Silahlı terör örgütü üyeliği davasında tanık dinleme usulü, etkin pişmanlık değerlendirmesi ve eksik araştırma hususlarındaki ihlaller nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararını, suçun sübutu için belirleyici olan tanığın doğrudan duruşmada dinlenmemesi veya yasal prosedürlere uygun şekilde ifadesinin alınmaması, böylece iddia tanıklarını sorgulama hakkının ihlal edilmesi; sanığın örgüt içindeki konumuna ilişkin beyanlar içeren diğer şüphelilerin mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlenmeden hüküm kurulması ve sanık ile müdafiinin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma isteği karşısında, sanığın beyanlarının alınması, verilen bilgilerin doğruluğu ve faydalılığının araştırılması gerekliliği gözetilmeksizin eksik incelemeyle karar verilmesi gibi önemli usul ve araştırma eksiklikleri nedeniyle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/15637 E.  ,  2026/2988 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2189 E., 2022/418 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/307 E., 2019/483 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Sanık müdafii Av. ... tarafından yasal temyiz süresi içerisinde, usulüne uygun şekilde temyiz başvurusunda bulunulduğu ve sanık müdafii Av. ... tarafından verilen 11.11.2024 tarihli temyiz dilekçesinin ek temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık ...'ın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
B. Sanık hakkında yargılama aşamasında dosyada mevcut bulunup ifade ve teşhis tutanakları 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunan ve sanığın örgüt içindeki konumuna ilişkin beyanlar içeren şüpheliler ... ve ...'ın mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
C. Sanık müdafii Av. ...'ın 11.11.2024 ve sanığın 04.10.2023 tarihli dilekçeleri itibarıyla, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmeleri karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.