Yargıtay 4. Ceza Dairesinden Hakaret Suçundan İstinafın Esastan Reddi Kararının Onanması ve Kasten Yaralama Suçundan Temyiz Talebinin Reddi Kararı.
Özet: Sanık hakkında kasten yaralama suçundan bölge adliye mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz istemi reddedilmiş; hakaret suçundan ise ilk derece mahkemesi mahkûmiyetine yönelik istinaf başvurusunun reddi sonrası yapılan temyiz incelemesinde, sanığın savunması, mağdur beyanları ve dosyadaki diğer delillerin mahkûmiyet için yeterli ve hukuka uygun olduğu tespit edilerek temyiz istemi esastan reddedilmiş ve hüküm onanmıştır.
4. Ceza Dairesi         2024/6476 E.  ,  2026/8021 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1351 E., 2024/1296 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında;
Kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, üzerine atılı suçları işlemediğine, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede;
Sanığın savunması, mağdurların beyanları, tanığın anlatımı, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık hakkında Yerel Mahkeme tarafından kurulan hükümde, 3359 sayılı Kanun'un Ek 12/2-a maddesinin, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinden önce uygulanması gerektiği gözetilmemişse de, bu hususun sonuca etkisi olmadığı anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-(d). maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2026 tarihinde karar verildi.