Artvinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kişisel tespiti yapılan çayır vasıflı taşınmazın, hazinenin itirazı üzerine iptali ve hazine adına tescili kararının temyizen incelenmesi.
Özet: Uyuşmazlık konusu taşınmazın 2015 yılı kadastro çalışmalarında zilyetlikle davalı adına çayır vasfıyla tespiti üzerine, hazine bu tespiti hatalı bularak taşınmazın kendi adına tescilini talep etmiş; davalı ise 60 yılı aşkın süredir eklemeli zilyetlikle malik sıfatıyla kullandığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, hava fotoğrafları ve haritalar üzerinden yapılan incelemelerde taşınmazın orman niteliğinde olmadığını ancak davalı tarafından imar ve ihya edildiğini gösteren bir bulguya rastlanmadığını, alanın yeni işlenmiş ve sonradan kazınmış haliyle tarım ve orman bitkisi içermeyen arsa vasfında olduğunu belirterek davalı adına yapılan tespiti iptal edip hazine adına tescile karar vermiş, bu karar istinaf tarafından onanmış ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/625 E., 2025/159 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Artvin Kadastro MahkemesiSAYISI : 2020/7 E., 2021/4 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA1. Kadastro sonucu, Artvin ili ... ilçesi ... köyünde 1983 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu'na (766 sayılı Kanun) göre yapılan çalışmalarda dava konusu taşınmazın tescil harici bırakıldığı, 2015 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici madde 8 kapsamında yapılan çalışmalarda dava konusu 1 29... parsel sayılı 707,30 m² yüzölçümündeki taşınmazın, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, çayır niteliğiyle ... adına 19.11.2015 tarihinde tespit edildiği ve 16.12.2015-14.01.2016 tarihleri arasında Hazine tarafından dava açıldığından kesinleşmediği anlaşılmıştır.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Artvin ili ... ilçesi ... köyü 1 29... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit gördüğünü, ancak tespitin hatalı olduğunu, davalı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekilinin cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı 60 yılı aşkın zaman müvekkilinin dedesi tarafından kullanılan ve babasına intikal eden taşınmazı babasının vefatı ile 20 yıldan beri aralıksız ve nizasız malik sıfatı ile kullandığı ve zilyet ettiği taşınmazı çayır olarak kullandığını, kadastro tespit komisyonu tarafından yapılan kadastro çalışmaları sırasında yapılan tespitin doğru ve yerinde olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "..1960, 1969, 1988, 1994 yılı çekimli hava fotoğrafları ve 1971, 1993, 2004 yılı baskılı memleket haritalarına göre dava konusu yerin orman alanı olmadığı, toprağının orman toprağı yapısında olmadığı, taşınmazın orman alanları ile komşuluğunun olmadığı ve orman bütünlüğünü bozmadığı taşınmazın orman toprağı olmadığı belirlendikten sonra zilyetlik koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğin araştırıldığı, 19 88... yılı çekimli hava fotoğraflarına göre taşınmazın çalılık vasfında olduğu ve ekilip işlenmediği,19 93... yılı basılı memleket haritalarına göre taşınmazın beyaz renge boyalı tarım ve yerleşim alanlarında kaldığı, 2004, 20 12... yılı çekimli uydu fotoğraflarına göre alanın çalılık olduğu ve ekilip işlenmediği, taşınmazın imar ihya edilmediği ve alanın yeni işlenmiş hali bir arazi olduğu üzerinde tarım ve orman bitkilerinin olmadığı arsa şeklinde olduğu, son dört -beş yıl içerisinde kazındığı, üzerindeki örtünün kaldırılmış olduğu, toprağının orman toprağı yapısında olmadığı orman alanları ile komşu olmadığı ve orman bütünlüğünü bozmadığı" gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasının kabulüne, Artvin ili ... ilçesi ... köyü 1 29... parsel sayılı parselin davalı adına olan tespitinin iptaline ve tespitteki vasfı ve yüzölçümüyle Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarDavalı vekili temyiz dilekçesinde; keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişilerin ve tanıkların beyanında da görüldüğü üzere adı geçen taşınmazın babadan çocuklara miras yoluyla geçtiğini ve müvekkili ... tarafından da eklemeli zilyetlik de dahil 60 yılı aşkın süredir aralıksız ve nizasız malik sıfatı ile zilyet iradesinin devam ettiğini, malik sıfatıyla zilyet olan müvekkilinin bazen bir iki yıl üretim yapmamasının zilyetlik iradesine ara verildiğini veya kaybedildiğinin anlamına gelmeyeceğini, alınan bilirkişi raporlarında da dava konusu taşınmazın tarım arazisi olduğunun ve çayır olarak kullanıldığının belirtildiğini, bir arazinin köy yerinde çayır olarak kullanılması gayet normal olduğunu, keza, beslenen hayvanlarında ota ve samana ihtiyacının olduğunu, zaman zaman çayır olarak kullanılan bu arazinin mera olmadığının özel mülkiyete konu zilyetliğe tabi olduğunu, müvekkilinin Kadastro Mahkemesinin kararının kendi lehlerinde çıkmasından sonra da taşınmaz üzerinde ev yapma düşüncesi ile temel hazırlıkları yapmaya başladığını ve nizasız durumun burada da devam ettiğini, keza, bu güne kadar olmadığı gibi ne köy tüzel kişiliğinden ne de komşulardan bir müdahale olmadığını, hava fotoğraflarında bir kaç yıl hastalık veya o yıl hava şartları ve Karadeniz Bölgesinin özelliği nedeniyle bir-iki yıl ekim yapılmadığında çalı oluştuğunun bilinen bir durum olduğunu ancak, hava fotoğraflarında çalı oluşsa dahi her seferinde ihyaya devam edildiğinin ortada olduğunu, 1945’ten bu yana yapılan çekimli hava ve uydu fotoğraflarında, 1960, 1969, 1971, 1993, 2004 yıllarında tarım ve yerleşim alanı olarak, 2015’te ise çayır vasfı olduğu belli olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi