Hırsızlık suçunda bölge adliye mahkemesinin dosya üzerinden 5271 sayılı CMKnın 280/1-e,f dışı bozma kararının usulen hukuka aykırı bulunması.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde, Bölge Adliye Mahkemesi’nin suçun gece vakti işlenip işlenmediği hususundaki hukuka aykırılığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında yer almamasına rağmen duruşma açmaksızın dosya üzerinden bozma gerekçesi yapması hukuka aykırı bulunmuş, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesinin davanın yeniden görülmesine karar vermek suretiyle duruşma açarak hukuka aykırılığı gidermesi gerekirken dosya üzerinden verdiği bozma kararı ve bu karara dayalı ilk derece mahkemesi hükmünün yasal dayanaktan yoksun olduğu tespit edilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/1563 E.  ,  2026/7714 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/4662 E., 2023/4100 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, kilitsiz araçtan fiili işlemesi sebebiyle suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, samimi ikrarının göz önünde bulundurulmadığına, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın istikrarlı olarak sadece 250,00 TL değerinde hoparlör aldığını ifade etiğine, malın değerinin azlığı hususu göz önüne alınarak TCK’nın 145. maddesine göre indirim uygulanması gerektiğine, sanığın samimi ikrarı ve pişmanlık göstermesinin lehine değerlendirilerek cezasından indirim yapılması gerektiğine, gece vakti uygulanmasının hatalı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2023 tarihli ve 2023/112 Esas, 2023/309 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.05.2023 tarihli ve 2023/2059 Esas, 2023/1969 Karar sayılı kararı ile “Kolluk tarafından düzenlenen görüntü inceleme tutanağında kamera tarih ve saatinin güncel olduğu ve sanığın müdahilin aracının yanına 05.52'de gittiğinin tespit edilmesi ancak görüntü inceleme tutanağından sanığın araç içine ne zaman girdiğinin ve hırsızlık eylemini ne zaman tamamladığının tespit edilmemesi, suç tarihinde gece vaktinin saat 06.41'de sona erdiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntısı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 08.11.2021 tarih, 2020/14933 Esas, 2021/18679 Karar sayılı ilamı da belirtildiği üzere, ''TCK'nın 116/4. maddesinin uygulanması için geceden sayılan zaman dilimi içinde binaya girilmesinin yeterli olacağı, hırsızlık suçu açısından ise icra hareketlerine gece başlanmış olsa bile son icra hareketinin gündüz vakti yapıldığının tespiti halinde, hırsızlık suçunun gündüz vakti işlendiğinin gözardı edilmeyerek olay yerinden elde edilen kamera kayıtlarına göre sanığın araca saat kaçta girdiği ve hırsızlık eylemini saat kaçta tamamladığının tespiti ile sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 143/1. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı olup istinaf başvurusunda bulunanın istinaf itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden 7188 sayılı Yasanın 27. maddesi ile değişik CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca" hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı da gözetilerek yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.05.2023 tarihli ve 2023/2059 Esas, 2023/1969 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/483 Esas, 2023/850 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.