Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve kasten yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz başvurularının, bir kısmının temyiz edilemezlik nedeniyle, diğerinin ise hukuka uygun bulunarak esastan reddine karar verilmesi.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve kasten yaralama suçlarından bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde; konut dokunulmazlığının ihlali ve kasten yaralama suçları yönünden hükmolunan ceza miktarı nedeniyle kanunen temyiz yolunun kapalı olduğu belirlenmiş, hırsızlık suçu yönünden ise sanık ve müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığı, pişmanlık, eşya alınmadığı, teşebbüsün hatalı değerlendirildiği ve yaralama fiilinin gerçekleşmediği gibi itirazları yerinde görülmeyerek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine dair hükmünün hukuka uygun olduğu kabul edilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/4429 E., 2025/3431 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, kasten yaralamaHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 18.12.2025 tarihli ve 2025/4429 Esas, 2025/3431 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-d maddesi uyarınca, "ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 5271 sayılı Kanun'un 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafîinin temyiz istemlerinin, sanığın samimi olarak ihtiyacı sebebiyle fiili işlediğini anlattığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın olay esnasında pişman olup hiçbir eşya almadan dışarı çıktığına, samimi beyanları sebebiyle takdiri indirim uygulanması gerektiğine, olayın gündüz saatine denk gelen saat 06.30 sıralarında meydana geldiğine, yargılamanın usulüne uygun yapılmadığına, teşebbüs hususunun hatalı değerlendirildiğine, kasten yaralama fiilinin gerçekleşmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafîinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.