Sivasta kadastro ile hazine ve orman adına tescil edilen parsellerin, davacıların zilyetliğe dayalı tapu iptali ve kendi adlarına tescil talebinin temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, Sivasta hazine ve orman idaresi adına tescilli parsellerin kendilerine ait olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş, davalılar ise taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufunda veya orman vasfında olup zilyetlikle kazanılamayacağını savunurken, ilk derece mahkemesi uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümlerinin zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağını değerlendirmiş, fen ve ziraat bilirkişi raporları ile mahalli bilirkişi beyanlarını bir arada inceleyerek bazı bölümlerin tarıma elverişli olmadığını ve kadimden beri kullanılmadığını, ancak davacılar tarafından aktif olarak kullanılan ve babalarından kalan diğer bazı bölümlerin mevcut olduğunu belirterek uyuşmazlığın çözümüne yönelik değerlendirme yapmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/4611 E.  ,  2026/4471 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1044 E., 2025/842 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/396 E., 2024/173 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Sivas ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 25... parsel numaralı taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olduğu, 10.04.2007 tarihinde Hazine adına hali arazi vasfı ve 176.673,12 m² yüzölçümüyle, 1 06... parsel numaralı taşınmaz ise senetsizden ham toprak vasfı ve 94.021,16 m² yüzölçümüyle tespit edilmiş, 08.05.2007-06.06.2007 tarihleri arasında yapılan askı ilanı süresi içerisinde itiraz edilmeksizin kesinleşerek 07.06.2007 tarihinde tescil edilmiştir.
2. Sivas ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 20... parsel numaralı taşınmaz orman tahdidi görmediği ve önceden tarım arazisi olarak kullanıldığı ancak 15-20 öncesinde terk edilerek orman vasfına dönüştüğünden orman vasfı ve 822.032,13 m² yüzölçümüyle 02.03.2007 tarihinde tespit, 04.02.2007-06.03.2007 tarihleri arasında yapılan askı ilanı süresi içerisinde itiraz edilmeksizin kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
3. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Sivas ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 20... , 1 25... ve 1 06... parsellerin kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tapuya tescil edildiğini ileri sürerek, yapılan işlemin iptal edilerek taşınmazların davacılar adına tapuya tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekilinin cevap dilekçesinde; davanın haklı bir yanı ve hukuki bir dayanağı bulunmadığından reddi gerektiğini, öncelikle davaya konu edilen yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kamunun ortak kullanımına ve yararlanmasına bırakıldığını, zilyetlikle edinilmesinin ve özel mülkiyete konu teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığını, zilyetlik edinme koşulları gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın İdarelerinin tasarrufu altında olduğunu, 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan yerlerden olduğunu, memleket haritasındaki konuma orman sayılan yerlerden olduğunu, meyilli arazi olup üzerinde tarım yapılması mümkün olmadığını, toprak muhafaza karakteri taşıdığını, davaya konu taşınmaz belirtilen özellikleri taşıdığından orman sayılan yerlerden olduğunu, Devlet ormanlarının kuru mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkının Orman İdaresine ait olduğunu, dava konusu yerin orman olduğunun açık olduğunu, Devletin ormanları özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamında da değinildiği üzere uyuşmazlık hakkında doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, dava konusu taşınmaz bölümlerinin zilyetlik yolu ile kazanılabilecek taşınmazlardan olup olmadığının belirlenerek, hükme esas alınan raporlar ve mahalli bilirkişi beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde; fen bilirkişi raporunda (C), (E), (G), (K) ve (L) harfleriyle gösterilen taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ham toprak vasıflı taşınmazlar olduğu, taşınmazların toprak yapıları, eğimleri ve hava fotoğraflarından anlaşılan önceki kullanım şekilleri nazara alındığında tarıma elverişli araziler olmadıkları ve kadimden beri tarımsal faaliyet amacıyla kullanılmadığı, (A) harfi ile isimlendirilen taşınmazın davacılar tarafından aktif olarak kullanılmakta olduğu, davacılardan önce de babalarının kullanımında olduğu, (D) harfi ile isimlendirilen taşınmaz bakımından fen raporunun hava fotoğraflarının incelendiği kısmında (D) harfi ile gösterilen taşınmazın kullanımına dair bir emare bulunmadığı belirtilmiş ise de bu tespite itibar edilmediği, zira mahallinde yapılan keşifte (D) harfi ile gösterilen alan içerisinde yalın gözle dahi gözlemlenen ağıl yıkıntıları bulunduğunu, mahalli bilirkişi beyanlarında 40 yıl önce inşa edildiği belirtilen bu ağıl hava fotoğraflarında görüldüğünü, yüksek eğimli taşınmazlarda hava fotoğrafları kesin veri ortaya koyamadığından hava fotoğrafları genellikle hüküm kurmak için tek başına yeterli olmayıp, dosya içerisindeki ziraat mühendisleri raporu ve mahalli bilirkişi beyanlarından (D) harfi ile isimlendirilen bu taşınmazın davacılar tarafından aktif olarak kullanılmakta olduğunu, davacılardan önce de babalarının kullanımında olduğu anlaşılarak; ziraat mühendisi bilirkişilerce düzenlenen raporda (A) ve (D) harfleriyle isimlendirilen taşınmazlarda toprak yapısının killi tınlı orta bünyeli, koyu renkli, organik maddece zengin yapıda olduğunun belirtilmesi, halihazırda ekili sebzeler bulunduğunun belirtilmesi ve taşınmaz üzerinde çok yıllık mera yem bitkilerinin ve çalı bitkilerinin bulunmadığının belirtilmesi ve mahalli bilirkişilerce söz konusu arazinin bahçe, bostan olarak kullanıldığının belirtilmesi karşısında (A) ve (D) harfleriyle gösterilen taşınmazlar yönüyle davanın kabulüne, (C), (E), (G), (K) ve (L) harfleriyle gösterilen taşınmaz yönünden davanın reddine, karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davanın fen bilirkişileri tarafından tanzim olunan 12.12.2023 tarihli raporu içerisindeki krokide 1 06... parsel sayılı taşınmaz içerisinde (L) harfi ile gösterilen alan yönüyle reddine, davanın fen bilirkişileri tarafından tanzim olunan 12.12.2023 tarihli raporu içerisindeki krokide 1 20... parsel sayılı taşınmaz içerisinde (K) harfi ile gösterilen alan yönüyle reddine, davanın fen bilirkişileri tarafından tanzim olunan 12.12.2023 tarihli raporu içerisindeki krokide 1 25... parsel sayılı taşınmaz içerisinde (C), (E) ve (G) harfleriyle gösterilen alanlar yönüyle reddine, davanın fen bilirkişileri tarafından tanzim olunan 12.12.2023 tarihli raporu içerisindeki krokide 1 25... parsel sayılı taşınmaz içerisinde (A) harfi ile gösterilen 80,22 m²'lik alan yönüyle kabulüne, bu alanın davalı adına olan tapu kaydının iptali ve ifrazı ile taşınmaz 16 pay kabul edilerek; 4 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına, 4 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına, 4 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına, 1 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına, 1 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına, 1 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına, 1 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına tapuya tesciline, davanın fen bilirkişileri tarafından tanzim olunan 12.12.2023 tarihli raporu içerisindeki krokide 1 25... parsel sayılı taşınmaz içerisinde (D) harfi ile gösterilen 817,693 m²'lik alan yönüyle kabulüne, bu alanın davalı adına olan tapu kaydının iptali ve ifrazı ile taşınmaz 16 pay kabul edilerek; 4 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına, 4 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına, 4 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına, 1 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına, 1 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına, 1 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına, 1 payın davacı ... T.C kimlik numaralı ... adına tapuya tesciline, fen bilirkişileri tarafından tanzim olunan 12.12.2023 tarihli krokili raporun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ile davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1. Davacı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; Mahkeme kararının hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden ve bilirkişi raporlarına itirazlarının karşılanmadan hüküm tesis edildiğini, yargılama sırasında, mezkur Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra müvekkili davacı tarafından yeni ele geçirilen ve ortaya çıkan ekte sunulan ... Noteri... tarafından tanzim edilen 29.11.1962 tarihli, resen umumi vekaletname gereğince, davaya konu taşınmazların müvekkil davacının babası ...'e 10.000,00 TL (eski para birimi) ile satıldığını ve davaya konu taşınmazların müvekkil davacının babasının ve veraseten müvekkil davacıya ait olduğu sübuta erdiğini, sonradan elde edilen ve ekte sunulan noter belgesine göre, yargılamanın yeniden yapılarak, yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, hükme esas alınan 12.12.2023 tarihli harita yüksek mühendisi ve tasarruf kontrol memuru bilirkişi heyeti raporu davaya konu taşınmazların sınırını ve alanı ve kullanımına ilişkin varsayıma dayalı olarak tespit ettiğini, hava fotoğrafları açısından ayrıntılı ve denetime elverişli tespitler yapmadan İlk Derece Mahkemesince hüküm tesis edildiğini, çelişkili ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunda (C), (E), (G), (K) ve (L) harfleri ile gösterilen alanların dosyada mübrez tanık beyanlarının ve toprağın erezyona uğradığı gerçeği göz ardı edilerek kullanılmadığını ve imar-ihyasının yapılmadığı tespitleri gerekçesiz ve soyut tespitler yapıldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde; krokide (D) harfi ile gösterilen alanın yüzölçümüne göre üzerinde bulunan yıkık ağılın küçük bir alanda bulunduğunu, ayrıca yıkık ağılda davacı tarafın iktisaba elverişli bir zilyetliğinin bulunmadığı gibi varsa bile bu zilyetliğin uzun zaman önce terk edildiğinin görüldüğünü, fen ve jeodezi bilirkişi raporunda hava fotoğraflarının incelenmesinde (A) harfi ile gösterilen taşınmazın 1973 yılından beri kullanıldığının, diğer alanların ise imar ve ihyasının yapılmadığının, kullanıldığına dair herhangi bir emareye rastlanmadığının tespit edildiğini, ziraat bilirkişi raporunda ise 1 25... parselde (A) harfi ile gösterilen yerin bahçe vasfında, (D) harfi ile gösterilen alanın ise mutlak tarım arazisi niteliğinde tarla vasfında olduğunun belirtildiğini, bu tespitin hatalı olup, jeodezi bilirkişi raporu ile çeliştiğini, kaldı ki taşınmazın eğiminin tarımsal faaliyet için elverişli olmadığını, ayrıca (A) harfi ile gösterilen yerin ziraat bilirkişi raporunda dikili tarım arazisi olarak gösterilmiş ise de raporda taşınmazın % 30 dan fazla meyilli ve çok dik olduğunun belirtildiğini, dava konusu 1 25... sayılı parsel içinde bulunan (A) ve (D) harfleri ile gösterilen yerler üzerinde davacı tarafın iktisaba elverişli bir zilyetliklerinin bulunmadığını, zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığını, krokide (A) ve (D) harfleri ile gösterilen yerler dışında kalan diğer dava konusu yerler hakkındaki davanın reddine dair önceki günlü hükmün davacı tarafça istinaf edilmediğinden kesinleştiğini, yine hüküm fıkrasının 2. bendinde "2004 sayılı İcra İflas Kanun'un (2004 sayılı Kanun) 28. maddesi uyarınca karardan bir suretin Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine" dair hüküm kurulduğunu, oysa taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceğini, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları ile keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığını denetlemeye elverişli yeterli bilgiyi içermediğini, hatalı ve soyut olduğunu, hükmün eksik inceleme ve araştırma sonucu kurulduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... İdaresi vekili temyiz başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazların evveliyatının orman arazisi olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, bu tür taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. vd. maddelerine göre özel mülkiyete konu olamayacaklarından ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceklerini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ile davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.