10. Hukuk Dairesinden, davacının 1997-1999 yıllarında sigortasız ve reşit olmadan çalıştığına ilişkin hizmet tespit talebini hak düşürücü süre ve 18 yaş şartı kapsamında inceleyen karar.
Özet: Davacı, 1997-1999 yılları arasında davalının fiilen işlettiği işyerinde sigortasız çalıştığını ileri sürerek hizmet tespiti ve ödenmeyen primlerin ödenmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle bu döneme ilişkin annesinin şikayeti üzerine SGK tarafından tanzim edilen durum tespit tutanağının maddi gerçeğe aykırı olduğunun tespitini istemiş; davalı ise davanın hak düşürücü süreye tabi olduğunu, işyerinin iddia edilen çalışma döneminden çok sonra kurulduğunu ve davacının o dönemde 18 yaşından küçük olması nedeniyle sigortalılık başlangıcının reşit olduğu tarihten itibaren değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/18892 E.  ,  2026/5482 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1950 E., 2025/279 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/594 E., 2024/827 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtmiş olduğu davalı ...'ın yanında 1997 yılının Temmuz ayında kalfa olarak çalıştığını, 1999 yılı Mayıs ayında ise işten çıkarıldığını, çalışmış olduğu dönemde davalıya ... primlerini yatırmasını söylemişse de ... primlerini yatırmadığını belirterek davalı işverenin yanında ne kadar süre ile çalıştığının tespitini, ödenmeyen ... primlerinin davalı tarafça ödettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili HMK.'nın 180. maddesi kapsamında sunduğu 12.02.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; işbu davada dava dilekçelerindeki vakıaları, talep sonuçlarını ve dava dilekçelerini işbu ıslah dilekçesi ile tamamen ıslah ettiklerini, müvekkilinin esasen 05.07.1998 tarihinde davalı ...'ın fiilen işlettiği ancak resmiyette babası ... adına kayıtlı (.. Alüminyum) işyerinde alüminyum doğrama ve panjur imalat montaj kalfası olarak çalışmaya başladığını, 1999 yılının Mayıs ayına kadar mezkur işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını, ancak müvekkilinin çalışmalarının davalı işveren tarafından Kuruma bildirilmediğini, davalı ...'ın bu süreçte müvekkiline elden ödeme yaptığını ve müvekkilinin işe giriş bildirgesini de Kuruma vermediğini, müvekkilinin Sosyal Güvenlik mevzuatına aykırı olarak sigortasız olarak çalıştırıldığını, müvekkilinin davalıya bir çok kez sigorta primlerinin Kuruma yatırmasını bildirdiğini ve müvekkilinin sosyal sigorta girişini Kuruma yaptırmasını bildirdiği halde davalı tarafın bu hususta da direngenlik gösterdiğini ve müvekkilinin işe girişini ve sigortasını yaptırmadığını, bunun üzerine müvekkilinin annesi .. (T.C. No: .. ) tarafından .. Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne müvekkilinin sigortasız çalıştırıldığından bahisle şikayette bulunulduğunu, mezkur şikayete ilişkin başvuru dosyasının celbini talep ettiklerini, müvekkilinin sonradan öğrendiği kadarı ile şikayet üzerine ../. Sk No ..-.. .. .. adresindeki davalı ...'ın fiilen çalıştırdığı işyerine gelen denetim memurları müvekkilinin davalı işyerine ait montaj işi için müşteriye ait bir başka adreste olduğundan ve o an işyerinde bulunmadığından, yine işyerindeki çalışan diğer personel de bahçeye gönderilmek sureti ile müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalıştığı hususunun Kurum denetim memurlarından davalı tarafından gizlendiğini, öncelikle bu hususta da araştırma yapılması gerektiğini, davalı Kurum memurları tarafından tanzim edilen rapor ve tutanakların, durum tespit tutanağının celbi ile mezkur durum tespit tutanağının içeriğinin HMK. 209 maddesi uyarınca maddi gerçeğe aykırı olduğunun ve durum tespit tutanağının sahteliğinin tespitini talep ettiklerini belirterek davalarının ıslahı ile müvekkilinin annesi .. (T.C. No: .. ) ve / veya müvekkili tarafından .. Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne müvekkilinin sigortasız çalıştırıldığından bahisle 1999 yılında yapmış olduğu şikayeti neticesinde denetim memurlarınca tanzim edilen rapor ve tutanakların, denetim memurlarınca düzenlenen durum tespit tutanağının celbi ile mezkur durum tespit tutanağının içeriğinin HMK. 209 maddesi uyarınca maddi gerçeğe aykırı olduğunun ve mezkur durum tespit tutanağının sahteliğinin tespitine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, hizmet tespit davalarında 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, ... adında bir tüzel kişiliğin olmadığını, ...'in müvekkili ...'a ait işyerinin ... ünvanı olduğunu, ancak kuruluşunun yani müvekkilinin vergi mükellefi olduğu yani işveren olabileceği tarihin davacının çalıştığını iddia ettiği tarihlerden çok sonra olduğunu, davacının müvekkiline ait işyerinde 1997 yılında işe girdiğini ve 1999 yılına kadar çalıştığını iddia ettiğini, oysa müvekkilinin işyeri 03.01.2017 tarihinde açıldığını, davacının dava konusu dönemde 18 yaşını doldurmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının 1996-2000 tarihindeki çalışmaları kabul edilse bile 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi ve Ek geçici 1. maddesinin 3. fıkrası ve Yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince sigortalılık başlangıcı 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren gözetilebileceğini, yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince de davacının emeklilik şartları 18 yaşını doldurduğu tarihe göre belirlenebileceğini belirterek davanın hak düşürücü süre nedeniyle, müvekkilinin belirtilen tarihlerde işyerinin bulunmadığını ve işveren olmaması nedeniyle davacının yaşı ve müvekkiline ait işyerinin kanun kapsamında olmadığı gözetilerek haksız ve yasal dayanağı olmayan davanın tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kayıtlarına göre davacının sigorta sicil numarasının 3...5 olduğunu, müvekkili Kurum kayıtlarındaki davacının ilk çalışmasının 27.03.2002 tarihinde dava dışı .. S.S. dava dışı işyerinde olduğunu, davacının beyanları ile müvekkili Kurum kayıtlarının çeliştiğini, bu itibarla HMK. 124. maddesi gereğince öncelikle davacının beyanı alınarak davacının hangi işveren nezdinde tam olarak hangi tarihler arasında çalıştığının tespiti talep ettiğini ayrıntılı olarak açıklattırılmasını talep ettiklerini, yargılama sonunda fer’i müdahil olan müvekkili Kurum'un ... Başkanlığı aleyhinde hüküm kurulmaması gerektiğini, müvekkili Kurumun kayıtlarına göre davalı işverenin "Aliminyum doğrama, kapı, pencere imalatı' mahiyetli .. S.S. işyeri, 27.01.2017 tarihinde Kanun kapsamına alındığını, 28.02.2017 tarihinde Kanun kapsamından çıktığını, davacının davalı işverene ait işyerinde 1997-1999 yılları arasında çalıştığına dair hiçbir yazılı belge, müfettiş raporu, şikayet dilekçesi ve sair yazılı delilin bulunmadığını, dava yasada öngörülen hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle işbu davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacının hizmet tespitini talep ettiği tarihte henüz 17 yaşında olduğunu belirterek işbu davada müvekkili kurumun “Fer’i Müdahil” sıfatı ile dava ve duruşmalara katılımına, hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ...'a yönelik davasının husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yönelik davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurumca yeterince inceleme yapılmadan durum tespit tutanağının düzenlendiğini ve davacının çalışma kaydı ile işe giriş bildirimlerinin yapılmadığını beyan ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.