Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, taş kırma makinesi kiralama sözleşmesi kaynaklı itirazın iptali davasında davalı iddialarını reddeden kararı.
Özet: Taş kırma makinesi kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı ödenmeyen kira bedellerini talep ederken, davalı makinelerin arızalı çalışması, kar kaybı ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğradığı zararların alacaktan mahsup edilmesini ileri sürmüştür; ilk derece mahkemesi ise, davalının iddia ettiği zararları ve sözleşmenin haksız feshedildiği yönündeki savunmasını somut delillerle ispatlayamadığı sonucuna vararak, davacının alacak talebini kabul etmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:09/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:14/02/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:09/10/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkil ile davacının taş kırma makinesi kiralanması hususunda anlaştıklarını, davalının borcunun bir kısmı için iade faturası gönderdiğini müvekkilin bakiye borç için giriştiği icra takibinde de borcun büyük kısmını kabul edip 50.000 TL yönünden itirazda bulunduğunu, itirazın haksız olduğunu belirtmiş itirazın iptalini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında 2 adet taş kırma makinesi için sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin bu taş kırma makinesinden elde ettiği ürünü satarak para kazandığını ancak davacının makinelerinin sık sık arızalandığını, bu sebeple müvekkilinin kar kaybı, araç kira ücreti ve personel ücreti yönünden zararının olduğunu, ayrıca davacının sözleşmeyi haksız feshederek şantiyeden ayrıldığını ve yeni makinenin gelmesi için geçen süre ve bu makinenin nakliyesinin de müvekkilinin zararı olduğunu belirtmiş mahsup talebinde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Eldeki dava sözleşmeye dayalı alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili sözleşme gereği ödenmesi gereken bedelin ödenmediğini, bunun için girişilen takibe de haksız olarak kısmen itiraz edildiğini iddia etmiş davalı ise makinelerin düzgün çalışmayıp davacının sözleşmeyi haksız feshettiği için kendisinin zararının olduğunu öne sürmüştür.
Taraflar arasında iki adet taş kırma makinesine ilişkin kiralama sözleşmesi yapıldığında ihtilaf yoktur. Davacının iddiası yapılan iş bedelinin ödenmediği davalının savunması ise makinelerin ayıplı çalışarak kendisinin kar kaybına sebep olup sözleşmenin haksız feshinin de yeni makine nakliye bedeline mal olduğunu öne sürmüştür.
Davalı her ne kadar davacının sözleşmede öngörülen süre kadar çalışmadığını öne sürse de davacının talebi ve buna dayanak faturaların çalışılan günler bazında hesaplandığı ve takibin de buna göre başlatıldığı anlaşılmaktadır. Ticari defterlere göre ise davalının davacıya 59.030,95 TL borçlu olduğu görülmektedir. Davalının savunması mahsup talebi üzerine kurulmuştur. Taraflar arasındaki ilişki bir sözleşme ilişkisi olduğundan sözleşmenin gereği gibi ifa edildiğini ispat külfeti davacıya, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden ötürü bir zarara uğradığını ispat külfeti ise davalıya düşmektedir. Yani sırf sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemiş olması karşı tarafa bir tazminat hakkı kazandırmaz; ayrıca bir zarara uğranıldığının da ispatı gerekir. Bu kapsamda davalının iddiaları incelendiğinde bu iş için aldığı araçların boş durduğu için kar mahrumiyeti olduğunu, bunlara kira ve personel gideri ödediğini iddia etmiş ise de bilirkişi heyeti raporunda da açıklandığı üzere bahsi geçen araçların sırf bu sözleşmeye özgülenmesinin mümkün olmadığı, bu sayıda aracın bu iş için fazla olduğu bu araçların davalının asıl yüklendiği iş için alındığı ve orada kullanılmasının mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Yine taraflar arasındaki işin niteliği gereği taş kırma makinesinin davalıya satılacak ürün kazandırabilmesi için yeteri kadar ham madde ile beslenmesi gerekir. Davalının ham maddeye ilişkin bir stok bilgisi sunmadığı gibi ham maddeyi aldığı asıl işten de ne kadar ve hangi düzenlilikte ham madde çıkacağı belli değildir. Taraflar da aralarında günlük ne kadar üretim yapılacağına ilişkin bir şart koşmamışlardır. Bu halde makinelerin sırf arıza yapmış olması zararın varlığı için yeterli değildir. Sunulan belgeler ve alınan raporlar ile taraflar arasındaki sözleşme şartlarına göre davalının ayıplı ifa nedeniyle bir zararını ispatlayamadığı yine bu minvalde kendi kiraladığı iş makineleri ve personelin sırf bu işe özgü olduğu da kanıtlanamadığından bunlara ilişkin giderler yönünden de zararını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davalı makinelerin şantiyeden aniden ayrıldığını söyleyerek yeni makine için nakliye ücreti ödemesi gerektiğini öne sürmüş ise de tanık beyanlarından anlaşıldığına göre yeni makineler davacı makineleri gittikten sonra değil gitmeden önce gelmiştir. Bu halde davalının buna hazırlıksız olduğu sözleşmenin haksız feshedildiği iddiası da yerinde görülmemiş olup tüm bu açıklamalar ışığında davacının alacak iddiasının yerinde olduğu ve alacağın faturaya dayanmakla likit ve belirlenebilir olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun taraflı, özensiz, dikkatsiz düzenlendiğini, bilirkişilerin mahkeme talimatını yerine getirmediğini, bilirkişi raporunda hukuki yorum yapıldığını, bilirkişi raporunun teknik hatalarla dolu olduğunu ve başka bir heyet raporu aldırılması gerektiğini, gerekçeli kararda tanık anlatımlarının yanlış yorumlandını, icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını, feshin yazılı yapılması gerektiğini, ancak fesih hususunda tanıklar beyanına itibar edildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davalı cevap dilekçesi ile sözleşme nedeni ile zarara uğradığını, taraflar arasında iki adet sözleşme bulunduğunu, bu sözleşmeler uyarınca davacıdan iş makinesi kiralandığını ancak araçların devamlı arıza verdiğini bu nedenle zarar oluştuğunu, yine davacının sözleşmeyi mehil vermeden erken haksız olarak erken feshettiğini ve zararı olduğunu bu sebeple tespit edilecek zararlarının takas-mahsubunu talep etmiştir.
Mahkemece ise yukarıda yazılı gerekçe ile davalının savunmalarına itibar edilmeyerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sözleşmelerin incelenmesinde; iş makinelerinin işveren tarafından ... Turizm AŞ'nin taahhüdü altında bulunan ... Yapım İşi olduğu, iş makinelerinin motorunda oluşacak arızaların davacıya, kırıcı paletinin 2,5 aydan kısa sürede arızalanmasının, 6 adet taşıyıcı konveyör bantlarının yırtılması, kopmasının davalının sorumluluğunda olduğu anlaşılmıştır.
Sözleşmenin eylemli olarak feshedildiği tarihe kadar makinelerde bir kısım arızaların meydana geldiği sabit ise de, bu arızaların hangi tarafın sorumluluğunda olan sebeplerden meydana geldiği, arızaların ne zaman, ne kadar süre ile meydana geldiği hususunda dosyada bir delil, delil tespiti bulunmamaktadır. Bu nedenle sözleşmenin feshine kadar olan süre için zarar bulunduğunun ispat edilemediği yönündeki mahkeme kararı yerindedir.
Ancak sözleşmelerin süresinin yukarıda belirtilen ... Turizm AŞ'nin taahhüdü altında bulunan ... Hattının bitim süresi olduğu kabul edilerek, davacının bu şirket ile olan sözleşmesinin getirilerek işin bitim süresinin belirlenmesi, yine davacının araçları geri aldığı tarihlerin ticari defter ve kayıtların da incelenerek tespit edilmesi, ardından davalının sözleşmelere konu araçları temin edebileceği makul sürenin tespit edilmesi ve sözleşmenin eylemli olarak feshinden bu makul süreye yada davalı taraf makul süreden de önce araç temin etti ise, davalının araçları temin ettiği (makinelerin kurulum süresi var ise, buradaki makul sürenin de tespit edilip, süreye eklenerek) tarihe kadar oluşan zararlarının tespit edilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/02/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
5- Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8- Davalı tarafından tehiri icra talebi kapsamında Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 05/04/2022 tarihli ve ... numaralı ... Bank A.Ş/Ostım Sb.'ne ait 98.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE,
9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...