Danıştay 4. Daire, Uşakta "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" olarak tescillenen bir yapının, davacı şirketin iptal başvurusuna rağmen tescilinin hukuka uygun olduğuna karar veren alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Bir şirketin, Uşaktaki taşınmazının 2863 sayılı Kanun uyarınca "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" olarak tescil edilmesine ve "II. grup yapı" olarak belirlenmesine ilişkin kararın iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, bilirkişi raporlarında yapının Uşakın Cumhuriyet dönemi mimarlık mirasının nitelikli bir örneği olarak temsil, özgünlük ve anı değeri taşıdığı, korunmasının kentsel doku için önemli olduğu gerekçeleriyle dava konusu işlemi hukuka uygun bularak davayı reddetmiş; şirket temyiz başvurusunda bilirkişi raporunun yetersizliğini ve yapının korunmaya değer olmadığını iddia ederken, önceki kararların onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/11926 E.  ,  2025/3768 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11926
Karar No : 2025/3768
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Tekstil Sanayi ve Ticareti Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Uşak İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmazın, 2863 sayılı Kanun uyarınca "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmesine, koruma grubunun "II. grup yapı" olarak belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kütahya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla mimar-restorasyon uzmanı, sanat tarihçisi ve şehir plancısı-kentsel tasarım uzmanından oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "(...) Yapının, Uşak’ta yapıldığı dönemin nitelikli konut üretimini yansıtan somut bir örnek olması açısından temsiliyet değeri/belge değeri; özgün karakterini koruyabilmiş olması açısından da özgünlük değeri taşıdığı, yine konumu, halk üzerinde bıraktığı izleri, kısaca Uşak’ın kentsel belleğinde bilinen yeri dolayısıyla anı değeri taşıdığının söylenebileceği, yakın çevresindeki benzer nitelikli yapılar ile nitelikli bir doku oluşturduğu, dolayısıyla dava konusu yapının korunması, yakın çevresinin bütünsel korunması bağlamında önemli olduğu, dokunun özgün karakterinin sürdürülebilirliği ve miras değeri açısından mutlaka korunması gerektiği, yapı, tüm bu değerler ile Uşak’ın Cumhuriyet Dönemi Mimarlık Mirası’nın nitelikli örneklerinden biri olduğu, Uşak’a ve yapının yakın çevresindeki özgün dokunun mutlaka korunması gereken önemli bileşenlerinden olduğu" yönünde tespit ve kanaatlerde bulunulmuştur.
Bu durumda bilirkişi raporu ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu, Uşak ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı davacı şirkete ait taşınmazın, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelikte öngörülen değerlendirme kıstasları ve koruma ilkelerine uygun şekilde "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmesine ve koruma grubunun "II. grup yapı" olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yapının kentsel sit alanı sınırlarının dışında kaldığının belirlendiği, bilirkişi raporunda dava konusu yapının hangi özellikleri nedeniyle korunması gerekli kültür varlığı olduğunun ortaya konulamadığı, belirtilen özelliklerin özgün karakter ortaya koyamadığı, yapının mevcut haliyle yıkılacak durumda olduğu, yapının çevresi ile bütünlük oluşturmadığı, nitekim çevresinin yeni yapılardan oluştuğu, keşif sırasında yapıya girilemediği, fotoğraflarla yapının özelliklerinin ortaya konulduğu, yapının Uşak İlinde korunan diğer yapıların özellikleriyle kıyaslanmasının gerektiği, bu haliyle bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, dolayısıyla yeniden keşif ve bilirkişi incelemesinin yaptırılarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin dayanağı uzman raporunda yapıya ait özelliklerin ortaya konularak, korunması gerekli kültür varlığı olduğunun vurgulandığı, nitekim yapının cephe özellikleri, giriş düzenlemesi, kütlesi, malzeme ve yapım tekniği bakımından geleneksel Uşak evleri, Türk konut mimarisi örneklerinden biri olduğu, sonuç olarak dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.