zaten de davalı ...’in "...." gibi ibareleri ihtiva eden markaların 09. ve 36. Sınıfa giren emtialarda tescilinde bir sorun görmediğini, huzurda dava konusu edilen ... kararının ...’in bu emsal kararlarıyla ve eşitlik ilkesiyle çeliştiğini, nitekim "...." gibi markalar için geçmişte verilen ret kararlarının Yargıtay tarafından markanın özel izinle verilen bir imtiyaz olması ve regüle piyasadaki ayırt ediciliği nedeniyle iptal edildiğini, bir ibarenin SMK m. 5/1-(c) kapsamında değerlendirilebilmesi için mal veya hizmetin özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal akla getirmesi gerektiğini, oysa dava konusu edilen hizmetlerin devlet tarafından regüle edilen spesifik bir alanda bilgilenmiş tüketicilere sunulduğunu ve bu kitlenin markayı doğrudan davacı firma ile ilişkilendirdiğini, zaten de dava konusu edilen markanın davacı firmanın yoğun ve yaygın kullanımları neticesinde kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını, nitekim "..." ibaresi için yapılan dijital aramalarda çıkan sonuçların tamamının davacı firmanın 120 yılı aşkın tecrübesine ve hizmetlerine ilişkin olduğunu, dolayısıyla dava edilen markanın SMK m. 5/1-(b) ve (c) hükümleri uyarınca reddedilemeyeceğini iddia ederek, ... ...’nın 08.03.2025 tarihli ve ... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru sayılı markanın tescili talep edilen tüm sınıflar için ... nezdindeki tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markasının kapsamından çıkartılan emtialar dolayısıyla , SMK 5/1-b-c maddesi yönünden yapılan değerlendirme ile ilgili ...'nın ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 13/03/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 13/05/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında;" ... başvuru numaralı "... + ..." ibareli başvurunun 6769 s. SMK'nın 5/1(b) ve (c) bentleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksunluk ve tanımlayıcılık gerekçeleriyle "Sınıf 36 : Finansal ve parasal hizmetler" bakımından kısmen reddedilmesi kararına karşı, başvuru sahibi adına kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Bu bilgiler ışığında yapılan incelemede, başvuruda münhasıran yer alan "..." ibaresinin redde konu "Sınıf 36 : Finansal ve parasal hizmetler" açısından, ilgili tüketici kesimi tarafından herhangi bir ticari kaynağa işaret edecek şekilde değil, sadece söz konusu hizmetin içeriği hakkında bilgi veren adlandırma olarak algılandığı, dolayısıyla ibarenin ticari kaynak gösterme fonksiyonunu yerine getiremeyeceği görüşüne ulaşılmıştır. Buna ilaveten, başvuru konusu marka örneğinde yer alan ... unsurunun başvuruya konu marka hakkında yapılan tespiti değiştirir nitelikte bulunmamıştır. Bu kapsamda, başvuru hakkında 5/ (b) ve 5/1 (c) bentleri kapsamında verilen kısmi ret kararı yerinde bulunmuş ve işbu itirazın reddi gerekmiştir.
Diğer yandan açıklanan nedenlerle başvuruda münhasıran yer alan "..." ibaresinin, başvuru kapsamında yer alan "Sınıf 09 : Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri." malları, "Sınıf 36 : Sigorta hizmetleri. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri." bakımından da ayırt edici nitelikten yoksun ve tanımlayıcı olduğu kanaatine varıldığından, belirtilen mal ve hizmetlerin de SMK'nın 5/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca resen reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Son olarak, başvuru sahibinin emsal kararlar gerekçeli itirazı, farklı markalar hakkında verilen kararların incelenen başvuruyla ve bu başvuru hakkındaki kararla bağlantısının bulunmaması nedeniyle haklı bulunmamıştır.
KARAR; Başvuru sahibi tarafından redde konu "Sınıf 36 : Finansal ve parasal hizmetler" bakımından 6769 s. SMK'nın 5/1-(b) ve (c) bentleri kapsamında yapılan itirazın reddine, Başvuru kapsamında yer alan "Sınıf 09 : Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri." malları, "Sınıf 36 : Sigorta hizmetleri. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri." bakımından da 6769 s. SMK'nın 5/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca resen reddine, oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli)
4. Maddesinde "Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla, kişi adları dahil, sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların biçimi veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her türlü işaretten oluşabilir",
5/1-b maddesinde " Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler",
5/1-c maddesinde " Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler ", marka olarak tesçil edilemez"hükmü yer almaktadır.
SMK 5/1-b yönünden ;
Markanın en önemli fonksiyonu markanın ayırt edici bir işaret olmasıdır. Marka, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yaradığından, bir işaretin marka olma kabiliyetini haiz olması, o işaretin ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olmasına bağlıdır. Bir işaretin bu fonksiyona sahip olup olmadığının tespiti önce soyut olarak yapılmalıdır. Yani marka olma niteliğine bakılmalıdır. Bir işaretin soyut ayırt edicilik niteliğinin varlığı tespit edildikten sonra, o işaretin marka olabilmesi açısından, ayrıca sicilde gösterilebilir olması ve üzerinde kullanılacak mal veya hizmetler açısından somut ayırt edicilik özelliğini haiz olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, işareti gören ortalama tüketici kitlesinin, tescil kapsamındaki mallar veya hizmetler yönünden bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal ve hizmetlerinden ayırt edildiğini algılaması zorunluluğu bulunmaktadır.
SMK 5/1-c yönünden ;
Marka başvurusundaki ibare ortalama tüketici nezdinde yukarıda belirtilen "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten "tanımlayıcı, vasıf bildirici özellikleri varsa marka olarak tesçili mümkün bulunmamakta ve mutlak red engeline takılmaktadır. Marka hakkı münhasır olarak sahibine tekel / inhisari hak bahşettiğinden tanımlayıcı bir işaret bir kişiye verilirse ticari rekabet sağlanamaz.
Buna göre, bir malın ya da hizmetin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak gibi özelliklerine (iyi / güzel / süper / büyük / vb.) atıf yapan tanımlayıcı işaretlerin marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. Marka başvurusundaki ibare içerdiği emtia sınıfındakilerden ne kadar uzak ise tanımlayıcı, vasıf bildirici halinden de uzaklaşmış sayılır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı başvuru Markası Redde Mesnet Madde
...+...
30/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Yukarıda ayrıntılı olarak incelendiği ve değerlendirildiği üzere; "..." işaretinin; Sadece “finansal ve parasal hizmetler” yönünden marka olabilecek nitelikte somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve tanımlayıcı nitelikte olduğu, Davacının ... işlem dosyasına sunduğu itirazları esnasında dayanmadığı SMK m. 5/2 hükmüne huzurdaki davada dayanamayacağı, Dava konusu edilen 08.03.2025 tarihli ve ... sayılı ... kararının bu değerlendirmeler ile “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Sigorta hizmetleri. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri.” yönünden (kısmen) çeliştiği/uyumlu olmadığı, kanaatinde olduğumuzu, " şeklinde ifade edilmiştir.
Yeni heyetten rapor alınması yönündeki davacı vekilinin istemi HMK 30. Maddesindeki usul ekonomisi ilkesi gözetilerek yargılamanın gereksiz uzayacağına kanaat geldiğinden bu istem reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru kapsamı ve görseli, bilirkişi heyet raporu, ... kararı ve dosyanın bütünü birlikte ele alındığında;
6769 sayılı SMK 5/1-b yönünden değerlendirme;
" ...+... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan "Finansal ve parasal hizmetler. Sigorta hizmetleri. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri. " açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mallarını/hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallarından/hizmetinden ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde soyut ve somut ayırt ediciliği bulunmadığı; bilirkişi raporunda bu husus " ...+... " işaretinin, başvurunun kısmen reddedildiği “finansal ve parasal hizmetler”den fonksiyonel ve kavramsal açılardan bağımsız olmaması, bu hizmetleri doğrudan çağrıştırması, bu hizmetlerle ilişkili bir kelime öbeğini esas unsur olarak ihtiva etmesi, bu hizmetleri, aynı hizmetleri piyasaya arz eden diğer ticari kaynakların/aktörlerin hizmetlerinden ayıramaması, bu hizmetlerin özünden/tabiatından farklı olmaması, ancak ve sadece “sunulan hizmetlerin ne ile ilgili olduğunu ve ne fayda sağladığını doğrudan algılatan bir işaret” veya ya da “sunulan hizmetin fonksiyonuna/işlevine ve temel özelliğine işaret eden bir kelime öbeği” olması nedenleriyle, sayılan hizmetler özelinde, marka olarak somut ayırt edici niteliğe sahip olmadığı kanaatine varılmıştır. " şeklinde izah da edildiğinden bu kısma iştirak edilmekle beraber 36.ncı sınıfta "Sigorta hizmetleri. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri. " açısından aksi görüşe itibar edilmediği, zira bu hizmetlerin de aynı sınıfta yer alan " finansal ve parasal hizmetler " ile sıkı bir bağlantısı olduğu söylenebileceği;
Bu açıdan ... ... 'nın davaya konu marka başvurusunun SMK 5/1-b kapsamında ayırt edicilik niteliği taşımadığı tespitinin yerinde ve doğru olduğu sonucuna varıldığı;
Diğer yönden" ...+... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan "Sınıf 09 : Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri." malları açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mallarını tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallarından ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde ayırt ediciliği bulunduğu , bilirkişi raporunda bu husus " bu mal ve hizmetlerin “Türk menşeili/Türkiye ile ilintili kıymetli evraklar/taşınabilir malvarlığı” ile doğrudan bir ilintisi olmadığı gibi, bankacılık ve finans sektörü ile doğrudan bir ilintisi bulunmayan ürünler veya bu sektörden farklı özelliklerdeki işlerin yürütülmesi için sağlanan birer danışmanlık hizmeti oldukları gerçeği gözetildiğinde, alıcı zihninde doğrudan “Türk menşeili/Türkiye ile ilintili kıymetli evrak/taşınabilir malvarlığı” algısı uyandıran bir kelime öbeğinin esas unsur olduğu bir markanın bu mal ve/veya hizmetler yönünden somut ayırt edici niteliği haiz olduğu değerlendirilmektedir. " şeklinde izah da edildiği; bu açıdan ... ... tarafından davaya konu marka başvurusunun yukarıda belirtilen mallarda SMK 5/1-b kapsamında ayırt edicilik niteliği taşımadığı tespitinin yerinde ve doğru olmadığı sonucuna varıldığı;
6769 sayılı SMK 5/1-c yönünden değerlendirme:
" ...+... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan "Finansal ve parasal hizmetler. Sigorta hizmetleri. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri. " açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı bir durum olarak algılanabileceği, bilirkişi raporunda bu husus " “...” kelime öbeği, tüketicilerinin zihninde, ilave bir çaba olmaksızın doğrudan “Türk menşeili/Türkiye ile ilintili kıymetli evrak, taşınabilir malvarlığı” anlamını çağrıştırmaktadır. Diğer bir ifadeyle; bu markada geçen sözcüklerin ne anlama geldiğinin ilk bakışta kavranması ve tüketicide doğrudan bir algı uyandırması, bu algının da herkeste “Türk menşeili/Türkiye ile ilintili kıymetli evrak/taşınabilir malvarlığı” ile ilgili olması ihtimali yüksektir. Bu anlama gelen bir kelime öbeğinin; bankacılık ve finans sektörü ile ilgili hizmetlerde marka hüviyetinde kullanılması halinde bu hizmetlerle muhatap olan alıcıların zihninde doğrudan teşekkül eden bu yerleşik algı nedeniyle, markanın kapsamına alınmak “finansal ve parasal hizmetler”in “taşınabilir malvarlığı” fonksiyonunu/işlevini ve temel özelliğini doğrudan tanımlayıcı olduğu değerlendirilmiştir.
Herkes tarafından bu şekilde algılanan, yaygın olarak kullanılan/kullanılabilecek ve tanımlayıcı olan böyle bir kelime öbeğinin, bir markanın tek unsuru olarak kullanılarak, tek bir firma adına marka olarak himaye görmesi, yani kullanım hususunda bir firmaya tekel hakkı verilmesi, koruma altına alınması istenilen bu hizmetlerin ilişkili özelliği de gözetildiğinde, kavramsal olarak bu hizmetlerin karakteristik bir özelliğini doğrudan çağrıştırdığı, yani tüketicilere sunulan taşınabilir malvarlığı ilintili hizmetlerin fonksiyonunun/işlevinin ne olduğunu doğrudan nitelendirdiği gerçeği gözetildiğinde, mümkün görülmemektedir. " şeklinde izah da edildiğinden bu kısma iştirak edilmekle beraber 36.ncı sınıfta "Sigorta hizmetleri. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri. " açısından aksi görüşe itibar edilmediği, zira bu hizmetlerin de aynı sınıfta yer alan " finansal ve parasal hizmetler " ile sıkı bir bağlantısı olduğu söylenebileceği;
Bu açıdan ... ... 'nın davaya konu marka başvurusunun SMK 5/1-c kapsamında tanımlayıcı nitelikte olduğu tespitinin yerinde ve doğru olduğu sonucuna varıldığı;
Diğer yönden" ...+..." ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan "Sınıf 09 : Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri." malları açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı bir durum olarak algılanması mümkün görülmediği,
Bu açıdan ... ... 'nın davaya konu marka başvurusunun SMK 5/1-c kapsamında tanımlayıcı nitelikte olduğu tespitinin yerinde ve doğru olmadığı sonucuna varıldığı;
Davacının ... işlem dosyasına sunduğu itirazları esnasında dayanmadığı SMK m. 5/2 hükmüne huzurdaki davada da dayanamayacağı sonucuna varıldığı;
Neticeden bilirkişi heyet raporu benimsenerek dava kısmen kabul edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE
2- Dava konusu .... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 9. Sınıftaki tüm mallar yönünden ... kararının kısmen iptaline, ( bu kısımlardan kabul )
3-Diğer kısımlar yönünden açılan davanın reddine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalı kurumdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,
6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı kurumdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Davacının yaptığı; 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 505,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 17.120,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 8.560,20 TL nin davalı kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 15/06/2026
Katip .... Hakim ....
E imzalıdır E imzalıdır