Kasko sigorta kapsamındaki araç hasar bedeli talebinin, sürücünün kaza sonrası yeri terk etmesi ve yaralı taşıma iddiasının tanık beyanlarıyla çelişmesi sebebiyle teminat dışı kalması üzerine temyizin reddedilmesi.
Özet: Bu karar, kasko sigortası kapsamındaki araç hasar bedelinin tahsili talebiyle açılan davada, sürücünün kaza mahallini terk etmesinin kasko poliçesi genel şartlarındaki teminat dışı haller arasında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunu ele almıştır; davacı tarafın, sürücünün yaralıları hastaneye götürme iddiasına rağmen, araçtakilerin yaralanmadığına dair çelişkili beyanlar ve olayın doğru ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davanın reddi yönündeki kararları Yargıtay tarafından onanmıştır.
4. Hukuk Dairesi         2023/5712 E.  ,  2026/4246 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/884 E., 2023/272 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya kasko poliçesi ile sigortalı olan davacıya ait aracın 15.03.2015 tarihli kazada hasar gördüğünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 06.03.2020 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile talebini 40.000,00 TL olarak artırdığını beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılamayacağını, sürücünün olay yerini terk ettiğini, alkol testi yapılamadığını, hasar ve beyan arasındaki uyumsuzluk nedeni ile davanın reddi gerektiğini, sürücü kimliğinin tespitinin yapılamamasının teminat dışı haller içine girdiğini, haklı neden olmaksızın olay yerinden firar edildiğini, doğru beyan ve ihbarda bulunulmadığını, davacının ancak gerçek zararı isteyebileceğini, zarardan sorumlu olmamalarına karşın aksi kanaat olduğu takdirde gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, kazanın teminat kapsamında olmaması nedeni ile mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile kararın kaldırıldığı, görevsizlik kararı ile dosyanın mahkemelerine kaydının yapıldığı, davanın araç hasar bedeline ilişkin olduğu, kaza nedeniyle aracı kullanan ve yolcularda herhangi bir yaralanmanın söz konusu olmaması, araç içinde bulunan şahısların verdikleri ifadeleri sonradan değiştirdiklerinin anlaşılması, Kasko Sigortası Genel Şartları A.5 teminat dışında kalan zararlar başlığı altında 5.10 maddesinde "Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşlarına gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb.) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerindeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma"nın sigorta teminatı dışında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; soruşturma dosyasında alınan ifadelerde sürücü olduğu söylenen ...'in alkollü olan kişileri eve götürmek için sonradan geldiği hususunda çelişkili beyanlar bulunduğu, davacı hastane kayıtlarına dayanmadığından araç içinde olanların hangi saatte hastaneye gittikleri yapılan muayeneler ve kaç kişinin hastaneye gittiğinin belirsiz olduğu, alkol raporunun da olay yerinde polis memurları tarafından alınmadığı, sürücü olduğu iddia olunan ...'in olay mahallini terk etmesi için makul bir sebebin bulunmadığı gibi araç sürücüsünün korku, kaygı ya da panik yaşamasını gerektirir bir durumun varlığından da söz edilemeyeceği, sürücünün yaralanmadığı da göz önüne alındığında haklı sebeple olay yerini terkten bahsedilemeyeceğinden davacı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğinden, ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığının davacı tarafından ispatlanamamış olması nedeni ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sürücünün alkolsüz olduğu, yaralıları hastaneye götürmek için olay yerinden ayrıldığı, bilirkişi raporlarına itiraz ettikleri, hasarın teminat kapsamında olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; sürücü olduğu iddia edilen kişinin yaralıları hastaneye götürmek için olay yerinden ayrıldığı iddia edilmiş ise de ifadelerde araç içerisinde bulunan kişilerin yaralanmadıklarını beyan etmiş olmalarına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.