Hırsızlık suçundan açılan davada Diyanet İşleri Başkanlığının duruşmalardan haberdar edilmemesi sebebiyle istinaf kararının Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Hırsızlık suçundan açılan bir davada, istinaf mahkemesince verilen kararın temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede, suçtan zarar gören kurumun duruşmalardan usulüne uygun şekilde haberdar edilmeyerek iddia ve delillerini sunma ile davaya katılma imkanının kısıtlandığı, böylece adil yargılanma sürecinde iddia hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle, hükmün hukuka aykırı olduğu kanaatine varılarak ilgili kanun maddeleri uyarınca bozulmasına ve dosyanın sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/6188 E.  ,  2026/10832 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2226 E., 2022/2884 K.
SUÇ : Hırsızlık
SUÇ TARİHLERİ : 22.02.2018-24.02.2018
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ... İşleri Başkanlığının, duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, Dairemizin işlemi üzerine 24.12.2025 tarihli gönderme kararı akabinde tebliğ edilen hükmü, ... vekilinin 25.03.2026 havale tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olduğu ve suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, olayda hata ve şüphenin olduğu, malın değerinin az olduğu, zincirleme suç hükümlerinin oluşmadığı, takdiri indirim yapılarak beraat kararı verilmesine yönelik suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin ise duruşmalardan haberdar edilmedikleri, davaya katılmaya karar verilerek sanığın daha fazla ceza alması ve vekâlet ücreti verilmesine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, sanığa verilen cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 2 33... . maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği kısmen Tebliğname'ye uygun BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.