Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından yargılanan sanığın vefatı nedeniyle kamu davasını düşürerek istinaf mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz başvurusu, hükmolunan cezaların temyiz edilebilir nitelikte olmaması nedeniyle reddedilirken; hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde, sanığın karar tarihinden sonra vefat ettiğinin tespiti üzerine, ilgili kanun maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1232 E., 2023/1592 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları için kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesindeSanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin usûlsüz ifadelerin alındığı, lehe delil toplanmadığı, etkin pişmanlık için imkân tanınmadığı, somut delil olmadığından beraat kararı verilmesine yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın karar tarihinden sonra 26.10.2025 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303/1-a maddesinde düzenlenen yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince ölüm nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çerkezköy 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.