Kanun yolu başvurusu öncesi sunulan temyizden vazgeçme dilekçelerinin geçersiz sayılması ve hırsızlık suçundan verilen hükmün Yargıtayca esastan incelenerek onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan sanıkların, temyiz başvurusu yapılmadan önce temyiz hakkından feragat ettiklerine dair sundukları dilekçelerin hukuken geçersiz olduğuna, zira vazgeçmenin ancak kanun yolu başvurusu sonrası mümkün olduğuna karar verilmiştir; ardından sanık müdafilerinin eksik inceleme, beraat veya etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki temyiz itirazları usulüne uygun şekilde değerlendirilmiş, ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemesince verilen hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenleri esastan reddedilerek istinaf kararının onanmasına oy birliğiyle hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/3243 E., 2025/2893 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda kanun yollarına ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği bölümde yer alan ve “Başvurudan vazgeçilmesi ve etkisi” başlığı altında hüküm altına alınan 5271 sayılı Kanun’un 266/1. maddesi uyarınca, kanun yoluna başvurulduktan sonra bundan vazgeçilmesi, mercii tarafından karar verilinceye kadar geçerli ise de, sanıkların temyiz haklarından feragat ettiklerini ve hükmün onanmasını istediklerine ilişkin 04.12.2025 tarihli dilekçelerin henüz bir kanun yolu başvurusu yapılmadan dosyaya sunulduğunun, ardından ise sanık ... ve ... müdafileri tarafından 17.12.2025 tarihinde temyiz istemlerinde bulunulduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların anılan dilekçelerinin kanun yoluna başvurudan vazgeçme dilekçesi olarak kabulünün mümkün olmadığı belirlenmekle, Tebliğname'deki " her iki sanığın da temyizden vazgeçmesi nedeniyle dosyanın mahalline iadesine" dair görüşe iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafinin temyiz isteminin, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, beraate karar verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafinin temyiz isteminin ise, eksik kovuşturma ile hatalı hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlıktan indirim yapılması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması ve beraaate karar verilmesi gerektiğine dair olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümler hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.