İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yargılamanın iadesi davasında istinaf başvurusunu, dava değerinin yasal parasal kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle reddetmiştir.
Özet: İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin yargılamanın iadesi talebinin reddi kararına yönelik başvuruyu incelemiş, 7550 sayılı Kanun ile değişen Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesi uyarınca parasal sınırların davanın açıldığı tarihteki miktara göre belirlendiğini tespit ederek, yargılamanın yenilenmesi talep edilen asıl davanın 10.201,79 TL olan değerinin 2026 yılı için belirlenen 50.000,00 TLlik kesinlik sınırının altında kaldığını belirtmiş ve bu nedenle kararın kesin nitelikte olması sebebiyle istinaf başvurusunu miktar yönünden usulden reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1234 Esas
KARAR NO: 2026/1180
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/05/2026
NUMARASI: 2026/179 Esas, 2026/364 Karar
DAVA: YARGILAMANIN İADESİ
KARAR TARİHİ: 17/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulü ile İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.01.2016 tarih ve 2025/277 Esas, 2026/14 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve itirazın iptali davasının reddine, davacının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir.
HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken 04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Somut davada, kararın verildiği 13.01.2026 tarihi itibariyle yürürlükte olan 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen değişiklik gereği parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması gerekir. Buna göre dava 2026 yılında açılmış olup yeniden değerleme sonucunda 2026 yılı için kesinlik sınırı 50.000,00 TL olmuştur.
HMK'nun 352. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda karar verilecek haller sayılmış olup bu hallerden birisi de kararın kesin olması olarak gösterilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda, yargılamanın yenilenmesi talebine konu asıl davada dava değeri, 10.201,79 TL olup; iş bu miktar, bağımsız bir dava niteliğinde olan eldeki yargılamanın yenilenmesi davasında dava tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (50.000,00) altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davalının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341. ve 352. bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. ve 352. maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/09/2026