İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin müflis iflas masasına banka alacağının kaydı davasında faiz oranı ve gayrinakit alacak itirazlarına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı banka, müflis şirketin iflas masasına alacağının kaydedilmesi davasında, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporuna dayanarak temerrüt faiz oranını %54 kabul edip 249.714,24 TLlik kısmi kayıt kararı vermesi üzerine, ticari işlerde faiz oranlarının serbestçe belirlenebileceği ve sözleşmede mutabık kalınan %94,50lik oranın uygulanması gerektiği, ayrıca gayrinakdi alacaklar bakımından devreden bankanın davaya ihbarı talebinin değerlendirilmediği gerekçeleriyle bu kararın kaldırılması için istinaf başvurusu yapmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1077 Esas
KARAR NO: 2026/1155
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (Kapatılan) İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 18/10/2023
NUMARASI: 2022/340 Esas, 2023/793 Karar
DAVA: KAYIT KABUL
KARAR TARİHİ: 10/09/2026
KARARIN YAZILDIĞI
TARİH: 19/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müflis.... Şti'nin İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/518 Esas ve 23/11/2015 tarihli kararı ile iflasına karar verildiğini, müflis şirketin müvekkili bankaya kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödemediğini, müflis şirketin iflası üzerine 451.026,93 TL nakit, 32.910,00 TL gayrinakit alacağının masaya kabulü talebinde bulunduklarını, iflas idaresinin 483.936,93 TL'lik alacak kayıt talebinin tamamını reddettiğini belirterek davacının 451.026,93 TL nakit, 32.910,00 TL gayrinakit olmak üzere toplam 483.936,93 TL tutarındaki alacağının müflisin sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı müflis şirket iflas idaresi davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; bilirkişi raporuna göre davacı bankanın iflas tarihi olan 23/12/2015 tarihine kadar (dâhil) ödenmemiş bakiye alacağının, ana para, faizler ve fer'ileriyle birlikte toplam 249.689,14 TL olduğu gerekesiyle davanın kısmen kabulü ile 249.689,14 TL alacağın masaya kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Dairemizin 2019/204 Esas, 2022/472 Karar sayılı kararı ile; "Davacı vekili yasal süresinde rapora itiraz etmiş, mahkemece rapora itiraz hususunda bir karar verilmeden tahkikatın bittiği bildirilerek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararında, davacı vekilinin rapora itirazında belirttiği hususlar hakkında herhangi bir değerlendirme de yer almamaktadır. HMK'nın 281/1 maddesi uyarınca, taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını mahkemeden talep edebilirler.
Davacı vekili tarafından süresinde bilirkişi raporuna itiraz edildiğinden, itirazların karşılanması için bilirkişiden ek rapor alınması gerekir. Öyleyse ilgili banka şubesinden ... nolu Kredili Mevduat Hesabına ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilerek, davacı vekilinin rapora itirazında belirttiği gayrinakdi alacakları, faiz oranı ve KMH'na ilişkin itirazları hususunda ek rapor alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken davacının rapora itirazları değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kararın kaldırılmasından sonra yapılan yargılama sonucunda; istinaf mahkemesinin kaldırma kararından sonra, banka şubesinde inceleme yapılarak rapora itiraz doğrultusunda ek rapor alındığı, KMH alacağı yönünden, temlik eden bankanın ihtarnamede BSMV dahil 82,70 TL alacak talep ettiği, ancak yerinde yapılan incelemede bankanın KMH faiz alacağının iflas tarihi itibarı ile 23,91 TL ve 1,19 TL BSMV olmak üzere toplamda 25,10 TL olarak hesaplandığı; müflis şirkete kullandırılan kredi borcu yönünden, bankanın bildirdiği ancak uygulamadığı faiz oranının, faiz oranı hesabında dikkate alınamayacağı, buna göre %54 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre temlik alan davacının 249.689,14 TL alacağı bulunduğu, buna göre 25,10 TL KMH alacağı ile birlikte toplamda 249.714,24 TL alacağın masaya kaydı gerektiği; çeklere ilişkin banka tarafından herhangi bir ödeme yapıldığına, gayrı nakit kredinin nakde döndüğüne ilişkin bir kayıt sunulmamakla çeklere ilişkin bir riskin bulunmadığı, bankanın çek sorumluluk tutarı bulunmakla birlikte çeklerin süreleri dolduğundan geçerlilikleri kalmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile temlik alan davacının 249.714,24 TL alacağının Müflis .... Şti.'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Karar yasal süresinde temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğini, tarafların kredi sözleşmesinde uygulanacak faiz oranında mutabık kaldığını, davalının faiz oranına itirazı bulunmadığını, buna göre hükme esas alınan raporda temerrüt faiz oranının % 94,50 olarak kabulü gerekirken, % 54 olarak kabul edildiğini, gayrinakdi alacaklar müvekkiline temlik edilmediği ve banka uhdesinde kaldığı halde bu alacaklar bakımından davanın ... ihbar edilmesi talepleri hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.
İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
Dosya kapsamından; temlik eden davacı bankanın sıra cetvelinin tebliği için masraf yatırdığı ve sıra cetvelinin 09/05/2016 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davanın yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde, 23.05.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 249.689,14 TL alacağın masaya kayıt ve kabulüne karar verilmiş, hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin yukarıda yazılı kararı ile, rapora itirazın değerlendirilmesi için ek rapor alınması gerektiği gerekçesiyle karar kaldırılmıştır.
Kararın kaldırılmasından sonra mahkemece 25,10 TL KMH alacağı ile birlikte toplamda 249.714,24 TL alacağın masaya kaydına karar verilmiş, davacı kısmen temlik alan hükmü istinaf etmiştir.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; hangi oran üzerinden temerrüt faiz oranının hesaplanması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Bankacı bilirkişi kök raporunda; bankanın müflis şirkete 6 adet kredi kullandırdığı, hesaplamalarda temerrüt faizi oranı olarak sözleşmenin 45. maddesinde belirtildiği üzere iskonto ve iştira senetlerine uygulanan en yüksek faiz oranı yıllık % 36'nın % 50 fazlası olan yıllık % 54 faiz oranını uyguladığını, buna göre iflas tarihi itibariyle kredi alacağının akti ve temerrüt faizi ile birlikte toplam 249.689,14 TL olarak hesaplandığını, Kredili Mevduat Hesabı (KMH) incelemesi için dosyada bilgi ve belge bulunmadığı belirtilmiştir.
Bankacı bilirkişi 1. ve 2 ek raporlarında; sözleşmede temerrüt faiz oranının belirlenmediğini, bankanın TC Merkez Bankası'na bildirdiği, ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınamayacağını, TC Merkez Bankasına bildirilen faiz oranının % 50 fazlası dikkate alınarak % 94,50 temerrüt faiz oranının uygulanması halinde alacağın iflas tarihi itibariyle 373.797,14 TL olarak hesaplandığını, kök raporda belirtilen yıllık % 54,00 faiz oranına göre 25,10 TL KMH faiz tutarı da eklendiğinde alacağın 249.714,24 TL olarak hesaplandığını belirtmiştir.
"..Ne var ki Yargıtay uygulamasında bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiştir.
O hâlde, davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşmenin 45. maddesindeki anlaşma uyarınca akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerekmektedir..." (Yargıtay HGK'nın 02.05.2019 tarih ve 2017/19-1650 Esas, 2019/507 Karar sayılı kararı).
"...Davalı tarafından kefil sıfatı ile imzalanan genel kredi sözleşmelerinde rakamsal bir faiz oranına yer verilmemiş olup davalı bankanın benzer nitelikteki kredilere fiilen uyguladığı akdi ve temerrüt faiz oranları belirlenerek yaptırılacak hesap sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı bankanın T.C. Merkez Bankası’na bildirdiği faiz oranları esas alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/06/2022 tarih ve 2020/6309 Esas 2022/4512 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, davacı banka ile müflis şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde temerrüt faiz oranı belirlenmemiştir. Davacı vekili Merkez Bankasına bildirilen faiz oranlarına göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacı bankanın talep ettiği alacağa uygulanacak akdi faiz oranı ve temerrüt faizi oranının, davacı bankaca aynı veya benzer nitelikteki kredilere uygulanan cari kredi faiz oranı (uygulanan faiz) dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir. İspat yükü üzerinde bulunan davacı, müflis şirketin temerrüt tarihinde, aynı tür krediler için fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunmamıştır. Bu durumda kredi (akdi) faiz oranının yıllık % 36 olarak belirlendiği dikkate alındığında, temerrüt faiz oranının, akdi faiz oranının % 50 fazlası olan yıllık % 54 olarak dikkate alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı (kısmen temlik alan) vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 bendi gereğince reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-(Kapatılan) İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... Esas, 2023/... Karar ve .../10/2023 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı (kısmen temlik alan) vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı (kısmen temlik alan) tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2026