**3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca uygulama kadastrosundan kaynaklanan parsel yüzölçümü düzeltme talebinin temyiz incelemesi.**
Özet: 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu neticesinde davacılar ve davalıya ait parsellerin yüzölçüm ve sınırlarında oluşan farklılıklara yönelik davada, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporlarıyla davacıların yüzölçümü eksikliği iddiasını kabul ederek her iki parselin alanlarını düzeltmişken, istinaf mahkemesi taşınmazların kök parselden ifraz sürecini ve ifraz haritasının pafta ile çakıştırılması sonuçlarını inceleyerek uygulama kadastrosunun doğru olduğunu tespit etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1701 E., 2025/1531 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/490 E., 2025/234 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Eskişehir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 1451 parsel sayılı 3.160,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 5 13... sayılı parsel numarasıyla ve 3.160,42 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı eski 1649 parsel sayılı 3.036,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 5 13... sayılı parsel numarasıyla ve 2.904,04 m² yüzölçümlü olarak; eski 1648 parsel sayılı 1.523,46 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 5 13... parsel numarasıyla ve 1.523,44 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkilleri ... ve ...'ya ait 5 13... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve eksikliğin davalıya ait 5 13... ve 130 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını, 5 13... sayılı parsel ile davalı adına kayıtlı 5 13... ve 124 sayılı parseller arasında kadimden beri mevcut sınır bulunduğu halde sınırların yanlış tespit edildiğini ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin çiftçilikle uğraştığı için yılın 4. ayından 11. ayına kadar Dağküplü Mahallesinde ikamet ettiğini, aleyhine açılan davayı 21.12.2021 tarihinde muhtara tebliğ edildiğine ilişkin haber kağıdından yeni haberdar olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dava konusu taşınmaza komşu 5 13... parsel sayılı taşınmaz tarafından yüzölçümü ihlali yapıldığını, 21.10.2024 tarihli 3 kişilik harita mühendisinden oluşan heyet tarafından rapor tanzim edildiği, 16.12.2024 tarihli, 06.02.2025 tarih ve 19.03.2025 tarihli harita ve kadastro mühendisi fen bilirkişileri tarafından itirazlara yönelik değerlendirme yapılmak üzere ayrıntılı ek raporların düzenlendiği, raporların ayrıntılı olarak incelenmesi neticesinde bilirkişi raporuna esas teşkil edecek şekilde hava fotoğraflarının, düzeltme krokisinin ve zemin ölçümlerine ilişkin delillerin ayrıntılı olarak açıklandığı, bilirkişi raporunun eklerinde hava fotoğraflarına yönelik olarak düzeltme krokisinin hazırlanmış olduğu, dava konusu 5 13... parselin 3.477,69 m² olacağı, 5 13... parselin 2.586,77 m² olacağının belirtildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporların Yargıtay içtihatlarına, dosya içeriğine ve fiili duruma uygun olması nedeniyle hükme esas alındığı '' gerekçesiyle davanın kabulüne, 5 13... parsel sayılı taşınmazın yeni yüzölçümünün 3.477,69 m² olarak düzeltilmesine, 5 13... parsel sayılı taşınmazın yeni yüzölçümünün 2.586,77 m² olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede tesis kadastrosunun 04.08.1960 tarihinde yapıldığı, davacılar ve davalı adına kayıtlı bulunun taşınmazların 660 sayılı ve 7.720,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazdan geldiği, 660 sayılı parselin ifraz ile 14 50... sayılı parsellere ayrıldığı, 1451 sayılı parselin davacılar adına kayıtlı bulunduğu, 1450 sayılı ifraz parselinin yeniden ifraz ile 16 48... sayılı parsellere ayrıldığı, 16 48... sayılı parsellerinde davalı adına kayıtlı dava konusu parseller olduğu, kaldırma kararına uyularak hava fotoğrafları, taşınmazların ifrazına dair tescil bildirimleri ve ifraz krokileri ile eksik diğer belgeler getirtilerek taşınmaz başında yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, harita mühendisleri tarafından düzenlenen rapor ve ek raporların İlk Derece Mahkemesince hükme esas alındığı, mahallinde yapılan keşif, uygulama, UYAP ortamından incelenen renkli teknik bilirkişi raporları, diğer belge ve haritalar birlikte değerlendirildiğinde davacılar ve davalının taşınmazının 660 sayılı kök kadastro parselinden 04.09.1968 tarihinde yapılan ifraz sonucu 14 50... sayılı parseller olarak oluştuğu, ifraz haritasının 22/2-a paftası ile çakıştırılarak uygulanması sonunda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosunun doğru yapılmadığı, krokisinde (A) harfiyle gösterilen ve davalıya ait 5 13... sayılı parsele dahil edilen bölümün davacılara ait eski 1451 sayılı yeni 5 13... sayılı parsel sınırları içinde kaldığı, davalıların davası olmadığı halde hükme esas alınan teknik bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 14,89 metrekarelik bölüm davacıların parselinden alınarak davalı parseline eklenmiş ise de, davacıların istinaf talebi bulunmadığından bu hususun inceleme konusu yapılmadığı'' gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Sarıcakaya Tapu Müdürlüğünün 1968 tarihli yazısı ile Sarıcakaya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/85 Esas, 1969/68 Karar sayılı dosyasına ait harita ile güncel tapu ve kadastro kayıtlarının birebir örtüştüğünü, bu hususun davacı tarafın iddialarının resmî belgeler karşısında dayanaksız olduğunu ortaya koyduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında Sarıcakaya Tapu Müdürlüğünün 1968 tarihli haritası dikkate alınmaksızın taşınmazlarda sınırlandırma hatası bulunduğu yönünde rapor düzenlendiğini, değerlendirmenin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmolunamayacağını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarıncaONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.