Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, sağlık ürünleri lideri markanın, oyun sektöründeki benzer isme sahip tescil başvurusunun iltibas ve kötüniyet gerekçesiyle hükümsüzlüğü davası.
Özet: Davacı, sağlık ve kişisel bakım ürünlerinde otuz yılı aşkın süredir kullandığı, tanınmış ve ayırt ediciliği yüksek markası ile davalı tarafın oyun sektöründeki başvurusunun görsel, işitsel ve kavramsal olarak aynı olduğunu, benzer mal/hizmet sınıflarını kapsadığını ve kötü niyetle davacının itibarından faydalanmak amacıyla tescil edilmeye çalışıldığını ileri sürerek, marka tescil itirazının reddi kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğünü talep etmiş; davalı ise markasının oyun sektörüne ait olduğunu, geçmişinin daha eski olduğunu, düşük ayırt ediciliğe sahip olduğunu ve davacı markalarıyla farklı mal/hizmet sınıflarında yer aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/195 Esas - 2026/286
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2025/195KARAR NO : 2026/286DAVA : Marka ... Kararı İptali - HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 08/05/2025KARAR TARİHİ : 17/06/2026 Yazım tarihi: 13/07/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: “Davacının Türkiye pazarında sağlık ürünleri, kişisel bakım ve temizlik ürümleri kategorilerinin öncülerinden ve pazar liderlerinden biri olduğu; ... numaralı "..." ibareli markanın, Davacı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı ayırt edicilik seviyesi son derece yüksek "..." ibaresini haiz markalarla işitsel, görsel ve kavramsal anlamda ayniyet arz ettiği; Davalı taraf başvurusunun 09, 28, 41 ve 42. sınıflar bakımından yapıldığı; Davacının seri markaların kök markası olan "..." ibareli markalarının da aynı sınıflarda aynı/aynı tür mal/hizmetlerde tescilli olduğu; Davacıya ait ... numaralı markanın koruma kapsamında 09/28/41 ve 42. Sınıfların, ... numaralı ".... ... istediğin gibi" markasının kapsamında 09 ve 42. sınıfların, ... başvuru numaralı ". ..." markasının kapsamında 28 ve 41. sınıfların yer aldığı; Davacının.... başvuru numaralı markalarının da davalı marka başvurusu kapsamındaki sınıfları içerdiği; hedef tüketici kitlesinin halkın büyük bir kısmını kapsadığı ve taraf markaları arasında tam sınıfsal benzerlik, ve iltibas bulunduğu; .... markasının Davalı Kurum nezdinde 09.09.2008 başvuru tarihli ... sayı ile tanınmış marka olarak kayıtlı olduğu; Davalı tarafın, Davacı adına tescilli tanınmış "..." ibareli kök markayı birebir kullanarak Davacının tanınmışlık ve güvenilirliğinden kötüniyetle faydalanmak niyetiyle başvuruda bulunduğu; karşı tarafın marka görseline eklenen bir ... unsuru mevcutsa da bu farklılık marka işaretlerinin ayniyet derecesindeki benzerliğinin önüne geçmediği ve Davacının seri markalarının devamı gibi algılanabileceği, bağlantılı olduğunun düşünülebileceği ve Davacıya ait işletmenin ürünü olduğu biçiminde bir algıyı doğuracağı; Davacının "..." ibareli ilk marka başvurusunu 1990’da gerçekleştirdiği, 30 yılı aşkın süredir aralıksız kullandığı; yurt dışında da ...., .... ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., .... vb. bir çok ülkede tescil ettirdiği, reklam, tanıtım ve kullanımlarıyla tanınırlığını ve pazar payını günden güne artırdığı ve Davacının "..." markası ile pek çok ödül kazandığı; başvuru markasının, Davacı ve markaları ile tüketici nezdinde iltibasa ve ilişkilendirmeye yol açacak nitelikte ve Davacı markasının ulaştığı tanınmışlık düzeyinden yararlanmak ve haksız menfaat elde etmek amacıyla kötüniyetle başvuruya konu edildiği ve kötüniyetin bölünmezliği ilkesi gereği tüm sınıflar/emtialar bakımından hükümsüz kılınması gerektiği” ileri sürülerek, SMK 6/1, 6/5 ve 6/9 hükümleri gereği ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın yayımına yapılan itiraza istinaden ....’nun tesis ettiği 18.03.2025 tarih ve ... sayılı itirazın reddi kararının İPTALİNE ve ... numaralı marka başvurusunu tescil edilmesi halinde işbu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı Şahıs ve davalı firmanın müştereken sunduğu dilekçe ve beyanında ÖZETLE: ; “Davalıların .... Sektöründe faaliyet gösterdiği; davaya konu işaretin de doğrudan “...” oyunuyla ilgili olduğu; “... kelimesinin oynun ve oyundaki joker taşının adı olduğu; Oyunun 1960’lara dayandığı (....) ve 1977'de, ....’de en çok satan oyun olduğu (....), ... oyununun geçmişinin, davacının sahibi olduğu ... kondom ürününün piyasaya çıkış tarihi olan 1990’lardan çok daha eski olduğu; “...” kelimesinin İngilizce “....” anlamına geldiği gibi; ülkemizde yaygın oyunlardan birinin adı olduğundan, markasal ayırt edicilik gücünün nispeten düşük düzeyde olduğu; ayırtedici gücü zayıf işaretlere sağlanacak koruma kapsamının ayırt edici gücü yüksek işaretlere sağlanan koruma kadar yüksek olamayacağı; itiraza gerekçe gösterilen markalarda “...” kelimesi haricinde yer alan unsurların markalara ekstra bir ayırt edicilik sağlamadığı; Başvuru konusu markanın eşya listesi kapsamında 09, 28, 41 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı itiraza mesnet markaların kapsamlarında ise 05, 08, 10 ve 45. sınıflarda yer alan bazı mal/hizmetlerin yer aldığı, dolayısıyla taraf markalarının eşya listeleri kapsamlarında aynı/aynı tür mal/hizmetlerin yer almadığı; Davacının tescilli markalarının "medikal ve cinsel sağlık ürünleri" alanında yer aldığı, başvuru markasının söz konusu sektörle hiçbir şekilde ilişkili olmadığı; Davacının Davalı yanın dahil olduğu oyun teknoloji alanında hiçbir faaliyette bulunulmadığı ve hatta bu alan ile hiçbir bağlantısı kurulamayacak sağlık ve temizlik alanında faaliyet gösterildiği ve piyasa alanının bu olduğunu ikrar ettiği; markalar arasında sadece sektör açısından değil; anlam, telaffuz (ses) ve görsel görünüm yönünden de belirgin farklılıklar sebebiyle tüketici nezdinde herhangi bir karıştırılma ihtimali ya da ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı; karşılaştırma konusu işaretlerin düşük düzeyde ayırtedicilik işlevine sahip bir unsuru ortak olarak içermeleri nedeniyle markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin aynı/aynı tür mal/hizmetler bakımından ortaya çıkacağı; makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatli ortalama düzeydeki tüketicilerin taraf markalarının farklı kişilere ait olduğunu bilebileceği ve markalar arasında herhangi bir ilişki kurmayacağı; muteriz tarafın sektöründe tanınmış markalardan olduğu iddiasının bu sonucu değiştirmeyeceği ve bir markanın tanınmış markalardan olmasının, o markanın otomatikman bütün mal/hizmet sınıflarında korunacağı anlamına gelmediği; Markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik olmadığı; ilgili mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesinin dikkat ve bilinç düzeyi dikkate alınacağı ve Davacı markasının cinsel sağlık ürünlerine yönelik olması nedeniyle, hedef kitlesini yalnızca 18 yaş üstü, bilinçli ve seçici tüketiciler oluşmasının karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığı” ileri sürülerek, davanın reddini talep etmiştir.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahıs ve firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı tarafın itiraz mesnedi markaları dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre iltibas , SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, iddia ve itirazlarının reddi konusunda verilen ... sayılı ... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği ; dava dilekçesinde belirtilen SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı yönündeki davacı taraf iddiasının yukarıda belirtilen iltibas ve tanınmışılık iddiaları ile birlikte yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği, noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 24/03/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 08/05/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, itiraza mesnet markalar ile karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık gerekçesiyle SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itirazın incelendiği; yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı markaların kapsamında aynı/aynı tür mal/hizmetlerin bulunuğu tespit edilmekle birlikte markaların karıştırılma ihtimali oluşturabilecek düzeyde benzer markalar olmadığı ve söz konusu gerekçe markalar bakımından yapılan itirazın haklı olmadığı, ayrıca başvuru ile diğer itiraz gerekçesi markaların eşya listesinde aynı veya benzer mal/hizmetlerin yer almadığı tespit edildiğinden diğer gerekçe markalar bakımından yapılan itirazın da haklı olmadığı, markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkmayacağı; Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edildiğinden başvuru sahibi tarafından ileri sürülen kullanım ispatı talebinin ve muterizin sunduğu kullanım delillerinin incelenmesine gerek görülmediği; itiraza konu başvurunun tescilinin SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itirazın da haklı görülmediği” şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle;Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği,Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı,İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı,Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları...+... ....02/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davaya konu Davacının SMK 6/1 uyarınca itirazlarının reddine dair ... sayılı ... Kararıyla ... sayılı başvuru markasının tesciline karar verilen 09, 28, 41 ve 42. sınıflara konu mal ve hizmetlerin tamamının, Davacının ... Karar iptal ve hükümsüzlük talebine mesnet ...., ..., ... ve ... sayılı markaların kapsamında bulunan birebir aynı mal ve hizmet niteliği taşıdığı; Ancak, “...+...” ibareli başvuru markasının, Davacının zaten fiili markasal kullanımını ispat zorunluluğu bulunmayan “..... istediğin gibi” esas unsurlu ... sayılı, “.... esas unsurlu ... sayılı, “...’den ...” esas unsurlu ... sayılı, “....” esas unsurlu ... sayılı ve “.....” esas unsurlu ... sayılı markalarıyla bütünsel genel izlenimde, görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilişkilendirilebilecek veya karıştırılabilecek düzeyde benzer olmadığı ve başvurunun tesciline karar verilen 09, 28, 41 ve 42. sınıflara konu mal ve hizmetler bakımından iltibas yaratmayacağı; “...+...” ibareli başvuru markasının, Davacının SMK 19/2 uyarınca itiraz aşamasında fiili markasal kullanımını ispat zorunluluğu bulunan “.....” esas unsurlu ... ve ... sayılı itiraza mesnet markalarıyla, bütünsel genel izlenimde, görsel, olarak ilişkilendirilebilecek veya karıştırılabilecek düzeyde benzer olmadığı, İngilizce bildiği için ... olarak işitip algılayabilecek potensiyel alıcılar için taraf markaları arasında işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu; ancak, başvuru markası ile Davacının bu markaları arasındaki işaretsel farklılıkların, taraf markalarının müştereken kapsadığı 28 ve 41. sınıflara konu aynı mal veya hizmetlerden kaynaklanabilecek karıştırılma ihtimalini bertaraf ettiği; ve aksinin kabulü halinde dahi, Davacının ... ve ... sayılı markalarının kapsamındaki aynı mal ve hizmet niteliği taşıyan 28 ve 41. sınıflara konu herhangi bir mal veya hizmet bakımından kullanıldığı ispat edilemediğinden, başvuru markası için SMK 6/1 uyarınca tescil engeli olma vasfının bulunmadığı, Davalı Kurumca iltibas incelemesinde zaten dikkate alınamayacağı ve herhalükarda ... Kararının eksik gerekçelerle sonucu itibarıyla doğru olduğu; Davacının “... ...” esas unsurlu ... sayılı markasında ... kelimesinin 28. sınıfa konu mallardan sadece “Oyunlar: Elde oynanan mekanik, elektrikli ve elektronik oyunlar; tavla, domino, ..., kızma birader, satranç, dama, oyun kagıtları ...Salonda oynanan oyunlar için aletler, makinalar ve cihazlar ( jetonla çalısanlar dahil....” emtiası bakımından ise doğrudan tanımlayıcı ve ayırtedici niteliği olmayan veya düşük bir ibare olması ve ortak olmayan unsurların bütünsel olarak oluşturduğu izlenimin aynı veya yüksek düzeyde benzerlik olmaması sebebiyle, başvuru markasının bu emtia bakımından iltibas yarattığı ve tescil engeli oluşturduğundan bahsedilemeyeceği gibi; aksinin kabulü halinde dahi, Davacı markasının bu mallarda kullanıldığı da ispat edilemediğinden, SMK 6/1 uyarınca başvuru markası için tescil engeli olma vasfı bulunmadığı, iltibas incelemesinde dikkate alınamayacağı ve ... Kararının sonucu itibarıyla herhalükarda doğru olduğu; Davacının “... ...” esas unsurlu ... sayılı markasında ... kelimesinin 28. sınıf mallardan “Her türlü malzemeden yapılmıs oyuncaklar...Jimnastik ve spor aletleri ile malzemeleri: Kayak, balıkçılık, tenis, halter, boks, futbol, basketbol, voleybol,masa tenisi vb. ile ilgili malzemeler; vücut egzersiz alet ve cihazları; aglar, direkler, potalar, bilardo masaları; raketler, golf sopaları, kriket sopaları ve bunları tasımak için özel çantalar (golf çantaları, kriket torbaları gibi), sörf tahtası ve kayaklar için bunların seklini almıs çantalar; eskrim silahları, paletler, patenler, kaykaylar; diz koruyucular (dizlikler), dirsek koruyucular (dirseklikler), kar ayakkabıları” malları ile 41. sınıf hizmetlerden hiçbirisinin adı, cinsi olmadığı, tanımlamadığı, somut ayırtediciliğinin yüksek olduğu; ortak unsur niteliğindeki ... kelimesinden dolayı, Başvuru markası ile Davacının bu markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal bakımdan benzerlik koşulunun gerçekleştiği; ancak, Davacı markasının 28. sınıf yukarıdaki mallar veya 41. sınıf hizmetler bakımından kullanıldığı ispat edilemediğinden, bu mal ve hizmetler bakımından başvuru markası için SMK 6/1 uyarınca tescil engeli olma vasfı bulunmadığı, iltibas incelemesinde dikkate alınamayacağı ve ... Kararının herhalükarda sonucu itibarıyla doğru olduğu; “...+...” ibareli başvuru markasının, Davacının “... ...” esas unsurlu ... sayılı markası ile görsel, işitsel ve/veya kavramsal bakımdan benzerlik koşulunun gerçekleştiği; ancak Davacının bu markasını kapsamındaki aynı mal ve hizmet niteliği taşıyan 09, 41 ve 42. sınıf herhangi bir mal veya hizmet bakımından kullanıldığı ispat edilemediğinden, bu markanın başvuru markası için belirtilen mal ve hizmetler bakımından SMK 6/1 uyarınca tescil engeli olma vasfı bulunmadığı, iltibas incelemesinde dikkate alınamayacağı ve ... Kararının herhalükarda sonucu itibarıyla doğru olduğu; ve aksinin kabulü halinde dahi, Davacının bu markasının kapsamındaki aynı mal ve hizmet niteliği taşıyan 28 ve 41. sınıf herhangi bir mal veya hizmet bakımından kullanıldığı ispat edilemediğinden, başvuru markası için SMK 6/1 uyarınca tescil engeli olma vasfı bulunmadığı, iltibas incelemesinde dikkate alınamayacağı ve ... Kararının eksik gerekçelerle sonucu itibarıyla herhalükarda doğru olduğu; SMK 6/5 kapsamında, ibareli başvuru markasının, Davacının 2009 yılında ... sayı ile tanınmışlık statüsü verilen ... sayılı ... ibaresi tali unsur olarak içeren markası ile belirgin derecede benzerlik taşımadığı gibi, itiraz ve dava aşamasında sunulan dosyada mevcut delillerin, dava konu markanın başvuru tarihi 23.09.2022 itibarıyla, Davacının bu markasının, fiilen kullanıldığı ispatlanan 10. sınıf Prezervatifler (kondom/kaput) ve 03. sınıf masaj yağları ve masaj jelleri emtiası bakımından dahi “refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış marka” olduğunu veya tanınmış marka niteliğini koruduğunu ispata yeterli olmadığı; Aksinin kabulü halinde dahi; başvuru markasının Davacı markasının fiilen kullanıldığını ispatladığı 10. sınıf Prezervatifler (kondom/kaput) ve 03. sınıf masaj yağları ve masaj jelleri emtiası ile ilişkilendirilemeyecek nitelikteki 09, 28, 41 ve 42. sınıflara konu mal ve hizmetlerde tescil ve kullanımı halinde, potansiyel Alıcıların refleks halinde Davacı markasını hatırlayarak bağlantı kuracağının/ilişkilendireceğinin, bu bağlantının yaratacağı olumlu izlenim ve çağrışımla satın alma tercihleri değişerek başvuru markasına yöneleceğinin ve böylece Davalının haksız menfaat sağlaması veyahut Davacı markalarının itibarı veya ayırtedici niteliğine zarar verilmesi ihtimalinin bulunduğunun somut olgu ve delillerle ispatlanamadığı; SMK 6/9 kapsamında, Davacının kötüniyet iddialarına ilişkin tarafların iddia, savunma ve tespitlerimizin yukarıda (Davalı yanın 09, 28, 41 ve 42. sınıflara konu mal ve hizmetleri kapsayan ibareli davaya konu marka başvurusunu yaparken, Davacının fiilen sadece 10. sınıf Prezervatifler (kondom/kaput) ve 03. sınıf masaj yağları ve masaj jelleri emtiası bakımından kullanıldığı ispatlanan, tanınmışlık iddiasına konu “.....” esas unsurlu veya “...” ibaresini ihtiva eden markalarıyla iltibas yaratarak haksız menfaat temin etmek niyetiyle marka örneği ile mal ve hizmet seçiminde bulunduğunun veya bu başvurunun markayı işlevine aykırı olarak markayı gerçekte kullanmayıp yedeklemek, marka ticareti veya şantaja yapmak veya Davacının marka tescil ve kullanımlarını engellemek amacıyla yapıldığının somut olgu ve delillerle ispatlanıp ispatlanamadığının takdiri gerekmektedir.) belirtildiği; " şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ".... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının" .... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " .... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...+... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle yarısının davalı kuruma, diğer yarısının ise davalı şahıs ve firmaya verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 17/06/2026 Katip .... Hakim ....E imzalıdır E imzalıdır