Yargıtay, suça sürüklenen çocukların yerine getirilmeyen seçenek tedbirleri karşısında kısa süreli hapis cezasının infaz edilemeyeceğine, bunun diğer seçenek tedbirlere çevrilmesi gerektiğine karar verdi.
Özet: Yargıtay, suç tarihinde on sekiz yaşını tamamlamamış bir suça sürüklenen çocuğun, hakkında hükmedilen seçenek tedbiri yerine getirmemesi halinde cezanın tamamen infazına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmederek, çocuk sanıkların rehabilitasyonu ve topluma kazandırılmasının temel amacı doğrultusunda, yerine getirilmeyen seçenek tedbirin hapis cezasına dönüştürülmesi yerine yasadaki diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiği ilkesini vurgulamış ve Adalet Bakanlığının talebi üzerine ilgili ağır ceza mahkemesi kararının kanun yararına bozulmasına oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/472 D. İş.,SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇ : HırsızlıkİNCELEME KONUSU KARARLAR : Cezaların tamamen infazınaKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI- İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2026 tarihli ve KYB-2026/39819 sayılı kanun yararına bozma isteminin;" Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/06/2014 tarihli ve 2014/2-180 esas, 2014/324 karar sayılı ilâmında da, "...çocuk sanıklar hakkında verilen hükümlerin infazının ana amacı çocuk haklarının korunması, çocuğun gelecekte yeniden suç işlemekten uzak kalabilmesi ve böylece toplumun da yeni suçlardan korunmasının yanı sıra, onun yeniden sosyalleşmesinin temini ile topluma kazandırılmasıdır. Çocuk sanık hakkında hükmolunan ve son çare olarak düşünülen hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı mümkündür, ancak bu ceza kısa süreli olup TCK'nun 50. maddesi uyarınca adlî para cezasına ya da seçenek tedbirlere çevrilmişse, adlî para cezasının ödenmemesi ya da seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde artık kısa süreli hapis cezasının tamamen ya da kısmen infazına karar verilemeyecektir" şeklinde belirtildiği üzere, seçenek tedbiri yerine getirmeyen ve suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde belirlenecek cezanın maddede öngörülen diğer seçenek tedbirlerinden birine çevrilmesinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II- GEREKÇEYargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.06.2014 tarihli ve 2014/2-180 esas, 2014/324 karar sayılı ilâmında da, "...çocuk sanıklar hakkında verilen hükümlerin infazının ana amacı çocuk haklarının korunması, çocuğun gelecekte yeniden suç işlemekten uzak kalabilmesi ve böylece toplumun da yeni suçlardan korunmasının yanı sıra, onun yeniden sosyalleşmesinin temini ile topluma kazandırılmasıdır. Çocuk sanık hakkında hükmolunan ve son çare olarak düşünülen hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı mümkündür, ancak bu ceza kısa süreli olup 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca adlî para cezasına ya da seçenek tedbirlere çevrilmişse, adlî para cezasının ödenmemesi ya da seçenek tedbirin yerine getirilmemesi hâlinde artık kısa süreli hapis cezasının tamamen ya da kısmen infazına karar verilemeyecektir" şeklinde belirtildiği üzere, seçenek tedbiri yerine getirmeyen ve suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde belirlenecek cezanın maddede öngörülen diğer seçenek tedbirlerinden birine çevrilmesinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Kars Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/472 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.