İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, Kuşadası otelinin satış vaadi ve ödeme/teminat senedi ihtilafları üzerine açılan menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir reddi kararının istinafını değerlendirdi.
Özet: Finansal darboğazdaki bir turistik tesisin mülkünün ¾ünün satışı için yapılan satış vaadi sözleşmesi uyarınca, alıcının belirli avans ödemeleri yapması ve karşılığında satıcıdan 25 milyon TLlik teminat senedi almasına rağmen, alıcının ödeme takvimine uymadığı ve farklı açıklamalarla ek ödemeler yaptığı iddia edilen olayda, satıcı tarafından açılan menfi tespit davasında sunulan ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu incelenmektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/918
KARAR NO : 2026/1600
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/03/2026
NUMARASI : 2026/227 Esas
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 09/03/2026
BİRLEŞEN 2026/230 ESAS-2026/212 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Menfi Tespit
BİRLEŞEN 2026/228 ESAS- 2026/213 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/227 Esas sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; Davacı /müvekkili ... Şirketi (...), Kuşadası’nın en eski ve bilinen turistik işletmelerinden “.....”nin sahibi olduğunu, diğer davacı müvekkillerinin ise ...’in ortakları ve yönetim kurulu üyelerinden olduğunu, otelin yenilenmesi /renovasyonu maliyetinin öngörülenin çok üzerine çıkması, işletmesel kararlar, değişken/yüksek kredi faizleri gibi sebeplerle 2025 senesinde ... ödeme güçlüğü içine girdiğini, ...'in ve ortaklarının, kendi öz kaynaklarıyla üstesinden gelemeyecekleri anlaşıldığından, içinde bulundukları ekonomik darboğazdan çıkış yolları aradıklarını, 2025 yılı Mayıs ayında ..., ....Ltd. sahibi ...’nın ve ....sahibi ...’un kurdukları ... A.Ş.’ne işletilmek üzere kiralandığını, fakat 2025’Haziran ayının sonunda ... Yöneticileri tesisi planladıkları gibi işletemeyeceklerini bildirdiklerini, kiralama döneminde otel işletmesinde giriştikleri tadilat bedeli kadar alacaklı kaldıklarını ve kira sözleşmesi karşılıklı sona erdirildiğini, davalı olarak yer alan... .., ...’in taşınmaz ve tesisinin ¾ kısmına talip olduğunu,... taşınmaz ve tesisinin ¾ kısmının 27 Milyon Euro bedelle ...’ın 2025’Ağustos ayında Kuşadası Ticaret Sicili’nde 132... Sicil No.su ile kuruluşunu tamamladığı “... Şirketi”ne satışı konusunda mutabık kalındığını, ... ile ... arasında 29.09.2025 tarihinde imzalanan “Turistik Tesis (Taşınmaz) Alım Satım Koşullarını Belirleyen Satış Vaadi Sözleşmesi” uyarınca ...’in demirbaş ve müştemilatları dahil Kuşadası... Ada ...Parsel sayılı taşınmazının ¾ kısmının 27 Milyon Euro bedelle ...’e satılması vaat edildiğini, alıcı/..., 27 Milyon Euro kabul edilen satış bedelinin 10 Milyon Euro kısmını 1,5 Milyon Euro kısmı 30.09.2025 tarihinde, 1,5 Milyon Euro kısmı 30.10.2025 tarihinde, kalan kısmı 30.11.2025 tarihinden itibaren takip eden ayların aynı günü 1 Milyon Euro olmak üzere ödenmesini, ayrıca 17 Milyon Euro hesap edilen banka borçlarını üstlenmeyi taahhüt ettiğini, ödemelerin tamamlanmasına müteakip ¾ tapu hissesi ...’a devredileceğini, tapu /resmi satışı öncesi ödenecek alım-satım bedeli avanslarının alıcı lehine teminat altına alınması, bu maksatla yapılacak avans ödemelerine karşılık satıcı ... AŞ ve ortaklarının teminat senedi düzenlenmesinin kabul edildiğini, ...ve ... arasındaki satış vaadi mutabakatı uyarınca ...(10 Milyon Türk Lirası, 12 Milyon Türk Lirası ve 2 Milyon Türk Lirası olmak üzere) 26.09.2025 tarihinde ... banka hesabına «... alımı protokol ödemesi» açıklamasıyla 24 Milyon Türk Lirası ödeme yaptığını, bu ödemenin yapıldığı 26.09.2025 tarihi ile aynı tarihte 26.09.2025 Tanzim tarihli 25 Milyon lira bedelli emre muharrer senet düzenlenerek “teminat” olarak...'ın tek yetkilisi ...’a teslim edildiğini, ..., 30.09.2025 tarihinde 1 Milyon Türk Lirası daha yine banka hesabına aynı açıklama ile ödediğini, ..., Satış Vaadi Sözleşmesinde Eylül/Ekim/Kasım ayları için öngörülen ödeme takvimine uymadığını, dilekçelerinin 3 No.lu bendinde açıklanan ...’ın 25 Milyon Türk Lirası ödemesinden sonra, 02.10.2025 tarihinden itibaren 15.10.2025 tarihine kadar ... yetkilisi ... tarafından yine Kuşadası.. Ada ..Parsel Arsa Alım Sözleşmesi açıklamasıyla 1.499.900,00 EURO + 490.000,00 USD + 26.500.000,00 TRL olmak üzere ödeme tarihlerindeki kurlara göre toplam 2.461.996,03 EURO ödeme yapıldığını, bahsi geçen 15.10.2025 tarihli hesap mutabakatını müteakip yine ...Şirketi ve şirket yetkilisi ... tarafından, yine «Kuşadası .. Ada .. Parsel Arsa Alım Sözleşmesi» açıklamasıyla, 01.12.2025 tarihli hesap tablosu’nda ayrıntıları sunulan ve ekli muavin kayıtlarıyla ve dayanağı belgelerle belli olduğu şekliyle 30.000,00 EURO + 316.000,00 USD + 4.936.000,00 TRL olmak üzere ödeme tarihlerindeki kurlara göre 404.252,33 Eur daha ödeme yapıldığını, böylece, ... Şirketi’nin (ve Şirket’in tek ortağı/yetkilisi ...’ın) «Kuşadası...Ada .. Parsel Arsa Alım Sözleşmesi» açıklamasıyla TRL-USD-EUR cinsinden yaptığı, Satış Vaadi Sözleşmesi’nde kararlaştırılan döviz cinsinden toplam ödeme 2.866.248,36 EURO’ olduğunu, dava/dışı ... .A.Ş.’ne sözleşme gereği “teminat” olarak imzalanıp teslim edilen emre muharrer senedi kendi nam ve hesabına icra takibine konu eden davalı /şirket yetkilisi ...’a takip dayanağı senet sebebiyle davacıların borçlu olmadığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72’nci maddesi uyarınca tespiti talebiyle mahkemenize başvurulduğundan, dava/dışı ...Şirketi’ne taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kapsamında “teminat” olarak imzalanıp teslim edilen emre muharrer senedi kendi nam ve hesabına icra takibine konu eden davalı Kuşadası İcra Müdürlüğünün 2025/7458 Esasına kayıtlı icra takibi dayanağı senet sebebiyle davacıların borçlu olmadığının İcra ve İflas Kanunu’nun 72’nci maddesi uyarınca tespitine, davacıları işbu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu apaçık ortada olduğundan, davalının, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, davacılar, haksız ve dayanaksız başlatılan icra takip dosyası hesap edilecek güncel kapama bedeli ve yüzde onbeşi tutarında kesin/süresiz/koşulsuz banka teminat mektubu temin etmeğe âmâde olduğunu, dosya borcu tutarı ve ilaveten yüzde onbeş fazlası ile banka teminat mektubu sunulması şartına bağlı olarak icra takibinin dava sonuna kadar durdurulması ve haczin banka teminat mektubu üzerinde devamı konusunda ihtiyatî tedbir kararı verilmesine, dava konusu senet, ....’in tarafı olduğu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi satış bedeline mahsuben tapu devrine kadar ... tarafından yapılan/yapılacak ödemelerin teminatı olarak düzenlendiğinden, 6100 sayılı H.M.K. m.61 vd. uyarınca işbu davamızın .... AŞ’ye ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2026/228 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Davacı /müvekkili ... Şirketi (...), Kuşadası’nın en eski ve bilinen turistik işletmelerinden “.. .”nin sahibi olduğunu, diğer davacı müvekkillerinin ise ...’in ortakları ve yönetim kurulu üyelerinden olduğunu, otelin yenilenmesi /renovasyonu maliyetinin öngörülenin çok üzerine çıkması, işletmesel kararlar, değişken/yüksek kredi faizleri gibi sebeplerle 2025 senesinde ...ödeme güçlüğü içine girdiğini, ...’in ve ortaklarının, kendi öz kaynaklarıyla üstesinden gelemeyecekleri anlaşıldığından, içinde bulundukları ekonomik darboğazdan çıkış yolları aradıklarını, 2025 yılı Mayıs ayında ..., ... Ltd. sahibi ...’nın ve ... .. sahibi ...’un kurdukları ... A.Ş.’ne işletilmek üzere kiralandığını, fakat 2025’Haziran ayının sonunda ... Yöneticileri tesisi planladıkları gibi işletemeyeceklerini bildirdiklerini, kiralama döneminde otel işletmesinde giriştikleri tadilat bedeli kadar alacaklı kaldıklarını ve kira sözleşmesi karşılıklı sona erdirildiğini, davalı olarak yer alan ..., ...’in taşınmaz ve tesisinin ¾ kısmına talip olduğunu, ... taşınmaz ve tesisinin ¾ kısmının 27 Milyon Euro bedelle...’ın 2025’Ağustos ayında Kuşadası Ticaret Sicili’nde 132... Sicil No.su ile kuruluşunu tamamladığı “...Şirketi”ne satışı konusunda mutabık kalındığını, ... ile ... arasında 29.09.2025 tarihinde imzalanan “Turistik Tesis (Taşınmaz) Alım Satım Koşullarını Belirleyen Satış Vaadi Sözleşmesi” uyarınca ...’in demirbaş ve müştemilatları dahil Kuşadası... Ada ... Parsel sayılı taşınmazının ¾ kısmının 27 Milyon Euro bedelle ...’e satılması vaat edildiğini, alıcı/..., 27 Milyon Euro kabul edilen satış bedelinin 10 Milyon Euro kısmını 1,5 Milyon Euro kısmı 30.09.2025 tarihinde, 1,5 Milyon Euro kısmı 30.10.2025 tarihinde, kalan kısmı 30.11.2025 tarihinden itibaren takip eden ayların aynı günü 1 Milyon Euro olmak üzere ödenmesini, ayrıca 17 Milyon Euro hesap edilen banka borçlarını üstlenmeyi taahhüt ettiğini, ödemelerin tamamlanmasına müteakip ¾ tapu hissesi ...’a devredileceğini, tapu /resmi satışı öncesi ödenecek alım-satım bedeli avanslarının alıcı lehine teminat altına alınması, bu maksatla yapılacak avans ödemelerine karşılık satıcı... AŞ ve ortaklarının teminat senedi düzenlenmesinin kabul edildiğini, ... ve ... arasındaki satış vaadi mutabakatı uyarınca ... (10 Milyon Türk Lirası, 12 Milyon Türk Lirası ve 2 Milyon Türk Lirası olmak üzere) 26.09.2025 tarihinde... banka hesabına «.... alımı protokol ödemesi» açıklamasıyla 24 Milyon Türk Lirası ödeme yaptığını, bu ödemenin yapıldığı 26.09.2025 tarihi ile aynı tarihte 26.09.2025 Tanzim tarihli 25 Milyon lira bedelli emre muharrer senet düzenlenerek “teminat” olarak ...'ın tek yetkilisi ...’a teslim edildiğini, ..., 30.09.2025 tarihinde 1 Milyon Türk Lirası daha yine banka hesabına aynı açıklama ile ödediğini,...., Satış Vaadi Sözleşmesinde Eylül/Ekim/Kasım ayları için öngörülen ödeme takvimine uymadığını, dilekçelerinin 3 No.lu bendinde açıklanan....’ın 25 Milyon Türk Lirası ödemesinden sonra, 02.10.2025 tarihinden itibaren 15.10.2025 tarihine kadar ... yetkilisi ...tarafından yine Kuşadası ... Ada ... Parsel Arsa Alım Sözleşmesi açıklamasıyla 1.499.900,00 EURO + 490.000,00 USD + 26.500.000,00 TRL olmak üzere ödeme tarihlerindeki kurlara göre toplam 2.461.996,03 EURO ödeme yapıldığını, bahsi geçen 15.10.2025 tarihli hesap mutabakatını müteakip yine ... Şirketi ve şirket yetkilisi ... tarafından, yine «Kuşadası... Ada...Parsel Arsa Alım Sözleşmesi» açıklamasıyla, 01.12.2025 tarihli hesap tablosu’nda ayrıntıları sunulan ve ekli muavin kayıtlarıyla ve dayanağı belgelerle belli olduğu şekliyle 30.000,00 EURO + 316.000,00 USD + 4.936.000,00 TRL olmak üzere ödeme tarihlerindeki kurlara göre 404.252,33 Eur daha ödeme yapıldığını, böylece, ... Şirketi’nin (ve Şirket’in tek ortağı/yetkilisi ...’ın) «Kuşadası ... Ada ... Parsel Arsa Alım Sözleşmesi» açıklamasıyla TRL-USD-EUR cinsinden yaptığı, Satış Vaadi Sözleşmesi’nde kararlaştırılan döviz cinsinden toplam ödeme 2.866.248,36 EURO’ olduğunu, dava/dışı ... A.Ş.’ne sözleşme gereği “teminat” olarak imzalanıp teslim edilen emre muharrer senedi kendi nam ve hesabına icra takibine konu eden davalı /şirket yetkilisi ...’a takip dayanağı senet sebebiyle davacıların borçlu olmadığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72’nci maddesi uyarınca tespiti talebiyle mahkemenize başvurulduğundan, dava/dışı ....Şirketi’ne taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kapsamında “teminat” olarak imzalanıp teslim edilen emre muharrer senedi kendi nam ve hesabına icra takibine konu eden davalı ...’a Kuşadası İcra Müdürlüğünün 2025/7459 Esasına kayıtlı icra takibi dayanağı senet sebebiyle davacıların borçlu olmadığının İcra ve İflas Kanunu’nun 72’nci maddesi uyarınca tespitine, davacıları işbu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu apaçık ortada olduğundan, davalının, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, davacılar, haksız ve dayanaksız başlatılan icra takip dosyası hesap edilecek güncel kapama bedeli ve yüzde onbeşi tutarında kesin/süresiz/koşulsuz banka teminat mektubu temin etmeğe âmâde olduğunu, dosya borcu tutarı ve ilaveten yüzde onbeş fazlası ile banka teminat mektubu sunulması şartına bağlı olarak icra takibinin dava sonuna kadar durdurulması ve haczin banka teminat mektubu üzerinde devamı konusunda ihtiyatî tedbir kararı verilmesine, dava konusu senet, ...’in tarafı olduğu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi satış bedeline mahsuben tapu devrine kadar ... tarafından yapılan/yapılacak ödemelerin teminatı olarak düzenlendiğinden, 6100 sayılı H.M.K. m.61 vd. uyarınca işbu davamızın ... AŞ’ye ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2026/230 esas sayılı dava dilekçesinde özetle; Dava/dışı ... Şirketi’ne taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kapsamında “teminat” olarak imzalanıp teslim edilen emre muharrer senedi kendi nam ve hesabına icra takibine konu eden davalı...’a Kuşadası İcra Müdürlüğünün 2026/282 Esasına kayıtlı icra takibi dayanağı senet sebebiyle davacıların borçlu olmadığının İcra ve İflas Kanunu’nun 72’nci maddesi uyarınca tespitine, davacıları işbu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu apaçık ortada olduğundan, davalının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, davacıların, haksız ve dayanaksız başlatılan icra takip dosyası hesap edilecek güncel kapama bedeli ve yüzde onbeşi tutarında kesin/süresiz/koşulsuz banka teminat mektubu temin etmeğe âmâde olduğunu, dosya borcu tutarı ve ilaveten yüzde onbeş fazlası ile banka teminat mektubu sunulması şartına bağlı olarak icra takibinin dava sonuna kadar durdurulması ve haczin banka teminat mektubu üzerinden devamı konusunda ihtiyatî tedbir kararı verilmesine, dava konusu senet ....’in tarafı olduğu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi satış bedeline mahsuben tapu devrine kadar ..... tarafından yapılan/yapılacak ödemelerin teminatı olarak düzenlendiğinden, 6100 sayılı H.M.K. m.61 vd. uyarınca işbu davamızın .... AŞ’ye ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...Dava ve birleşen davalar, kambiyo senedine dayalı icra takiplerinden sonra açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İİK 72.m. uyarınca açılan menfi tespit davalarında tedbir talepleri değerlendirilirken İİK 72.madde yanında HMK 389 ve devamı maddelerinin de dikkate alınması gerekir.
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
Öte yandan HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden taraf, talep dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
İİK 72. maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İİK'nın 72/3. maddesinde; ''İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir'' hükmü yer almaktadır.
HMK' nun 389. maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK' nun 390/3 bendi ile ispat koşulları düzenlenmiş olup buna göre tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Davacılar birleşen davacılar iddiası, dava konusu bonoların teminat bonosu olduğunu, davalı birleşen davalı ile aralarında bir ticari ilişki olmadığını, davalı birleşen davalının dava dışı ihbar olunan “.... Şirketi”nin tek temsilcisi ve ortağı olduğunu, davalı birleşen davalı şirkete ait ... taşınmaz ve tesisinin ¾ kısmının 27 Milyon Euro bedelle ... Şirketi'ne satışı konusunda bir anlaşma olduğunu ve bu anlaşma gereğince ihbar olunanın yaptığı ödemelerin teminatı amacıyla davaya konu bonoların şirket yetkilisi olan davalıya verildiği yönünde olduğu, bonoların kambiyo vasfında olması, sebepten mücerret olması karşısında, bonolara karşı teminat ve bedelsizlik iddasının davanın geldiği aşama itibariyle yaklaşık olarak ispat edilmediği kanaatine varılmakla tedbir taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.'' gerekçesi ile;
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacılar birleşen davacılar vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin Reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72’nci maddesi uyarınca «icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açılabilir … alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle ..» takibin durdurulması istenebilir olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 90’ncı maddesi uyarınca «Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu, istinaf başvurusuna konu tedbir talebinin dayanağı dava dilekçesi ve eki evrak içeriği ile, ele alınacak menfi tespit davasının haklılığı bakımından “yaklaşık ispat” koşulları sağladığını, yargılama aşamalarında davanın haklılığı tereddüde mahâl olmaksızın ispatlanmış olacağını, davacı /müvekkili ..... Şirketinin (“...”), Kuşadası’nın en eski ve bilinen turistik işletmelerinden “...'nin sahibi olduğunu, diğer davacı müvekkillerinin ise ....’in ortakları ve yönetim kurulu üyelerinden olduğunu, otelin yenilenmesi /renovasyonu maliyetinin öngörülenin çok üzerine çıkması, işletmesel kararlar, değişken/yüksek kredi faizleri gibi sebeplerle 2025 senesinde ... ödeme güçlüğü içine girdiğini, ...’in ve ortaklarının, kendi öz kaynaklarıyla üstesinden gelemeyecekleri anlaşıldığından, içinde bulundukları ekonomik darboğazdan çıkış yolları aradıklarını, bu dilekçede “davalı” olarak yer alan ...'ın, ...’in taşınmaz ve tesisinin ¾ kısmına talip olup; ... taşınmaz ve tesisinin ¾ kısmının 27 Milyon Euro bedelle .. ..’ın 2025’Ağustos ayında Kuşadası Ticaret Sicili’nde 132... sicil no.su ile kuruluşunu tamamladığı “.... Şirketi”ne satışı konusunda mutabık kalındığını,... ile ... arasında 29.09.2025 tarihinde imzalanan “Turistik Tesis (Taşınmaz) Alım Satım Koşullarını Belirleyen Satış Vaadi Sözleşmesi” uyarınca; ...’in demirbaş ve müştemilatları dahil Kuşadası .. Ada ..Parsel sayılı taşınmazının ¾ kısmının 27 Milyon Euro bedelle ...’e satılması vaat edildiğini, Alıcı/..., 27 Milyon Euro kabul edilen satış bedelinin 10 Milyon Euro kısmını 1,5 Milyon Euro kısmı 30.09.2025 tarihinde, 1,5 Milyon Euro kısmı 30.10.2025 tarihinde, kalan kısmı 30.11.2025 tarihinden itibaren takip eden ayların aynı günü 1 Milyon Euro olmak üzere ödenmesini, ayrıca 17 Milyon Euro hesap edilen banka borçlarını üstlenmeyi taahhüt ettiğini, ödemelerin tamamlanmasını müteakip ¾ tapu hissesi ...’a devredileceğini, tapu /resmi satışı öncesi ödenecek alım-satım bedeli avanslarının alıcı lehine teminat altına alınmasını», bu maksatla yapılacak avans ödemelerine karşılık satıcı ... AŞ ve ortaklarının “teminat senedi” düzenlenmesi kabul edildiğini, ...ve ...arasındaki satış vaadi mutabakatı uyarınca ... (10 Milyon Türk Lirası, 12 Milyon Türk Lirası ve 2 Milyon Türk Lirası olmak üzere) 26.09.2025 tarihinde ... banka hesabına ... alımı protokol ödemesi açıklamasıyla 24 Milyon Türk Lirası ödeme yaptığını, bu ödemenin yapıldığı 26.09.2025 tarihi ile aynı tarihte 26.09.2025 tanzim tarihli 25 milyon lira bedelli emre muharrer senet düzenlenerek “teminat” olarak ... tek yetkilisi ...’a teslim edildiğini, ..., 30.09.2025 tarihinde 1 Milyon Türk Lirası daha yine banka hesabına aynı açıklama ile ödediğini,..., Satış Vaadi Sözleşmesi’nde Eylül/Ekim/Kasım ayları için öngörülen ödeme takvimine uymadığını, “3” No.lu bendinde açıklanan ...’ın 25 Milyon Türk Lirası ödemesinden sonra, 02.10.2025 tarihinden itibaren 15.10.2025 tarihine kadar ... yetkilisi ... tarafından yine Kuşadası ...Ada ... Parsel Arsa Alım Sözleşmesi» açıklamasıyla, bu dilekçe ekli muhasebe muavin kaydında tarih ve miktarları açıklandığı şekliyle 1.499.900,00 EURO + 490.000,00 USD + 26.500.000,00 TRL olmak üzere ödeme tarihlerindeki kurlara göre TOPLAM 2.461.996,03 EURO ödeme yapıldığını, hem bu yapılan ödemeler hem de ödemelerin devam edeceği zannıyla, Satış Vaadi Sözleşmesi’nin “Teminatlandırma” başlıklı 8’nci maddesi kapsamında ... ve ortakların imzaladığı 26.09.2025 Tanzim Tarihli 25 Milyon Lira Bedelli Emre Muharrer senet, 30.09.2025 tanzim tarihli 2,5 milyon euro bedelli Emre Muharrer senet, ve 22.10.2025 tanzim tarihli 2 milyon euro bedelli Emre Muharrer senet düzenlenerek “teminat” olarak ... yetkilisi...’a teslim edildiğini, ..., bahsi geçen 2 Milyon Euro bedelli senet karşılığını ve Satış Vaadi Sözleşmesi’nde öngörülen taksitleri ödemediği gibi, 30.09.2025 tarihi itibariyle üstlenmeyi taahhüt ettiği banka kredi borçlarını konusunda da girişimde bulunmadığını, banka kredisi borçlusu .. .. ve ortaklarını zor durumda bıraktığını, yükümlülüklerini yerine getirme konusunda bugün/yarın diyerek 2025’Aralık ayı sonuna kadar sürüncemede bırakan ... -ve yetkilisi...- 30.12.2025 tarihinden itibaren Sözleşme uyarınca imzalanmış olan teminat senetleri için ... üzerinden ... ve ortakları aleyhine icra takibi başlattıklarını, bu durumun hukuka açıkça aykırı olduğunu, icra takibine konulan senetlerin Davacı/... ile Davalı/... arasındaki taşınmaz payı satış sözleşmesi uyarınca “teminat” maksadıyla düzenlendiğini, Satış Vaadi Sözleşmesi’nde açıkça yazılı olduğunu, söz konusu teminat senetleri sebebiyle ...’ın “kişisel alacağı” olmayıp, senetlerin .... arasındaki sözleşme sebebiyle düzenlendiğini, söz konusu teminat senetlerinin “cebri icraya konu edilmesi” koşulları oluşmadığını, 2,5 M.EURO + 25 M.TRL bedelli senetlerin, bedelleri tam ödenmemiş ve verilme sebepleri gerçekleşmemiş senetler olup özellikle 22.10.2025 Tanzim Tarihli 2 Milyon Euro Bedelli Senetin bedelsiz/haksız/dayanaksız şekilde takibe konu edildiğini,...’ın (ve ... sahibi/yetkilisi ...’ın) icra takibine konulan senet bedelleri kadar ödemesi olmadığını,
bu dilekçede ekli “... - ... Hesap Mutabakatı | 15.10.2025” başlıklı belgede...’ın «... A.Ş. Adına .. ...» olarak imza attığını ve belgedeki tabloda gösterilen ... ödemelerinin «... Adına» yapıldığını ve 15.10.2025 tarihi itibariyle taşınmaz hisse satışına istinaden “... Adına” yapılan ödemeler tutarının 2.461.996,03 EURO olduğu açıkça belli olduğunu, Davalı/....'ın imzası ile teyit edildiğini, (Ek: 15.10.2025 Tarihli Hesap Mutabakatı). anılan mutabakat tutanağından sonra 22/10 – 28/11 tarihleri arasında ... ve ...’tan yapılan ödemeler döviz kuruna göre karşılığı 404.252,33 EURO olarak Davacı/... muhasebesine işlenmiştir (Ek:01.12.2025 Tarihli Hesap dökümü). Böylece ... . adına taşınmaz hissesi satışına istinaden yapılan ödemelerin döviz kuru karşılığı tutarı 2.866.248,36 EURO olduğunu, Davacı/... muhasebesi ve dayanağı belgeler bu rakamı teyit ettiğini, Davacı/Müvekkilleri adına Davalı....hakkında «temsilcisi olduğu şirkete sözleşme gereği “teminat” olarak imzalanıp teslim edilen Emre Muharrer senedi verilme nedeninden farklı ve hukuka aykırı olarak kendi lehine hukukî sonuç doğuracak şekilde icra takibine konu etmesi sebebiyle Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı 2026/1228 soruşturma no.lu dosyasıyla incelemeye alınan suç duyurusunda bulunulduğunu, Davalı/..., anılan soruşturma dosyasına verdiği ifadesinde «Ben müştekiler ile ...nü almak için 29.09.2025 tarihinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yaptığını, borç para istediklerini, karşılığında senet aldığını, takibe koyduğu senetin bedelsiz olmadığını, hukukî ilişki bulunduğunu, bu davaya konu senetlerin ... - ... taşınmaz satış vaadi hukukî ilişkisi sebebiyle düzenlendiğini kabul ettiğini, Dava/dışı ... A.Ş.’ne sözleşme gereği “teminat” olarak imzalanıp teslim edilen emre muharrer senedi kendi nam ve hesabına icra takibine konu eden davalı /şirket yetkilisi ...’a takip dayanağı senet sebebiyle davacılar’ın borçlu olmadığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72’nci maddesi uyarınca tespiti talebiyle menfi tespit davası açıldığını,
mahal mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik kararının ortadan kaldırılmasını,
dosya borcu tutarı ve ilaveten yüzde onbeş fazlası ile banka teminat mektubu sunulması şartına bağlı olarak icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasını ve haczin banka teminat mektubu üzerinde devamı konusunda ihtiyatî tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılması talebidir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir.
Yine özel bir düzenleme olarak, İİK'nın 72. maddesinin 2. fıkrasında; "İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemenin istek üzerine alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği"; 72. maddesinin 3. fıkrasında ise; "icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği ancak borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebileceği" düzenlenmiştir.
Dosyadaki belgelere, davanın niteliğine, davacıların talebine, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemiş olması ve özellikle ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/227 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbirin reddine ilişkin olarak verilen 09/03/2026 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Başvuru sırasında harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir isteyen davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 25/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.